Kolay bulunur ve ucuzdur.Tá je presnejšia a lacnejšia.
Yalnızca ahşabın ucu sivriltilirdi.Bol to len jednoduchý drevený stánok.
Ucuz olmalıdır.Predovšetkým je lacná.
Bu levhalar çelik merminin sivrilik miktarını ucu kırarak azaltır.Už v malých množstvách znižuje elasticitu ocele.
Sesinin de çok güzel olduğu ve dünyanın öbür ucundan bile duyulduğu söylenir.Aj slabý šepot je dobre počuteľný na druhej strane.
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.S touto spoločnosťou si naplnil svoju víziu do poslednej bodky.
Ucuna iğne takılmış şırınga kısaca iğne olarak adlandırılır.Nakazila sa zrejme použitou injekčnou ihlou.
Anten ince olup ucunda topuz bulunmamaktadır.Nestačí ho pustiť a sadnúť si na lavičku.
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun  kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.Ak objekt dostatočne zahrejeme, tak začne vyžarovať svetlo v červenom konci spektra.
Bu yorumun nasıl ucuna takıldığı açık değil.Už si ani nepamätám ako znelo naše posledné klamstvo o tom.
2. Kırlangıç kuyruğu : ucu kalkıktır.P 2 Stoj, daj prednosť v jazde!
Daha sonra mRNA 5' ucundan okunmaya başlar.Následne ho začala sledovať kontrašpionáž MI5.
Bu borunun ucunda bir supap daha mevcuttur.V tomto ústí sa nachádza ložisko štrku.
Ülkenin güney ucunda, Paris Havzası Belçikalı Lorraine adında küçük bir dördüncü bölgeye ulaşır.Pariška kotlina doseže majhno četrto območje na najjužnejši Belgijski Loreni.
Başlangıçta ortaya çıkan arz yetersizliği nedeniyle kısa sürede birçok ucuz taklit ortaya çıktı.Ker na začetku ni bilo dosti izvirnih kock, se je pojavilo veliko cenenih imitacij.
Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar her şeyi okuyordu.Porter je kot otrok ves čas bral raznovrstna dela, od klasike do kratkočasne trivialne literature.
Fakat bu oranlar ucuz kitap kolaylığının doğmasına denk gelen zamanda artmaya başladı.Na ta način se nekoliko omejijo sile, ki nastopijo med odpiranjem knjižnega bloka.
Üretimi de çok ucuzdu.Proizvodnja je bila zelo nizka.
Aton her işinin ucunda bir el olan bir Güneş olarak çizilirdi.Aton se je običajno upodabljal kot sončni disk z dolgimi žarki z majhno človeško roko na vsakem koncu.
Ancak bir kere ipin ucunu kaçırdığı zaman kontrol edilemez bir hale bürünmektedir.Ko se gabez enkrat nekontrolirano ukorenini, pa se ga je težko znebiti.
Ada, Pasifik Okyanusu'nun güneydoğusunda, Polinezya Üçgeni'nin güneydoğu ucunda yer almaktadır.Otok leži v jugovzhodnem Tihem oceanu na jugovzhodnem delu polinezijskega trikotnika.
Kış mevsiminde tamamen beyaz bir renge kavuşur, sadece kuyruğunun ucu siyah kalır.V zimskem času se žival obarva povsem belo, rep pa ostane črne barve.
Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur.Nad njimi je izstopajoč napušč.
Yaprakçık ucu iki loplu ya da kesiklidir.Brazda je enostavna ali dvokrpa.
Genellikle hem çok amaçlı hem de en ucuz yöntem olduğu için kullanılmaktadır.Še vedno se pogosto uporabljajo zaradi svoje učinkovitosti in nizke cene.
Arjantinli takım arkadaşı Juan Manuel Fangio'yu ucu ucuna geçerek birinci olabilmiştir.Dirkaški naslov je osvojil Argentinec Juan Manuel Fangio.
Bu bağlanış biçiminde, emetör ucu transistörün girişi, kolektör ucu ise transistörün çıkışı olur.Kot vhod služi baza tranzistorja kot izhod pa kolektor.
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.Samo še to: da rad pogledal poslednjič v tvoje bi oko.
Hem yeni hem de kullanılmış arabalar ucuzdur.Novi in rabljeni avtomobili so poceni s poudarkom na energijski učinkovitosti.
Île de la Cité'nin batı ucunda bulunmaktadır.La Macarena se nahaja na severni strani mesta.
Mezrab sanatçının işaret parmağının ucuna takılır.Radijsko tipalo je težko prevarati z umetnim prstom.
Ok, yay vasıtasıyla atılan ucu sivri ya da özellikle ucuna metalden sivri bir başlık takılan çubuktur.(2) Zakrivljeno rezilo oziroma rezilo z zakrivljeno, privzdignjeno konico.
Sonuç olarak, protestolarda yansıtıcı yelekler yaygın, ucuz ve sembolik hale gelmiştir.Zaradi tega so odsevni telovniki postali široko dostopni, poceni in prepoznavni.
Petrol ise ülkede çok ucuz fiyatlara satılmaktadır.Bilo je že dokazano da je biodizel v določenih državah na voljo po precej nižjih cenah.
Bu yorumun nasıl ucuna takıldığı açık değil.Ni popolnoma jasno, kako je prišel na takšno oddaljenost od Veste.
Ancak yine de diğer havacılık sporlarıyla karşılaştırıldığında uçmanın en ucuz yolu olduğu görülür.V kolikor imamo ob gradnji prometnice viške izkopanih materialov, je to morda ena od cenejših izbir.
Batı ucunda, Fransa ve İtalya'nın birleştiği yerde Mont Blanc Tepesi mevcuttur.Francija, Italija in francoski del Švice se stikajo v masivu Mont Blanc.
Başının ucunda yumuşak kısa bir hortumu vardır.Na mehkem zadku je par kratkih cerkov.
Çok basit ve ucuz imal edilip, çok pahalıya pazarlanmaktadır.Je zelo poceni, varen za uporabo in široko dostopen.
Yaprak loplarının ucunda dikensi çıkıntılar bulunur.Na stičiščih reber manjkajo sklepniki.
Üretimi de çok ucuzdu.Jie taip pat būdavo pigūs gaminti.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.Pietinis kalno pakraštys anksčiau buvo Atlanto pakrantė.
Bilgi, mekanik bir ucun yüzeyi algılamasıyla toplanır.Informacija yra surenkama jaučiant paviršių su mechaniniu zondu.
Ülkenin doğu ucu tarih değiştirme çizgisine sınırdır.Per šios šalies teritoriją eina datos keitimosi linija.
Herkes can havliyle hayatın bir ucundan tutunmaya çalışmaktadır.Kiekvienas žmogus turi gyvenimo siūlą, audžiamą nornų.
Kuzeydoğu Zambiya'da bulunan Çambesi Nehri, Kongo Nehri'nin (uzunluk açısından) en uzak ucudur.Čambešis (angl. Chambeshi River) – upė šiaurės rytų Zambijoje; tolimiausia Kongo upės ištaka.
Bunlardan en ucuz kayıt şekli miniDV dir.Tačiau įdiegus toks metodas laikomas pigiausiu.
Sağ elin başparmağı sol elin orta parmak ucuna vurulur.Dešiniosios rankos pirštais pilvo odą patraukite galvos link.
Soldakinin ucu geri bükülür sağdakinin ip bedenine dolanır.Arklio kūnas išlenkiamas aplink dešinę raitelio koją.
İkinci el ürünler çoğunlukla sıfır ürünlerden daha ucuzdur.Konvejeriniu būdu pagamintos cigarilės yra pigesnės už gamintas rankomis.
Ancak yine de diğer havacılık sporlarıyla karşılaştırıldığında uçmanın en ucuz yolu olduğu görülür.Palyginus su kitomis trasomis galima teigti, kad tai viena iš saugiausiu trasų.
1955'te ölümün ucundan döndüğü alkol komasından dolayı hastaneye kaldırıldı.1955 m. jis buvo paguldytas į ligoninę dėl kraujuojančios skrandžio opos.
Bu düşük tüketimin sebebi, zeytinyağının pahalı oluşundandır, çünkü ayçiçek yağı 4-5 kat daha ucuzdur.Mišinys pasirodė tinkamas, be to, jis buvo 3-4 kartus pigesnis už benziną.
Anten ince olup ucunda topuz bulunmamaktadır.Suverpsi be verpstės ir išlenksi be lankčio.
Tepe, bu sırtın kuzey ucundadır.Piliakalnis yra kalvos šiauriniame gale.
Kılıcın ucundan hilal şeklinde, yoğunlaştırılmış enerji patlamaları ateşlenir.Dugno skerspjūvis V pavidalo, išsklaidantis sprogimo energiją.
Omurilik omurga kanalının son ucuna kadar uzanır.Mes kausimės iki paskutinio sviedinio.
Bu, katılımcıların işlemleri ucuza doğrulamasına ve denetlemesine izin verir.Jiems pavedama išduoti auditoriaus kvalifikacinius pažymėjimus ir kontroliuoti jų veiklą.
Bu fiziksel nesneler çoğu zaman gerçek nesneler veya sistemden daha küçük veya ucuz olduğu için seçilir.Need füüsilised objektid on sageli valitud, sest nad on väiksemad või odavamad kui tegelik objekt või süsteem.
Bu, katılımcıların işlemleri ucuza doğrulamasına ve denetlemesine izin verir.See võimaldab osapooltel tehinguid efektiivselt kontrollida ja kinnitada.