Kentin Gymnasiumu, şehrin kuzey ucunda yer almaktadır.…教場在所城北門外。
Üstelik patlayıcı kullanmak yerine taşıma yükü olarak bakırı kullanmak daha ucuzdu.此外,相对于爆炸物来说,使用铜作为荷载更加廉价。
Ülkenin doğu ucu tarih değiştirme çizgisine sınırdır.东门石坊的历史年代为清。
Bir bireyin ayaklarının ucunda yükselip bir ağaç dalına tutunduğu gözlemlenmiştir.曾見過牠們以一肢來掛在樹上。
Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü değerinden çok ucuza satmak zorunda kalır.在售的免税免责商品并不能确保就是廉价商品。
Üretimi de çok ucuzdu.制造起来非常便宜。
Flörenin ucunda puan kaydetmek için en az 500 gr basınç uygulanması gereken bir düğme vardır.在桥墩500米外的望台上设有电线按钮,以控制触发爆炸。
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.拍蟲子:將蟲子用手觸碰使他昏倒。
Sonra ucu alta döndürüp ilmekten geçir; ilmek kilitlensin, boşalamasın.陶鎔能夠先給予賑災后上報,是稱任使,不要指責其端擅。
Veya kapısı da iki veya daha fazla giriş, bir adette çıkış ucuna sahiptir.分子經過鍵結斷裂後,產生兩個或兩個以上的產物。
Daha ucuz ve makine ile dokunan kumaşlar el ile boyanan geleneksel ipek kumaşların yerini almaktadır.在设计上束缚手铐比传统手铐更安全和舒适。
Cheshire "Hawarden Havaalanı" - Özel ve özel şirketler ucusları için "Airbus UK" tarafından işletilmektedir.希思洛機場控股公司(Heathrow Airport Holdings Limited,原稱:BAA),是一家私人公司,擁有和管理著英國倫敦的希斯洛機場。
Bazı türlerinde tüp ayakların ucu yuvarlaktır ve emeçleri yoktur.”(「足下雖有自然之理,然未見大數。
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.龙剑袨服,熊戟〇〇。
Çiçekler gövdenin ucunda, gevşek salkım biçimindedirler.當花苞明顯高於苞片時,稱為聯生(concaulescent)。
Bu borunun ucunda bir supap daha mevcuttur.同時現場遺留一把鐵錘。
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.이렇게 하면 다른 한쪽에서는 걸어서 갈 수 있다.
Ucuz iş gücü.저렴한 노동비용이 이유였다.
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.26) 충북 단양군어상천면 허영강 사 망 `03.
Otoyolun çoğu 1959-1968 yılları arasında açılmış olup güney ucu 1977'de ve kuzey ucu 1999'da uzatıldı.1959~1968년에서 대부분의 구간이 완공되었고, 1977년에 남쪽 끝 구간이 완공되었고, 1999년에 북쪽 끝 구간이 완공되었다.
Petrol ise ülkede çok ucuz fiyatlara satılmaktadır.레스토랑에서도 아주 비싼 가격에 팔리는 식재료이다.
Daha ucuza malolur.하지만 가격은 저렴하다.
Bu nedenle şirket, daha ucuz, daha uzak bir yere taşınmak yerine bölgede inşa etme kararı aldı.따라서 값이 싸고 먼 곳으로 이주하기보다 이 지역에 건설하기로 결정하였다.
Amino asidin bağlanması 3' ucundadır.아사노 종가 제3대 당주.
Değil Kapısı bir giriş ve bir de çıkış ucuna sahiptir.개찰구는 1곳 뿐이고 출입구는 동서로 있다.
Kuyruk ucu da siyahtır.Hé sápe kštó 그것은 까맣다.
Halkın temel ihtiyaçları çok ucuz fiyatlara devlet tarafından karşılanıyordu.그 대신 국가는 싼 값에 대중의 기초 생활 필수 재화를 제공하였다.
Daha ucuza bina kurabilmekte; ve kuşatma silahlı birlikleri üretmektedir.주변에서 생산되는 목화의 집산지이며, 면방직 공업이 발달되어 있다.
Arkaya doğru fırlayan kemik ucu(Olecranon) çengel biçiminde olup alt kolun geriye gitmesini önler.이 기호의 앞에 있는 것이 공(攻)이고, 뒤에 있는 것이 수(受)이다.
Ucuz, yalancı ve genelde diğerlerinin başarılarına karşı kıskançlık doludur.활발하지만 의외로 아주 자상한 성격이며 남들에겐 항상 존중을 갖춰 대한다.
Jacobi, patentinin endüstriyel uygulaması olarak küçük ve ucuz bir işitme aygıtı meydana getirdi.베르나 야콥은 그의 특허를 응용하는 예로 작고 싼 보청기를 제시했다.
Kapak kısmını üstüne kapatarak ucunu içine yerleştirin.고등어 등 부어류를 꼬리지느러미로 내리쳐서 포식한다.
Ancak ucuz fiyatları nedeniyle pek çok yolcu tarafından tercih edilirler.저렴한 가격으로 든든한 한끼가 되기 때문에 서민들에게 인기가 많다.
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.이는 (아이디얼의) 완전 교차가 아닌 가장 간단한 대수다양체이다.
Nemorino bilmemektedir, ama bu ilaç şişesi sadece ucuz şarap ihtiva etmektedir.식혜는 엿기름에 삭혀 알코올이 없으나, 감주는 누룩으로 발효해 알코올 성분이 조금이나마 있다.
Yani, küme atın burnunun tam ucunda denebilir.사리는 전신사리, 쇄신사리 등으로 나눌 수 있다.
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.털이 이중으로 나는데, 겉털은 길고 거칠며 약간 곱슬기가 있으며 속털은 부드럽고 두껍다.
Kızlardan biri bir gece, baş ucunda duran birisinin varlığıni hissederek gözlerini açtı.어느 날, 혼자 살고있는 한 청년이 방 안에서 누군가의 시선을 느낀 것 같다는 기분이 들었다.
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.זו לא הדרך הזולה ביותר לבנות משהו.
Bazıları bizim kadınlarımıza ucuz diyor, fakat biz onlara sadece "Anne" diyoruz." ifadesini duydular.אנשים מסוימים קוראים לנשים שלנו זולות, אבל אנחנו פשוט קוראים להן אימהות".
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.אף אחד לא חלם על לכנות את עצמו 'אתאיסט'."
8 Ocak - Yoksullara ucuz ekmek verilmesi kararnamesi yayınlandı.23 בפברואר (8 במרץ) - מחסור באספקת לחם לתושבי הבירה.
Şarap temel bir içecek sayıldığından her öğünde ve fırsatta büyün sınıflarca tüketiliyordu ve oldukça ucuzdu.היין נחשב למרכיב שתייה מרכזי, נצרך בכל ארוחה או הזדמנות בידי כל המעמדות ומחירו נחשב לזול.
Elektroskopun ilk olarak yükü boşaltılır, sonra cihazın üst ucuna yüklü bir cisim yaklaştırılır.ראשית פורקים את האלקטרוסקופ, ולאחר מכן מקרבים אליו גוף טעון.
Kuyruğunun ucu daima siyahtır.קצה זנבו תמיד שחור.
Bıçakçılık ise, piyasaya ucuz Çin mallarının girmesinden sonra terk edilmeye başlanmıştır.המפעל נסגר לאחר שהשוק הוצף במאווררים זולים מסין.
Windows Vista'nın 'en ucuz' sürümüdür.היא הגרסה הזולה והבסיסית ביותר של Windows Vista .
Bu benim aklımın ucundan bile geçmiyordu.זאת אומרת, זה לא עובר במוחי.
Bunun yanında imalatı da 3 kat daha ucuzdu.הפעלתה של אונייה מדרגה שלישית הייתה גם זולה יותר.
Bu çok küçük kesite sahip ve üst ucu kapalı bir tüpten ibarettir.הוא בעל חוטם גדול מאוד ולסת עליונה גדולה מהתחתונה.
Kolun bir ucunda taş atmaya yarayan bir sapan vardı.נאלצתי לתת לגברת אגרוף בפרצוף.
Sentetik olarak yapılanları ucuza maledilebilmektedir.היקף המהדורה אפשר למכור את הכרכים בזול.
Bunlar bir takım Zorro filmleri ile B türü ucuz kovboy filmleriydi.במסגרת זו הוקרנו סרטי איכות לצד סרטי קרטה וסרטי מפלצות סוג ב'.
Sonra Yarımadanın batı ucundaki Tekir Burnu üzerine taşındı.על המפנה המערבי שוכן היישוב אודם.
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.דבר זה יכול לגרום להליכה אחורה.
Roca Burnu, (Portekizce: Cabo da Roca), Avrupa'nın en batı ucu.קאבו דה רוקה (פורטוגזית Cabo da Roca) הוא הנקודה המערבית ביותר באירופה היבשתית (לא כולל איים).
Eskiden peştamalların iki ucuna enlemesine işlemeler yapılırdı.בעבר היו שני מנהגים בנוגע לחיוב המזונות לאחר מות הבעל.
Yalıtkanın üst ucunda bir oluk bulunmaktadır.הפעם הייתה ידו של מיתרידתס על העליונה.
Kullanışlı ve ucuzdur.פשוט וזול.
Ucuza ürünler satar.תהליך ייצור זול.