Ana içeriğe geç
Sözlük

ucu ile cümle

ucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Le Morne Brabant Hint Okyanusu'ndaki Mauritius adasının güneybatı ucunda yer alan bir yarımadadır.Le Morne Brabant là một bán đảo ở cực tây nam của đảo Mauritius trên Ấn Độ Dương.
Cenevre'nin 35 kilometre (22 mil) güneyinde, Annecy Gölü'nün (Lac d'Annecy) kuzey ucunda yer almaktadır.Nó nằm ở đỉnh phía bắc của hồ Annecy, 35 kilômét (22 mi) phía nam của Geneva.
County Nevada'nın güney ucunda yer almaktadır.Đường nằm ở phần phía Nam của tiểu bang Nevada.
Çok basit ve ucuz imal edilip, çok pahalıya pazarlanmaktadır.Giá rẻ, được tiêu thụ nhiều.
Ucuz tozlar kum içerebilir.Nó có thể chứa bụi gai nhỏ thân hóa gỗ.
Ada, Pasifik Okyanusu'nun güneydoğusunda, Polinezya Üçgeni'nin güneydoğu ucunda yer almaktadır.Đảo Phục Sinh nằm ở đông nam Thái Bình Dương, ở cực đông nam của Tam giác Polynesia.
Anlatıcı sarkacın keskin ucunun "tıslama" şeklinde çıkardığı sesten bahseder.Nó thể hiện sự kỳ dị về nói đùa thị giác đội lốt hướng dẫn "làm thế nào để".
Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü değerinden çok ucuza satmak zorunda kalır.Đối với người nội trợ đi chợ, thường thì chẳng đáng bỏ công ra đi tìm ra đúng chỗ bán mớ rau rẻ nhất.
Arka tarafını çepedçevre saran dağlar, önünde ise ucu bucu görülmedyedn yeşil ovalar sarmış.丘陵を構成する岩盤を削って整形し、その上に盛土で墳丘を盛り上げて造成した。
Aglet, ayakkabı bağı gibi bazı iplerin her iki ucundaki küçük plastik veya metal kılıftır.アグレットは、靴紐やコードの両端についている、プラスチックや金属製の小さな覆いである。
Böylece gece ucuz saatteki elektriği kullanmış oluyor.安価な深夜電力を利用できる。
Yabani tavşana göre daha küçük olan kulaklarının ucunda benekler vardır.ウサギの耳のほかに人間の耳も生えているらしい。
Ayaklar üstünde, etek ucu yay biçiminde kıvrıldığı görülmektedir.また脚気のためか顔がひどく浮腫んでいたという。
Her gün pek çok Brezilyalı sınırı geçerek daha ucuz olan Paraguay ürünlerini alarak geri dönerler.対岸のスラヴォンスキ・ブロドより多くの人が国境を越え日々、ボサンスキ・ブロドへ安い商品を求めてやって来る。
Sürü teknolojisi ucuz, sağlam ve basit olması nedeniyle ilgi çekicidir.群知能技術は安価で頑強で単純なので、非常に魅力的である。
Arka ucu C'de, ön ucu da PHP'de yazılmıştır.バックエンドはC言語で、WebフロントエンドはPHPで書かれている。
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.そこから一歩を踏み出すための、新しい扉なのかもしれない。
Apple Kalem'in bir ucunun manyetik çıkarılabilir bir kapağı vardır.Apple Pencilの端には磁気式キャップが付いている。
Toplumdan dışlanıp, ne istiyorsa yapma özgürlüğünü olan ucube bir serseri.自らの道理で生き、自由を貫き通す奔放な男。
Kullanışlı ve ucuzdur.便利であり安価である。
Sol göğüs ucu neredeyse kopacak hale geldi, Jimmy Jabos ile olan mücadelesi sırasında.左目の傷はパンジャとの戦いで負ったもの。
Ucuz olmalıdır.は安っぽい。
Bu çizgenin 8 {\displaystyle 8} ucu bulunmaktadır.触手はこの類では8本で羽状。
Diğer yağlara göre daha ucuzdur.そのため精油よりもかなり安価である。
Ne olduğunu bilmese de ipin ucunu bırakmayacak.放っておくと何をしでかすかわからない。
Günümüzde, yapının batı cephesinin kuzey ucunda yer alan minare sonradan inşa edilmiştir.北西の麓にある大師堂はこのとき建てられた。
Kuyruğunun ucu püsküllüdür.お尻からマシンガン。
Sağ göğüs yüzgecinin ucunda siyah benek vardır.右目の下に泣き黒子を持つ。
Hız kesmeden ilerleyen lavlar, adanın doğu ucunda yüzlerce evi kül etti.溶岩流は島の東岸にも流れて行き、数百軒の家屋を破壊した。
Şehir, Chiba prefektörlüğünün en batı ucunda yer almaktadır.千葉県の最西端に位置する駅である。
Sahnenin bir ucundan girip öbür ucundan çıkıyordum.ステージの外に飛び出すと反対側から出てくる。
Ucuz makyaj malzemelerini sevmiyor.安物の香水を愛用している。
Burada Virginia eyaletinin en uç doğu ucuna gelmiştir.バージニア州の最南点が郡内にある。
Bir bireyin ayaklarının ucunda yükselip bir ağaç dalına tutunduğu gözlemlenmiştir.三人とも木の下に腰をおろして、気をつけていた。
Kara bir kedi modelin ayaklarının ucunda gerinerek durmaktadır.黒猫の姿をしており、二足歩行をする。
Dünyanın en kuzey ucunda yaşayan halktır.世界最北の有人島とされる。
Amaç ucun ele geçirilmesidir.目先のことに捕らわれやすい。
Veya Değil kapısı da yine Veya kapısının çıkış ucuna Değil eklenerek elde edilmiştir.また、ゲート通過や「あがり」は無効となる(ゲート通過しても得点にならない。
Öteki ucu ise, çekme halatlarına bağlanıyordu.連結器は密着連結器を装着した。
Bu yasak günümüzde kalkmıştır ancak ucuz yolla yapılan bu tür soju hala yapılmaya devam etmektedir.伝統的製法に対する規制は既に撤廃されているが、安いソジュはなおこうした製法で造られている。
Amino asidin bağlanması 3' ucundadır.→ASIMO 物理的封じ込めレベル3。
Akademinin amacı, ucuz olan tuzdan, pahalı olan sodyum karbonat elde etmekti.フランス学士院は安価な塩化ナトリウムから需要の多い炭酸ナトリウムを製造することを推進したかった。
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.頭に二本のアンテナの様な物が生えている。
Ucuza alıp pahalıya satarak bir servet edindi.安価に売るため、手間を省いた粗製のものだった。
Münster'in kuzey ucunda yer alır.モンロワイヤル北側を走る。
Gazete, kitaptan daha ucuzdur.新聞は本より安い。
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.建这座楼这可不能最廉价的方式。
Bu çizgenin 8 {\displaystyle 8} ucu bulunmaktadır.在這個例子裡,聽 这八張牌。
1850'li yıllarda gerçekleşen vergi reformları, ucuz gazetlerin daha geniş bir şekilde yayılmasını sağlamıştır.1855年印花稅法的改革使得低廉的報紙能夠有更爲廣大的發行量。
Daha ucuza malolur.比較便宜。
Kağıt poşet; bir ucu açık, kâğıttan yapılmış çanta.纸袋,即用纸做的袋子。
Köyün bir ucundan diğer ucuna 15 dakikada gezilebilmektedir.居民可以在大约五分钟内步行穿过一个街区。
Apple Kalem'in bir ucunun manyetik çıkarılabilir bir kapağı vardır.Apple Pencil有一個可以拆卸的筆蓋。
Kolej Woodstock Yolu'nun güney ucundadır, güneyde Clarendon Caddesi ve batıda Walton Caddesi bulunur.該學院位於伍德斯托克路南端,再往南是小克拉倫登街,往西是華頓街。
21 Haziran sabahı, Roma birlikleri gölün kuzey ucundan doğu yönüne doğru yürüdüler.隔天早晨,羅馬軍隊沿湖的北邊小路向東前進。
Arka ucu C'de, ön ucu da PHP'de yazılmıştır.Server 端基於 C語言、Web 前端則是基於 PHP 所製作的。
Başının ucunda ufak bir hortum bulunur.頭上有小小的角。
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.顱骨短及低,頂部扁平,有很大及高的枕骨髁。
Bunun yanında imalatı da 3 kat daha ucuzdu.(這件衣服才十塊,真便宜。
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun&nbsp kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.一個物體經過充分加熱,會開始發射出光譜中紅色端的光線而變得火紅。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod