Ana içeriğe geç
Sözlük

ucu ile cümle

ucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sağ ucu alttaki halkadan arkaya geçirilir ve sağ kenara alınır.Høyre tamp passeres forfra bakover gjennom nedre løkke, og holdes til høyre.
Bu yöntemin bir avantajı, çok büyük hacimler için dahi oldukça ucuz olmasıdır.En måte å bøte på dette er å gi lederne meget tynne kordeler.
İki deniz arasındaki en güvenli, kısa ve ucuz ulaşım yoludur.Den raskeste og sikreste reisemåte besto av to dampskipsruter og jernbane, samt en kortere etappe over land.
Ancak piyasaya daha ucuz bir baskısı da sunulmuştu.Handelen ble også mer begrenset til fordel for landbruket.
Bu, bir şeyler inşa etmenin en ucuz yolu değil.Dette kan imidlertid ikke være den viktigste funksjonen til pungen.
Ucu hafifçe geniş çubuklarla da çalınabilir.De kan også bite svært hardt med de store kjevene.
Borunun üst ucu kapalıdır.Kransen er åpen øverst.
1928 - Ekmek otuz para ucuzladı.I 1975 ble hus 28/30 revet.
Kafaları iri ve ağır, kulakları geniş, ucu püsküllü olan kuyrukları ince ve oldukça kısadır.Hodet er stort og bredt med små fasettøyne, overkjevene (mandiblene) er store og framstrakte.
Böylelikle büyük miktarlarda hardal tohumunun kolay ve ucuza işlenmesi sağlanmıştır.I den midtre er det produksjon av enkle og billige viner.
Çiçekleri, dalların ucunda sarı ya da kırmızımsı salkımlar halinde bulunur.Resultatet er gule eller rødlige flekker på bladene.
Sonuç olarak tasarım basitleşir ve ucuza mal olur.Dette gjør at mekanismen er enkel og derved billig og framstille.
Bazı türlerinde tüp ayakların ucu yuvarlaktır ve emeçleri yoktur.Hos noen av de vanligste artene er dekkvingene tvert avkuttet vak og dekker ikke de bakerste bakkroppsleddene.
Ne var ki işler düşündüğü gibi gitmemiş, çünkü Oknos'un eşeği hasır ipi öbür ucundan yemeye durmuş.Men de er ikke helt som gjøken, fordi gjøkhumlen forsøker å ta over humlebolet.
Ayrıca ucun yardımıyla namlunun altına bombaatar yerleştirilebilir.På loftet kunne det også være etablert bombekastere.
Üniversitenin ana yerleşkesi Glasgow'un batı ucunda Gilmorehill'dedir.Kampus utama Universitas ini ada di Gilmorehill di ujung Barat Glasgow.
Daha ucuza malolur.Lebih murah.
Sonra ucu alta döndürüp ilmekten geçir; ilmek kilitlensin, boşalamasın.Sesudah itu bukalah pintu, larilah dan jangan berlambat-lambat."
Dwejra noktası olarak bilinen bir burnun ucunda yer alıyordu.Berlokasi di ujung Tanjung yang dikenal sebagai Titik Dwejra.
Bununla beraber maliyetleri çok ucuzdu.Selain itu, harganya relatif murah.
Sonuç olarak, protestolarda yansıtıcı yelekler yaygın, ucuz ve sembolik hale gelmiştir.Akibatnya, rompi reflektif telah menjadi tersedia secara luas, murah, dan simbolik.
Ağa bağlı halde bir yere varınca, o ucu vardığı yere yapıştırır.Ketika Kursy meliputi langit, maka dia berada di atasnya.
Bu yorumun nasıl ucuna takıldığı açık değil.Tidak jelas, bagaimana selanjutnya kisah saling sindir itu.
Ayrıca kuzey ucunda Shichahai ile bağlantılıdır.Taman Beihai juga terhubung pada ujung utara ke Shichahai.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.Ujung selatan pegunungan tersebut pernah menjadi bagian dari garis pesisir Samudera Atlantik.
Bu, katılımcıların işlemleri ucuza doğrulamasına ve denetlemesine izin verir.Dengan demikian memungkinkan para peserta untuk memverifikasi dan mengaudit transaksi dengan mudah.
Mendilimin Ucuna Sakız Bağladım Sakız 03.Saputangan Babuncu Ampat 07.
Veya kapısı da iki veya daha fazla giriş, bir adette çıkış ucuna sahiptir.Maka jadilah dia dekat (pada Muhammad sejarak) dua ujung busur panah atau lebih dekat (lagi).
Eşmerkezli kablonun ucuna BNC konnektörü takılır.Setiap komputer dihubungkan dengan kabel dengan menggunakan konektor BNC.
Eğer cisim yeterli miktarda ısıtılırsa spektrumun&nbsp kırmızı ucunda ışık yaymaya başlarlar. red hot.Jika suatu objek dipanaskan cukup, maka ia akan melepaskan cahaya pada ujung merah spektrum.
Bahsi geçen kişiler ise masalara yaslanarak otururlar ve odanın en ucunda beraber içerler."Kemudian korban duduk 'di atas botol dan menikmati'."
Ucuz olmalıdır.Tidak murah.
Barda içmek, masalardan birinde daha ucuzdur.Minumannya tidak selengkap di bar.
Polsten tasarlanırken üretici lerden daha ucuz ve basit bir silah olması istendi.Proposal itu mengharuskan pistol yang dapat diproduksi lebih cepat dan lebih murah dari pistol sebelumnya.
Böylece kullanıcılara ucuz uçak bileti alma imkanı sunuyor."Sering Berburu Tiket Pesawat Murah?
Bu tür deriler diğer derilere göre fiyat bakımından daha ucuzdur.Biaya pembuatannya termasuk paling murah dibanding jenis yang lain.
Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar her şeyi okuyordu.Sebagai seorang anak, Porter selalu membaca, mulai dari buku klasik hingga novel picisan.
Her iki ucunda kayalıklarla sınırlanmıştır.Keduanya dibatasi oleh perbukitan karang.
Genellikle kullanılmış mallar, ucuz eşyalar, koleksiyonlar ve antikalar satılmaktadır.Benda-benda tersebut biasanya dijual ke pembeli yang berminat, terutama kolektor barang antik.
Bir ucu açık borularda kuşkusuz ki, bir doğuşkanlar dizisi vardır.Sedangkan di Kabupaten Subang, di antaranya adalah di Pantai Blanakan.
Kim Jong-nam, 2007'ye kadar Makao'da Coloane Adası'nın güney ucunda bir apartman dairesinde yaşamıştır.Kim Jong-nam sống trong một căn hộ ở mũi cực nam đảo Lộ Hoàn của Macau cho đến năm 2007.
Daha ucuza malolur.Nó rẻ hơn.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.Phần cuối phía nam của núi đã từng là một phần của bờ biển Đại Tây Dương của hòn đảo.
Ucuz olmalıdır.Giá rẻ.
Silahların tamiri kolay ve ucuzdur.Đạn súng cối đơn giản, rất rẻ.
Kuyruğunun ucunda siyah bir nokta bulunur.Trên cuống đuôi có một chấm đen.
Karasunokuçi (からすのくち): Kılıcın ucundaki yırtık.Lộc vừng hoa đỏ (Barringtonia acutangula) bên hồ Gươm: Cây lộc vừng bên hồ Gươm.
Uzay sonsuza kadar devam mı ediyor?” gibi ucu açık sorularla bu konu üzerinde çalışmışlardır.Các định luật này được ông công bố định kỳ đi sâu vào chủ đề "vũ trụ vận hành như thế nào".
Veya Değil kapısı da yine Veya kapısının çıkış ucuna Değil eklenerek elde edilmiştir.Nói chung thì cửa ra vào khá lớn, có khi không có cánh cửa mà để ngỏ, chỉ buông rèm hoặc có tấm liếp che.
Gölün uzak batı ucunda bir çıkış akışı bulunmaktadır.Hồ có một dòng nước thoát ra ở cực phía tây.
Logonun anlamının "tünelin ucundaki ışık" olduğu belirtildi.Hoa Kỳ thì cho rằng: đã tìm thấy ánh sáng cuối đường hầm .
Ülkenin güney ucunda, Paris Havzası Belçikalı Lorraine adında küçük bir dördüncü bölgeye ulaşır.Ngoài ra, bồn địa Paris vươn tới một khu vực nhỏ tại mũi cực nam của Bỉ, gọi là Lorraine thuộc Bỉ.
Strelet askeri, oyundaki en ucuz ve en güçsüz askerdir.Binh lính Nga rất rẻ, và vì thế, chúng rất yếu (ví dụ như Strelet là quân rẻ nhất và yếu nhất trong trò chơi).
Jagdpanzer IV/48 modelinin topunun namlu ucuna ağızlık takılmıştı.Đây là mẫu Jagdpanzer L/48 đời đầu.
Kıvrık kanat ucu türü tasarım yeni üretim 737'lerde kullanılmaktadır.Một buồng điều khiển mới dựa trên thiết kế của 777 cũng được sử dụng.
Kolay ve ucuz üretilirler.Đây là một chất tạo bọt rẻ và hiệu quả.
Tepenin küt ucu buzul hareketinin geldiği yöne doğrudur.Kiến tạo địa tầng do tác động của các dãy núi băng qua nơi đây.
Bu çizgenin 8 {\displaystyle 8} ucu bulunmaktadır.Đa số các trò chơi dạng này có 8 đĩa.
Ancak ucuz fiyatları nedeniyle pek çok yolcu tarafından tercih edilirler.Do giá trị rẻ nên được rất nhiều người ưa chuộng.
Dolayısıyla tüketicilere ucuz mal imkanı sağlanmış olacaktır.Vì vậy người tiêu dùng được hưởng giá điện thấp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ucu ile cümle - Sayfa 34 - ucu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App