Ana içeriğe geç
Sözlük

ucu ile cümle

ucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ucuza ürünler satar.Мережа відома продажем дешевих товарів.
Başlık RNA'nın 5' ucunda olur.Повернемося до 5-ї дивізії НГУ.
Kanada'nın Kuzey Kanada denen kuzey bölgelerinden biri, ülkenin kuzeybatı ucunu kaplamaktadır.На території Канади природні зони змінюють одна одну з півночі на південь.
Bu çizgenin 8 {\displaystyle 8} ucu bulunmaktadır.Ця лінія за формою нагадує вісімку.
Tegal apophysis ucu “Saat 5” pozisyonunda.Оновлена версія EAX до 5-ї.
Şehrin Churchill Yolu'nun kuzey ucunda yer alır.Собор розташований у північній частині вулиці Черчілль Роуд (Churchill Road).
Ucuz iş gücü.«У нас є дешева робоча сила.
Bu sebeple bir ucundan diğer ucuna yürüyerek gidilebilir.Може виникнути і за іншого порядку ходів.
Bununla beraber maliyetleri çok ucuzdu.Проте був порівняно дешевим.
Bu yüzün iki ucunda Dioskuruslar atların yularlarını tutmaktadırlar.По рейках вагони тягли упряжки з двох коней.
Buna ilave olarak çoğu ekzopeptidazlar sadece N ucundan etiket kaldırabilir.Більшість екзопептидаз можуть видалити полігістидиновий тег тільки якщо він розташований на N-кінці.
Vadinin kuzey ucundaki dış kapı ise Morannon'a açılır.Війська Заходу зупиняються перед Моранноном.
Ancak imalat aşamasında iki zamanlı motor daha ucuzdur.Ранне буде пропонуватися щонайменше двома варіантами двигунів.
Anlatıcı sarkacın keskin ucunun "tıslama" şeklinde çıkardığı sesten bahseder.Про Кулика згадує Довженко в повісті «Зачарована Десна».
Kuyruk yüzgeci çatallıydı ve lopların ucu sivriydi.Він виходець із Пилявець і мав значні статки.
Jeolojik olarak, Atlantik Ortası Sırtı'nın kuzey ucuyla Laptev Deniz Çatlağı'nı birbirine bağlamaktadır.Геологічно з'єднує північну частину Серединно-Атлантичного хребета з Рифтом моря Лаптєвих.
"Kalemin ucundan kitabın rahmine...", Birgün Kitap.«Душа замість мене» - книга всуціль сповідальна.
Üst ucunda bir duman deliği vardı.Вгору піднявся величезний стовп чорного диму.
İki alt türü bilinmektedir: Solanum nigrum subsp. nigrum, Tüylerin ucunda salgı bezleri yoktur.Існують два підвиди: Felis nigripes nigripes — в Намібії.
Daha ucuza malolur.Дешевше було робити розсіл.
Bu kamera ucuz.Цей фотоапарат дешевий.
Daha ucuz bir odanız var mı?У вас є дешевший номер?
Her şey çok ucuz.Все дуже дешеве.
Bu çok ucuz.Це дуже дешево.
Havuçlar ucuz!Морква дешева!
Lengerhane, gemicilikte denize atılan zincir ve ucundaki çıpanın üretildiği yer anlamında kullanılır.Ленгерхан має вигляд місця, прикутого ланцюгом, який кинутий у море, і з якорем на кінці.
Star TV'nin resmî sitesinde Gecenin Ucunda 4 Ekim 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.априкінці ночі на офіційному Star TV .
Bu fiziksel nesneler çoğu zaman gerçek nesneler veya sistemden daha küçük veya ucuz olduğu için seçilir.Tyto fyzické objekty jsou často vybírány, protože jsou menší a levnější, než skutečný objekt nebo systém.
Daha ucuza malolur.Je levnější.
Guadalcanal: Guadalcanal, her iki ucunda birer üs bulunan büyük bir adadır.Guadalcanal Guadalcanal je velký ostrov se dvěma základnami na každém konci.
Dağın güney ucu bir zamanlar adanın Atlantik kıyı şeridinin bir parçasıydı.Jižní konec hory byl kdysi součástí atlantického pobřeží Islandu.
Dwejra noktası olarak bilinen bir burnun ucunda yer alıyordu.Nacházelo se na špičce výběžku známého jako Dwejra Point.
Yapı malzeme ucuzluğu.Lehké stavební látky.
Üniversitenin ana yerleşkesi Glasgow'un batı ucunda Gilmorehill'dedir.Hlavní sídlo univerzity je v Gilmorehill v části West End.
Eşmerkezli kablo kullanan Ethernet için kablonun her iki ucuna 50 Ohm(Ω) 'luk bir sonlandırma direnci konulur.Segment musí být na obou koncích zakončen terminátory (rezistor 50 ohmů).
5) Nâzar ber-kadem Anlamı Gözün ayak ucuna bakarak yürünmesi, fuzûli (boş) bakışlardan muhafazasıdır.Najdou se ojedinělé výjimky: ko (kráva) → kyr (krávy), øye (oko) → øyne (oči).
Bükülü kablo çiftinin ucuna RJ-45 konnektörü takılır.B' Čísla současně udávají pořadí kontaktů na konektoru RJ-45.
Bu yasak günümüzde kalkmıştır ancak ucuz yolla yapılan bu tür soju hala yapılmaya devam etmektedir.Přestože prohibice byla poté zrušena, levné druhy sodžu se nadále vyrábějí tímto způsobem.
Çiçekleri uzun bir sapın ucunda küme hâlinde bulunur.Květenství na dlouhém stvolu.
Daha ucuz ve makine ile dokunan kumaşlar el ile boyanan geleneksel ipek kumaşların yerini almaktadır.Levnější a strojově vyráběné látky mohou být náhradou za tradiční, ručně barvené hedvábí.
Üretimi de çok ucuzdu.Navíc výroba byla méně nákladná.
Maliyeti düşürmek için roketin ucuz malzemelerden yapılmasını düşünüyordu.Pro snížení nákladů byly použity prvky již existujících raket.
2. Kırlangıç kuyruğu : ucu kalkıktır.Druhá pozice Třetí pozice: Postavení rukou směrem vzhůru.
Apple Kalem'in bir ucunun manyetik çıkarılabilir bir kapağı vardır.Jeden konec Apple Pencil má magnetický odnímatelný uzávěr.
Sağ ucunda kontrol öğesi yoktur.Na trati není taktová doprava.
Geminin her iki ucunda kemer zırhı sıfıra kadar inmekteydi.Do obou kaplí se vstupuje z lodi půlkruhovými oblouky.
Bu çizgenin 8 {\displaystyle 8} ucu bulunmaktadır.Ja ťa nájdem (k této skladbě je videoklip) 8.
Yatırımdır: Uzun dönemde bir işi hatasız yapmak sonradan düzeltmekten daha ucuzdur.Neboť (jak bylo řečeno): je lepší vykonat dobrý skutek než hodně promíjet.
Basra ise Bağdat ve Halep arasındaki kervan yolunun bir ucudur.Hawár je sporným územím mezi Bahrajnem a Katarem.
Ucuza ürünler satar.Jde o levné materiály .
Ucu kara, kısa kuyrukları vardır.Mají černé, krátké drápky.
Sentetik olarak yapılanları ucuza maledilebilmektedir.Snímky byl totiž schopen vyrobit nesmírně levně.
Sesinin de çok güzel olduğu ve dünyanın öbür ucundan bile duyulduğu söylenir.Měl prý pěkný zvuk a bylo jej daleko slyšet.
Vadinin kuzey ucundaki dış kapı ise Morannon'a açılır.Severní vstup do Udûnu zabezpečovala Černá brána Morannon.
Eşmerkezli kablonun ucuna BNC konnektörü takılır.Konektor je připojen do (přímé větve) BNC T-konektoru.
İlk Ucube ise Andrew'a Warren şeklinde gözükerek Jonathan'ı öldürmesini söylemektedir.Ve skutečnosti však chce, aby zabil Andrewa Warnera.
Sana bir ip ucu.Provaz jim poskytnu.
Köprünün iki ucunda da takım üsleri yer alır.Po obou vnějších okrajích mostu vedou ještě dva odstavné pruhy.
Tablonun sağ ucunda, kucağındaki bebeğe bacayı gösteren bir çocuk vardır.Žena sedící vpravo kojí dítě.
Yabani tavşana göre daha küçük olan kulaklarının ucunda benekler vardır.A podle původního konceptu měly skrývat králičí uši.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod