Yemek bölge genelinde ucuzdur.Местные продукты дешевы.
Ucuz ve kalifiye işgücü bulmanın kolaylığı.Привлекательным моментом является наличие квалифицированной и недорогой рабочей силы.
Ucuza ürünler satar.Пожалуйста, продай дешевле!
Dil sırtı dil ucu gibi pembe renkte olmalıdır, beyazsa kötü koku nedenidir.Слущивающиеся роговые чешуйки имеют беловатый цвет, вследствие чего язык беловато-розовый.
Kemerovo Oblastı'nın en güney ucunda yer alır.Самый южный населённый пункт Кемеровской области.
Genelde sapın ne tabanında ne de ucunda yaprak öbekleşmesi olur.Сыпь, как правило, никогда не бывает на ладонях и стопах.
Şehrin Churchill Yolu'nun kuzey ucunda yer alır.Собор находится в северном конце улицы Черчилль Роуд (Churchill Road).
Daha ucuza malolur.Оцениваются они дешевле.
Bir ülkenin enerji üretiminin en doğal ve en ucuz yoludur.Это наиболее производительный и дешевый способ добычи.
Kıvrık kanat ucu türü tasarım yeni üretim 737'lerde kullanılmaktadır.На сегодняшний день это самое серьёзное обновление модели 737.
Kuyruğunun ucu daima siyahtır.Кончик хвоста всегда чёрный.
Ancak ucuz fiyatları nedeniyle pek çok yolcu tarafından tercih edilirler.Последний из-за дешевизны билетов посещали преимущественно рабочие.
Kolay bulunur ve ucuzdur.Это удобно и достаточно дёшево.
Ucuz, yalancı ve genelde diğerlerinin başarılarına karşı kıskançlık doludur.Он скуп, нечестен, мелочен, и часто завидует чужому успеху.
"Bir Çift Ucubeyiz İşte".Они выглядели, как настоящая пара».
Günümüzde, yapının batı cephesinin kuzey ucunda yer alan minare sonradan inşa edilmiştir.Западная башня, примыкающая сегодня к строению, была возведена позже.
Bu yüzün iki ucunda Dioskuruslar atların yularlarını tutmaktadırlar.Для украшения рисовали на обеих сторонах крупах коней круглые пятна.
Harita üzerinde ucunda yıldız işareti ile gösterilir.На его вершине установлен навигационный светящийся знак.
Bu benim aklımın ucundan bile geçmiyordu.Это до сих пор не укладывается в моей голове.
Böylelikle büyük miktarlarda hardal tohumunun kolay ve ucuza işlenmesi sağlanmıştır.Поэтому о крупном и дешёвом производстве хлопка не могло быть и речи.
Ucuz ve temizdir.Дешевова и др.
Birleşik Krallık'ta, her biri 10 pounddan daha ucuza mal oluyorlar.При любом количестве поездок каждая обходилась на 10 % дешевле.
Bu caddenin güney ucunda Hadrian Su Yolu Kapısı bulunur.На этом шоссе расположен сухой порт Суст.
Kuyruğu orta uzunlukta, ucu sivridir.Хвост средней длины, лысый.
Fora karşısındaki ucu çekince, fora, (gerginse patlayarak) boşalır, ve bağ tamamen çözülür..Ненасыщающее проталкивание делает вершину непереполненной, после чего разрядка останавливается.
Yetkililer, faciaya ramak kaldığını ve ucuz atlatıldığını belirttiler.Мы им говорим: вы — ничтожества и потерпели крах.
Fakat ucuz üretim teknikleri üretim sorunlarıyla sonuçlandı.Однако все компании столкнулись с технологическими проблемами производства.
Yapışkan kuruduğunda lif ucu ayna görevi görecek şekilde parlatılır.Момент этого всплеска сделал бы это зеркальное тело видимым для нас.
Cıvata kesicinin uzunluğu çene ucundan sapın sonu kadar ölçülür.Длина пальцев постепенно уменьшается от большого к мизинцу.
Bunun yanında imalatı da 3 kat daha ucuzdu.Ещё год назад интернет в Нижнем стоил почти в семь раз дороже…..
Üretimi de çok ucuzdu.Их производство гораздо дешевле.
Çünkü beni son görüşünü aklının bir ucuna kazıdın.Пожалуйста, приходите чтобы увидеть последние моменты UnsraW своими глазами.
Kuyruğunun ucu püsküllüdür.Хвостовое оперение стреловидное.
Ana madde: CD-ROM Veri taşımaya uygun, ucuz ve hızlı erişimli birimlerdir.Они предназначены в качестве высокоинтегрированных, недорогих чипов для потребительских устройств.
Uzun ve ucu çengelli gagaları boynuzsu plaklarla örtülüdür.Хвостовой стебель длинный и сплошь покрыт костными пластинками.
Yalnızca ahşabın ucu sivriltilirdi.بقيت شجرة الجدعة فقط.
Ucuz, yalancı ve genelde diğerlerinin başarılarına karşı kıskançlık doludur.وهو بخيل وغير أمين وغالباً ما يحسد الآخرين على انجازاتهم.
Bu tür kitlesel yüklerin en ucuz ve güvenli biçimde taşınabilmesi açısından demiryolu yatırımları önemliydi.وكان هذا النوع من الإستثمارات في السكك الحديدية مهماً من ناحية القدرة على نقل الركاب بشكل آمن ورخيص .
Arjantinli takım arkadaşı Juan Manuel Fangio'yu ucu ucuna geçerek birinci olabilmiştir.حلّ الأرجنتيني خوان مانويل فانجيو أولا.
Genellikle kullanılmış mallar, ucuz eşyalar, koleksiyonlar ve antikalar satılmaktadır.وتباع عادة البضائع المستعملة والمواد الرخيصة والمقتنيات والتحف.
Ülkenin güney ucunda, Paris Havzası Belçikalı Lorraine adında küçük bir dördüncü bölgeye ulaşır.حوض باريس يصل إلى المنطقة الصغيرة الرابعة للطرف الجنوبي في بلجيكا.
Daha ucuza malolur.لماذا؟ لأنها أرخص.
Jules Verne'in Dünya'nın ucundaki fener adlı romanında, hikâyenin geçtiği yerdir.الكلب الذي يظهر على عتبة نيفيل كان مطيعا في الرواية.
İki deniz arasındaki en güvenli, kısa ve ucuz ulaşım yoludur.تموج مسار-إيجاد خوارزمية عمليات البحث عن أسرع وأرخص الطريق بين عملتين.
T-DNA her ucundan 25 adet tekrar eden baz çifti ile sınırlandırılır.ويحد شدفة الدنا 25 زوجًا قاعديًا يتكررون عند كل حافة.
Sonuç olarak tasarım basitleşir ve ucuza mal olur.وبالتالي على تصميم هو أبسط وأرخص للتصنيع.
Denizden yapılan nakliyat karadakinden 60 kez daha ucuzdu.حيث كان النقل عن طريق البحر أرخص بنحو 60 مرة من النقل البرى، وذلك لأن حجم هذه الرحلات أكبر بكثير.
Ancak bazı kimseler dilin ucunu kesebileceğinden dişin uzaklaştırılmasını önerir.ومع ذلك، ينصع البعض بإزالة هذه الأسنان نظرًا لأن هذه الأسنان قد تقطع أو تبتر طرف اللسان.
Uzun ve kıvrık gagası siyah renklidir ancak ucu kırmızıdır.والفروع طويلة ودقيقة، ولنها قرمزي عندما تكون صغيرة.
Fora karşısındaki ucu çekince, fora, (gerginse patlayarak) boşalır, ve bağ tamamen çözülür..ولكل كيس (عنيبة) طرف واحد يمكن فتحه وغلقه (توسعته) لخروج المخاط منه.
Mendilin Ucundakiler, 1954, şiir.جدران الصمت - 1974، شعر.
Tuzlar, katı yakıt üretimine kıyasla oldukça ucuzdur.هذا الوقود يحترق بسهولة نسبيا.
Dolayısıyla tüketicilere ucuz mal imkanı sağlanmış olacaktır.وهذا يتيح استخدام معادن رخيصة.
Sağ ucu alttaki halkadan arkaya geçirilir ve sağ kenara alınır.هذه الحافة تقع على يسار خط الوسط، وتديرها من الأمام إلى الخلف.
Aşılama virüs enfeksiyonlarından korunmada etkili ve ucuz bir seçenektir.التطعيم هو وسيلة رخيصة وفعالة للوقاية من عدوى الفيروسات.
Bunlardan iki kazıcı ile kanalın iki ucundan kazmaya başlamıştır.عانى اثنان من السجناء من صدمة شديدة في مراحل مبكرة من الاختبار بحيث لزم إعفاؤهما من الاستمرار واستبدالهما.
Sana bir ip ucu.بمعنى : سقيا لك.
Yunus yalnızca Şili sahillerinde ve Arjantin'in güney ucunda bulunur.توجد على طول ساحل تشيلي، وفي أقصى المناطق الجنوبية للأرجنتين.
Siyah renkli gagasının ucu kahverengidir.ثماره نصق كروية الشكل سوداء اللون.
Sağ ucunda kontrol öğesi yoktur.لا توجد مراقبة سلامة في جانب المستلم.