uca ile cümle

uca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Boston'da uçak değiştirmek zorunda mıyım?Do I have to change planes in Boston?
Sonbaharda göçmen kuşları güneye uçar.In autumn the migratory birds fly south.
Boston'a uçacağım.I'll be flying to Boston.
Sanırım Tom zaten uçakta.I think Tom is already on the plane.
Babam uçakla seyahat etmeyi seviyor.My father loves to travel by plane.
Biz bazen çiftliğimizin üzerinde uçan uçaklar görüyoruz.We sometimes see airplanes flying over our farm.
Onlar sekiz gündür uçağı arıyorlar, başarısız.They've been looking for the plane for eight days, without success.
Uçak ortadan kaybolmuş görünüyor.The plane appears to have vanished into thin air.
Pilot uçağı güvenle indirdi.The pilot landed the plane safely.
Onlar o uçağa ne olduğunu buldular mı?Have they found out what happened to that airplane?
İlk uçak yolculuğunu hâlâ hatırlıyor musun?Do you still remember your first plane trip?
Olamaz! O uçağı kaçırmış olamaz.No way! She can't have missed the flight.
Boston'da uçakları değiştirmek zorundasın.You have to change planes in Boston.
Tom bu akşam Boston'a geri dönmek için uçağa yetişmeyi planlıyor.Tom plans to catch a flight back to Boston this evening.
Ben erken kalkmalıyım ve Boston için bir uçağa yetişmeliyim.I've got to get up early and catch a plane to Boston.
Boston'a uçak bileti için ödeme yapmak zorunda değildim.I didn't have to pay for the plane ticket to Boston.
Tom uçakla seyahat etmeyi sevmiyor.Tom doesn't like traveling by plane.
Sen uçarı mısın?Are you frivolous?
Üstelik uçabiliyorum.Moreover, I can fly.
Ek olarak, uçabilirim.In addition, I can fly.
Uçak, bulutların çok üzerinde uçuyordu.The plane was flying far above the clouds.
Nice uçağı saat kaçta geliyor?At what time does the plane from Nice arrive?
Bagajım kayboldu ya da onlar onu başka bir uçağa koydular.My luggage has been lost or else they have put it on another airplane.
Bir uçakta emniyet kemerlerini bağlamalısın.You must fasten your safety belts in a plane.
Uçağımın kalkışında iki saat gecikme oldu.The departure of my plane had a two-hour delay.
Uçak üç saatlik bir gecikmeden sonra ayrıldı.The plane left after a three-hour delay.
Uçağa ikinci binişim. Hala biraz korkuyorum.It's the second time I've taken the plane. I'm still a little afraid.
Ben evimizin üzerinde uçan bir uçak görüyorum.I see a plane flying over our house.
Hiç bu ada üzerinde uçan bir uçak görmedim.I've never seen a plane fly over this island.
Bir uçağı bu adaya indirmek mümkün mü?Is it possible to land a plane on this island?
Uçakta iki şişman adam arasında oturmak zorunda kaldığım zaman bundan nefret ederim.I hate it when I have to sit between two fat guys on a plane.
Yetişecek bir uçağımız var.We have a plane to catch.
Kuşlar kışın güneye uçarlar.Birds fly south in the winter.
Tom bir uçakta doğdu.Tom was born on a plane.
Bir uçağa ya da helikoptere asla bir lazer işaretleyici doğrultmamalısın.You should never aim a laser pointer at an airplane or helicopter.
Uçarcasına kaçalım.Let's run for it.
Tom hangi uçakta?What flight is Tom on?
Uçağın ne zaman havalanıyor?When does your plane take off?
Senin yakalayacağın bir uçağın var.You've got a plane to catch.
Uçağını kaçıracaksın.You're going to miss your flight.
Şimdi gitmek zorundayım. Yakalanacak bir uçağım var.I have to go now. I have a plane to catch.
Fred, Zürih üzerinde uçan uçağı gördü.Fred saw the plane flying over Zurich.
Uçak saat kaçta hareket edecek?What time will the plane depart?
Arkadaşım uçak mühendisliğinde okuyor.My friend is studying aircraft engineering.
Sonbaharda kırlangıçlar güneye uçar.In the autumn, swallows will fly south.
Uçak fazla rezervasyon almış.The plane is overbooked.
Uçağın ne zaman ineceğini biliyorum, ama ne zaman kalktığını değil.I do know when your plane will land, but not when it takes off.
Amelia Earhart Atlantiği tek başına uçarak geçen ilk kadındı.Amelia Earhart was the first woman to fly across the Atlantic solo.
Ben bir uçan daire gördüm.I've seen a flying saucer.
Tom üç ay önce bir uçak kazasında öldü.Tom died in a plane crash three months ago.
Üç saat içinde bir uçağı yakalamak zorundayım.I have to catch a plane in three hours.
Kurtlar sürüyle gezer ama kartallar yalnız uçar.Wolves travel in packs, but eagles fly alone.
Tom düşman uçağını düşürdü.Tom shot down the enemy aircraft.
O, olası hasarlar için uçağı kontrol etti.He checked the plane for possible damages.
Ayrıca, uçabilirim.Also, I can fly.
Kuzeyden uçan sincap Kuzey Amerika'da uçan tek sincap türüdür.The Northern flying squirrel is the only species of flying squirrel in North America.
Kuzeyden gelen uçan sincaplar ağaçların içinde yuva yapar.Northern flying squirrels nest inside trees.
Kuzeyden uçan sincaplar genellikle kış aylarında yuvalarını paylaşır.Northern flying squirrels often share nests during the winter.
Biri bu uçağı sabote etti.Somebody sabotaged this plane.
Tom bu gece içinde uçacak.Tom is flying in tonight.

İlgili Sayfalar