Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Ed io, in qualitā di guardiano del cancello, ho accompagnato molte persone.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.En tant que gardien de cette porte, j'ai vu partir tellement de gens.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Kot vratar smrti sem jih že mnogo pospremil.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Ως φρουρός αυτής της πύλης, αποχαιρέτησα πολύ κόσμο.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım.Я, как привратник смерти, проводил множество людей.
Bu kapının bekçisi olan ben... ...pek çok insanı uğurladım...و كبواب فقد ودعت العديد من الناس
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Così facendo alienano milioni di bambini che non riescono a trovare un motivo per andare a scuola.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Hay dos tipos de personas. Académicas y no-académicas. Gente inteligente y gente no - inteligente.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Pada cara mereka mengasingkan jutaan anak-anak yang tidak melihat tujuan apapun untuk pergi ke sekolah.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Zasnovan je bil v obdobju kulturnega razsvetljenstva. In v gospodarskih okoliščinah industrijske revolucije.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Εν τω μεταξύ αποξενώνουν εκατομμύρια παιδιά τα οποία δε βλέπουν κανένα λόγο για να πηγαίνουν στο σχολείο.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.И, в процессе, отчуждают миллионы детей от образования. Многие дети просто не видят смысла ходить в школу.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.Результат: розохочуємо дітей від навчання, котрі не вбачають у шкільних знаннях жодного змісту.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.בדרך זו יוצרים ניכור בקרב מיליוני ילדים, שלא מוצאים כל טעם בלימודים בביה"ס.
Bu uğurda milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar, çocuklar okula gitmek için herhangi bir amaç görmüyorlar.بهذه الطريقة، هم يستبعدون الملايين من الأطفال الذين لا يرون أي فائدة من الذهاب للمدرسة.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Antalet unga män villiga att strida och dö för denna sak minskar
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Die Anzahl junger Männer, die für diesen Krieg kämpfen und sterben wollen, nimmt ab.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.El suministro de hombres dispuestos a luchar y morir por la causa está disminuyendo.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Il numero di uomini pronti a lottare e morire per questa causa è diminuito drasticamente.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.이 전쟁을 위해 목숨 바쳐 싸우겠다는 청년들의 수가 줄고 있습니다.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.La réserve d'hommes prêts à se battre et à mourir pour cette cause est en train de diminuer.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Những trai trẻ muốn chiến đấu và tử vì đạo đang ngày một thưa thớt.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Numărul tinerilor dispuși să lupte și să moară pentru această cauză e în scădere.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Steeds minder jonge mannen willen vechten en sterven voor deze zaak.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Zapas młodych mężczyzn gotowych walczyć i umierać w tej sprawie maleje.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Zásoby mladých mužů, kteří by byli ochotni bojovat a zemřít pro tuto věc, se smrskávají.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Ο αριθμός των νέων που θέλουν να πολεμήσουν και να πεθάνουν γι' αυτό το σκοπό εξαντλείται.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Няма млади мъже, които искат да се борят и да умрат за тази кауза.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.Приток молодёжи, желающей сражаться и гибнуть ради этой цели убывает.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.זרם הצעירים שמוכנים להילחם ולמות למען מטרה זו הולך ופוחת.
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.أعداد الشباب المستعدين للقتال و الموت من أجل هذه القضية تتناقص
Bu uğurda savaşacak ve hayatını verecek gençlerin sayısı azalıyor.戦力と同様に- いやそれ以上に重要な資金も
Bu uğursuz geldi.Care suna de rău augur.
Bu uğursuz geldi.Cela sonnait mauvais augure.
Bu uğursuz geldi.Che suonava minacciosa.
Bu uğursuz geldi.Das klang bedrohlich.
Bu uğursuz geldi.Dat klonk onheilspellend.
Bu uğursuz geldi.Det lät olycksbådande.
Bu uğursuz geldi.Det lød ildevarslende.
Bu uğursuz geldi.Điều đó nghe có vẻ đáng ngại.
Bu uğursuz geldi.Että kuulosti pahaenteiseltä.
Bu uğursuz geldi.Hangzott baljós.
Bu uğursuz geldi.Isso soou ameaçador.
Bu uğursuz geldi.Je zvenelo zlovešč.
Bu uğursuz geldi.Que sonaba ominoso.
Bu uğursuz geldi.To brzmiało złowrogo.
Bu uğursuz geldi.To znělo zlověstně.
Bu uğursuz geldi.To znelo zlovestne.
Bu uğursuz geldi.Yang terdengar menyenangkan.
Bu uğursuz geldi.Που ακουγόταν δυσοίωνο.
Bu uğursuz geldi.Това звучи зловещо.
Bu uğursuz geldi.Це звучало зловісно.
Bu uğursuz geldi.Это звучало зловеще.
-Bu uğursuzluk getirir.-Eso es de mala suerte.
-Bu uğursuzluk getirir.-Este ghinion.
-Bu uğursuzluk getirir. -Hayır, zekice. Deltaların hepsi bunu yapar.Et tarvitse tuota kamu.
-Bu uğursuzluk getirir. -Hayır, zekice. Deltaların hepsi bunu yapar.Nu sticker vi.
-Bu uğursuzluk getirir. -Hayır, zekice.To přináší smůlu.
-Bu uğursuzluk getirir. -Hayır, zekice..זה מביא מזל רע .לא, זה חכם-
-Bu uğursuzluk getirir.- Isso dá azar.