Ana içeriğe geç
Sözlük

uğrun ile cümle

uğrun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Baskına uğrayınca onun uğruna savaştılar.Но когда атака состоялась, бой был упорный.
Bu Komite her yıl, bu amaç uğruna çabalayan kişilere Raoul Wallenberg ödülü vermektedir.Комитет ежегодно награждает премией имени Рауля Валленберга лиц, осуществляющих эти цели.
Doktorlar çok geçmeden para ve kariyer uğruna Katie'yi kullanmaya başlar.Но вскоре за жестокость и цинизм Кати начинают расплачиваться её дети.
Özgürlük, geçici bir güvenlik uğruna feda edilebilir mi?Может ли существовать избавление, если существует вечное право?
Bu amaç uğruna kendini feda eder.Этот вопрос он задаёт и себе.
Sparta, Yunanistan üzerindeki hegemonyası uğruna Önasya'daki Grek varlığını feda etmişti.Спарта утратила гегемонию в Греции.
İstanbul’da Müslüman Osmanlı kadınları için okullar açılması uğrunda mücadele etti.«В Синьцзяне затруднено открытие мусульманских школ»..
Bu sebeple İslâm uğruna ilk kan akıtan kişi olarak anılır.Это считается первой кровью, пролитой в исламе.
Yine de çok sevilen Erdal, bazen bu sevgiyi menfaati uğruna kullanmaktan çekinmez.Почему же наряду с необходимым уважением ей часто отказывают в должной любви?
Bir gülüş uğruna harcanmış hayatların muhasebesini tutmaya mecalim kalmadı artık.Уверяю вас, вы теряете со мной время, которое могли бы провести, наслаждаясь её улыбками.
Bazı önemli filmleri Düşman Yolları Kesti (1959), Namus Uğruna (1960) ve Çalıkuşu'dur (1966).Его известные фильмы — «Враг отрезает пути» (1959) и «Во имя чести» (1960) — о войне за независимость.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.И каждый день им необходимо его пережить.
"Uğrunda ölmeyi göze alacağım birçok dava var ama uğrunda öldüreceğim hiçbir dava yoktur.""ستكون هناك العديد من القضايا من جراء مجازفتي بحياتي، لكن عندما أُقتل، فلن تكون هناك قضية واحدة."
Anamdan ezizdir mene bu veten Uğrunda "Öl" dese ölen şairem...(في أيامنا هذه نقول عن الميت "المغفور له") .
Ne bulduklarını bilmiyorlardır, ama uğrunda ölünecek bir şey olduğunu düşünürer.لا يعرف حقاً ما حدث للطاقم، ولكن يقال أنهم ماتوا من المرض.
İnançları uğruna ölmeye hazırdılar ve en nihayetinde öldüler."تأملوا بسيرتهم حتى النهاية واقتدوا بإيمانهم".
“Bir yaratıcı haz uğruna çalışan biri değildir.وقال انه لا يعتقد شخصيا بوجود المخلوق. "...
Kadın onu başka bir erkek uğruna terk etti.تركته لتكون مع رجل آخر.
Osmanlılar ile Safevîler, 150 yıldan daha uzun bir süre Irak'ın verimli toprakları uğruna savaştılar.Os otomanos e os safávidas lutaram ao longo das férteis planícies do Iraque por mais de 150 anos.
Doktor, Rose ve diğerlerini yaratığı yok etmek uğruna feda etmek zorunda olduğunu anlar.O Doutor percebe que deve sacrificar Rose e os outros para destruí-la, e então começa a destruir os jarros.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ele me guia por sendas direitas por amor do seu nome.
Bazı karakterleri görüşü uğruna kullanmıştır. "Eles têm direito a uma opinião sobre a questão".
Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü; Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü.Algum dia terá que prestar contas: então saberemos quem é quem e se valia a pena se sujar.
Anamdan ezizdir mene bu veten Uğrunda "Öl" dese ölen şairem...Ó nobre filho, é chegado o momento daquilo que denominam "morte"...
Oysa yıldızlara sahip olmak uğruna ömrümüzü hayallere satarız.Tendo assim uma relação com o Sonho das Estrelas.
Her şey Senin Uğruna 07.Por Causa de Você 7.
"Bir ihtimal uğruna"."Foi uma oportunidade".
Buna örnek olarak, vatan uğruna savaşırken ölmüş olan kahramanların övüldüğü konuşmaları verebiliriz.Em reverência vamos pensar em nossos camaradas que morreram.
Ödün vermeye, bildiri uğruna şiirini zedelemeye yanaşmıyor.A coragem de não mentir, de chamar as coisas pelo nome.
Amaç edindikleri şey uğruna savaşıyor olmaları önemliydi.Continuaria a combater pelos desígnios em que acreditava.
Baskına uğrayınca onun uğruna savaştılar.Nadat zij haar begluurd hadden, deden zij haar oneerbare voorstellen.
Amaç edindikleri şey uğruna savaşıyor olmaları önemliydi.Toch vochten ze voor wat ze waard waren.
Final bölümünde karşımıza yine çıkar.Bu sefer yıllarca uğruna çalıştığı şirkete karşı savaşmaktadır.Hiervoor moet hij opnieuw contact opnemen met de familie die hij al jaren mijdt.
"Bir ihtimal uğruna".Misschien met een goede reden.”
Bu oyuncuların pek çoğu yüksek öğrenim uğruna kenti terk etmek zorunda kalmışlardı.De meesten van deze vrouwen kwamen zonder noemenswaardige opleiding naar de stad.
Size yardım edeceksem, dava uğruna yardım edeceğim.""Ja pomogę mu teraz, a gdy ja będę potrzebować pomocy, to on pomoże mnie."
"Bir ihtimal uğruna".To dla nas szansa”.
Amacı uğruna ilerleyen Bruce'a yardım eder.Pomaga D-Boyowi, gdy ten zapomina o swoim przeznaczeniu.
Siyasi ihtirasları uğruna Korkut Bey'i yönlendirir.Stosował on terror wobec politycznych przeciwników.
Bu Komite her yıl, bu amaç uğruna çabalayan kişilere Raoul Wallenberg ödülü vermektedir.Den delar årligen ut Raoul Wallenberg-priset för att erkänna personer som utför dessa mål.
"Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir.Detta är min kropp som blir utgiven för er.
Baal uğruna küçük çocukların kurban edildiği bir tanrıdır.Jaj Mamán lille bror vad lever vi för.
Başta tarihi ve askeri bazı gerçekler bu sürreal atmosferi sağlamak uğruna bilerek saptırılmıştır.Alla objektiva fakta innan och efter kommer att ses genom detta subjektiva medvetande.
Ne bulduklarını bilmiyorlardır, ama uğrunda ölünecek bir şey olduğunu düşünürer.Han vet inte vad han är rädd för, däremot vet han att rädslan en dag kommer skrämma livet ur honom.
Her Şey Senin Uğruna 02.Лише заради тебе 02.
Aksine insanın onun uğruna her gün savaşması gerekirdi.Після цього їм доводиться щодня боротися за своє життя.
Bu Komite her yıl, bu amaç uğruna çabalayan kişilere Raoul Wallenberg ödülü vermektedir.Комітет щорічно нагороджує премією імені Рауля Валленберга осіб, які здійснюють ці цілі.
Her şey Senin Uğruna 07.Ти для мене все 08.
Başlıgöğüs üzerinde karıncalara benzemek uğruna bir bel oluşmuştur.Переважно зображується як людина із рогами оленя на голові.
Hep birlikte, milletimiz ve vatanımız uğrunda enerjimizi harcamalıyız.Вони не перестають думати про те, щоб нашкодити нашій країні і нашому народу.
14 Ocak 1993'te Vang yüksekliyi uğrunda giden savaşta şehit oldu.14 січня 1993 року загинув у боях за височину Ванг.
Bilgi uğruna gösterilen bu çaba nedeniyle şeytan tarafından korunmaktadır.Právě díky této touze po vědění se zachraňuje z paktu s ďáblem.
Bu amaç uğruna kendini feda eder.A tomuto cíli obětoval svůj život.
Amaç edindikleri şey uğruna savaşıyor olmaları önemliydi.Přemýšlí, zda učinili vše, co si kladli za svoje cíle.
İnsanları bu amaç uğruna harcanabilir birer hedef olarak görürler.Je velkou inspirací pro lidi s podobným osudem.
"Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir.A to budete činiti na památku těla mého, které jsem vám ukázal.
Ve bir de uğruna canını verebileceği, aşık olduğu Eyşan'ı vardır.Zželelo se mu zvířete, s nímž se cítil spřízněn, a zachránil ho.
"Bir ihtimal uğruna".Aceasta este o oportunitate."
Ne bulduklarını bilmiyorlardır, ama uğrunda ölünecek bir şey olduğunu düşünürer.Nu se știe exact ce s-a întâmplat cu echipajul, dar se crede că au murit de pe urma unei îmbolnăviri.
Kasaba sanki büyük bir sırrı saklamak uğruna bütün haritalardan silinmiş gibidir.Mintha a falut letörölték volna az összes térképről, pontosan azért, hogy egy titkot megóvjanak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod