Ana içeriğe geç
Sözlük

uğrun ile cümle

uğrun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.Toda zavoljo tebe nas moré ves dan, cenijo nas kakor ovce za klanje.
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.Zdaliž by toho Bůh byl nevyhledával? Nebo on zná skrytosti srdce.
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.zou God dat immers altijd merken? Hij kent immers elke uithoek van het menselijk hart?
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.Οτι ενεκα σου θανατουμεθα ολην την ημεραν ελογισθημεν ως προβατα σφαγης.
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.Не! ние сме убивани заради Тебе цял ден, Считани сме като овци за клане,
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.כי עליך הרגנו כל היום נחשבנו כצאן טבחה׃
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.‎لاننا من اجلك نمات اليوم كله. قد حسبنا مثل غنم للذبح
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.我 們 為 你 的 緣 故 終 日 被 殺 、 人 看 我 們 如 將 宰 的 羊
Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, Kasaplık koyun sayılıyoruz.我 們為 你 的 緣 故 終日 被 殺 、 人 看 我 們如將宰 的 羊
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?Du, som i Vrede sønderslider din Sjæl, skal for din Skyld Jorden blive øde og Klippen flyttes fra sit Sted?
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?너 분하여 스스로 찢는 자야 너를 위하여 땅이 버림을 당하겠느냐 바위가 그 자리에서 옮기겠느냐
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?Ông nổi giận bèn xẻ rạch mình, Há vì ông mà trái đất sẽ bị bỏ hoang, Và hòn đá phải dời đi khỏi chỗ nó sao?
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?Ông nổi_giận bèn xẻ rạch mình , Há vì ông mà trái_đất sẽ bị bỏ_hoang , Và hòn đá phải dời đi khỏi chỗ nó sao ?
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?Ó ty, jenž hubíš život svůj zůřením svým, zdaliž pro tebe opuštěna bude země, a odsedne skála z místa svého?
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?О ты , раздирающий душу твою в гневе твоем! Неужели для тебя опустеть земле, искале сдвинуться с места своего?
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?טרף נפשו באפו הלמענך תעזב ארץ ויעתק צור ממקמו׃
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?يا ايها المفترس نفسه في غيظه هل لاجلك تخلى الارض او يزحزح الصخر من مكانه
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?你 這 惱 怒 將 自 己 撕 裂 的 、 難 道 大 地 為 你 見 棄 、 磐 石 挪 開 原 處 麼
Sen kendini öfkenle paralıyorsun, Senin uğruna dünyadan vaz mı geçilecek? Kayalar yerini mi değiştirecek?你 這惱 怒 將 自己 撕裂 的 、 難道 大地 為 你 見棄 、 磐石 挪開 原 處麼
‹‹Şimdi, ey Tanrımız, kulunun duasını, yakarışını işit. Adın uğruna, ya Rab, yüzünü viran tapınağına çevir.그러하온즉 우리 하나님이여 지금 주의 얼굴 종의 기도와 간구를 들으시고 주를 위하여 주의 얼굴 빛을 주의 황폐한 성소에 비취시옵소서
‹‹Şimdi, ey Tanrımız, kulunun duasını, yakarışını işit. Adın uğruna, ya Rab, yüzünü viran tapınağına çevir.ועתה שמע אלהינו אל תפלת עבדך ואל תחנוניו והאר פניך על מקדשך השמם למען אדני׃
‹‹Şimdi, ey Tanrımız, kulunun duasını, yakarışını işit. Adın uğruna, ya Rab, yüzünü viran tapınağına çevir.فاسمع الآن يا الهنا صلاة عبدك وتضرعاته واضئ بوجهك على مقدسك الخرب من اجل السيد.
‹‹Şimdi, ey Tanrımız, kulunun duasını, yakarışını işit. Adın uğruna, ya Rab, yüzünü viran tapınağına çevir.我 們 的 神 阿 、 現 在 你 垂 聽 僕 人 的 祈 禱 懇 求 、 為 自 己 使 臉 光 照 你 荒 涼 的 聖 所
‹‹Şimdi, ey Tanrımız, kulunun duasını, yakarışını işit. Adın uğruna, ya Rab, yüzünü viran tapınağına çevir.我 們 的 神阿 、 現 在 你 垂聽僕 人 的 祈禱懇 求 、 為 自己 使臉 光照 你 荒涼 的 聖所
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Đây là cái chúng ta phải đấu tranh quyết liệt để giữ nó y hiện trạng.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.É por isto que devemos lutar arduamente para preservarmos tal como está agora.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Esto es por lo que debemos luchar duro para mantenerlo como está ahora.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Ezért kell keményen küzdenünk, hogy fenntartsuk ezt így, ahogy most van.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.이것이 우리가 반드시 이대로 지키기 위해 노력해야만 하는 것들입니다.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Musíme velmi tvrdě bojovat, abychom toto udrželi tak, jak to je.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Questo è ciò per cui dobbiamo lottare duramente per preservare così com'è ora.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.To właśnie musimy chronić, walczyć o to zaciekle.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Trebuie să luptăm din greu pentru a păstra toate acestea.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Voici ce pour quoi nous devons nous battre ardemment pour le garder comme il est maintenant.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Wir müssen hart kämpfen, damit es so bleibt wie jetzt.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Αυτό είναι που πρέπει να παλέψουμε σκληρά να κρατήσουμε όπως είναι τώρα.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.За сохранение всего этого нам нужно яростно бороться.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.Ось за що ми повинні наполегливо боротись, аби зберегти це в теперішньому стані.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.עבור זה עלינו להילחם כדי שיישאר כפי שהוא.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.لهذا يجب علينا أن نقاتل بقوة لنحافظ عليها كما هي الآن.
Şimdiki halini korumak için uğrunda mücadele etmemiz gereken budur.私達は全力で戦わなければいけません でも他にも一丸となって 再生すべきものがあります
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Ahora, el equilibrio por el que yo trato de luchar --
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...A nyní ta rovnováha, o kterou bojuji.
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Az arany középút elérése érdekében
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Den balans jag själv slåss för --
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Je vais vous présenter l'équilibre que je défends.
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...이제 제가 추구하고자 하는 그 사이의 균형에 대해 말씀드리겠습니다.
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...O equilíbrio pelo qual eu tento lutar...
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Ora, il bilanciamento per il quale cerco di battermi...
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Η ισορροπία για την οποία μάχομαι -
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...Теперь о балансе, за который я пытаюсь бороться.
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...האיזון שאני מנסה להיאבק למענו-
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...الآن .. التوازن الذي أريد ان احارب من اجل الحصول عليه
Şimdi, uğruna savaşmaya çalıştığım denge...善良なリベラル派として私がまず
Sizin için korkuyorum. Yoksa uğrunuza boş yere mi emek verdim?Boję się o was, bym snać darmo nie pracował około was.
Sizin için korkuyorum. Yoksa uğrunuza boş yere mi emek verdim?Bojím sa o vás, aby som nejako nebol nadarmo pracoval na vás.
Sizin için korkuyorum. Yoksa uğrunuza boş yere mi emek verdim?Bojím se za vás, abych snad nadarmo nepracoval mezi vámi.
Sizin için korkuyorum. Yoksa uğrunuza boş yere mi emek verdim?Bojim se za vas, da bi se ne bil morda zastonj trudil za vas.
Sizin için korkuyorum. Yoksa uğrunuza boş yere mi emek verdim?Féltelek titeket, hogy hiába fáradoztam körültetek.
Sizin için korkuyorum. Yoksa uğrunuza boş yere mi emek verdim?Ich fürchte für euch, daß ich vielleicht umsonst an euch gearbeitet habe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod