Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Kaj, Zbuditi tebi, človek! tvoje Juliet je živ, za katere zaradi dragi si bil mrtev, ampak v zadnjem času;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;뭐, 기상 너에게, 친구! 그대의 줄리엣은 그의 사랑하는 그대 술 장에서하지만 최근에 죽은, 살아있다;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Mi az, felrázni téged, ember! te Júlia él, Kinek kedves kedvéért voltál, de az utóbbi időben meghalt;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Mitä, Rouse sinua, mies! sinun Julia on elossa, For jonka rakas takia sinä olit, mutta viime aikoina kuollut;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;O que te despertar, o homem! Juliet é a tua vida, por cuja causa querida foste mas ultimamente mortos;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;¿Qué, te despiertan, hombre! tu Julieta vive, para cuyo amado amor fuiste muerto, pero últimamente;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Quoi, toi Rouse, l'homme! ta Juliette est vivante, Pour qui tu étais cher souci mais dernièrement morts;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Vad väcka dig, man! din Juliet är levande, för vars skull kära du var, men nyligen döda;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Was, wecken dich, Mann! Deine Juliet lebt, für dessen lieber willen warst du aber in letzter Zeit tot;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Wat u wakker, man! Uw Juliet leeft, Voor wie de lieve wille gij waart maar de laatste tijd dood;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Какво, Русе тебе, човек! Жулиета ти е жив, за чиито скъпи заради ти беше, но напоследък мъртъв;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;מה, לך גבר לעורר,! עמך ויוליה בחיים, למי זה יקר למען wast אבל אתה מת לאחרונה;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;ماذا ، اليك روس ، الرجل! خاصتك جولييت على قيد الحياة ، لأجل الذين العزيز جملت انت ميت لكن في الآونة الأخيرة ؛
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;なたの幸せはそこに芸術:ティバルトはthee、しかし、もしあなたslewestティバルトを殺す、余りにそこになたは幸せ。
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Autuaita ovat ne, joita vanhurskauden tähden vainotaan, sillä heidän on taivasten valtakunta.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Beati i perseguitati per causa della giustizia, perché di essi è il regno dei cieli
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Bem-aventurados os que são perseguidos por causa da justiça, porque deles é o reino dos céus.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır."Bienaventurados los que son perseguidos por causa de la justicia, porque de ellos es el reino de los cielos
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Blagor preganjanim zaradi pravičnosti, ker njih je nebeško kraljestvo.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Blahoslavení, kteříž protivenství trpí pro spravedlnost, neb jejich jest království nebeské.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Blahoslavení prenasledovaní pre spravedlivosť, lebo ich je nebeské kráľovstvo.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Błogosławieni, którzy cierpią prześladowanie dla sprawiedliwości; albowiem ich jest królestwo niebieskie.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Boldogok, a kik háborúságot szenvednek az igazságért: mert övék a mennyeknek országa.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Ferice de cei prigoniţi din pricina neprihănirii, căci a lor este Împărăţia cerurilor!
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Heureux ceux qui sont persécutés pour la justice, car le royaume des cieux est à eux!
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.의를 위하여 핍박을 받은 자는 복이 있나니 천국이 저희 것임이라
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Phước cho những kẻ chịu bắt bớ vì sự công bình, vì nước thiên đàng là của những kẻ ấy!
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Phước cho những kẻ chịu bắt_bớ vì sự công_bình , vì nước thiên_đàng là của những kẻ ấy !
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Saliga äro de som lida förföljelse för rättfärdighets skull, ty dem hör himmelriket till.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Salige er de som er forfulgt for rettferdighets skyld; for himlenes rike er deres.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Salige ere de, som ere forfulgte for Retfærdigheds Skyld, thi Himmeriges Rige er deres.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Selig sind, die um Gerechtigkeit willen verfolgt werden; denn das Himmelreich ist ihr.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Μακαριοι οι δεδιωγμενοι ενεκεν δικαιοσυνης, διοτι αυτων ειναι η βασιλεια των ουρανων.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Блажени гонените заради правдата, защото е тяхно небесното царство.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Блаженні, кого гонять за правду, бо їх царство небесне.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.Блаженны изгнанные за правду, ибо их есть Царство Небесное.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.אשרי הנרדפים על דבר הצדקה כי להם מלכות השמים׃
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.طوبى للمطرودين من اجل البر. لان لهم ملكوت السموات.
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.為 義 受 逼 迫 的 人 有 福 了 . 因 為 天 國 是 他 們 的
Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.為義 受 逼迫 的 人 有 福 了 . 因 為 天國是 他 們的
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.네팔 노동자인 이들은, 고향의 가족들에게 돈을 부치기 위해 온갖 위험을 무릅씁니다.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.Ti delavci tvegajo vse, da bi zaslužili denar za svoje družine v domovini.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.ונפאל והם מסכנים הכול כדי להרוויח כסף אותו הם שולחים חזרה הביתה.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.نيباليين، هؤلاء العُمّال يجازفون بكل شئ من أجل توفير المال لأسرهم في أوطانهم.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.彼らの家族へお金を送金するために 彼らはそこに来るために、何千ドルというお金を中間業者へ払っています
Nice yıllarımı bir kız uğruna " arkadaş bölgesi'nde " sarf etmiştim. Orada olduğumun farkında bile değildim.Con una chica pasé tantos años en la "zona de amigos" que ni siquiera me dí cuenta que estaba en ella.
Nice yıllarımı bir kız uğruna " arkadaş bölgesi'nde " sarf etmiştim. Orada olduğumun farkında bile değildim.Pour une une fille, j'ai passé tant de temps dans la friendzone que je ne m'en rendais meme pas compte !
Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.이를 위하여 너희가 부르심을 입었으니 그리스도도 너희를 위하여 고난을 받으사 너희에게 본을 끼쳐 그 자취를 따라 오게 하려 하셨느니라
Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.Ибо вы к тому призваны, потому что и Христос пострадал за нас, оставив нам пример, дабы мы шли по следам Его.
Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.כי לזאת נקראתם כי גם המשיח ענה בעבורכם והשאיר לכם מופת ללכת בעקבותיו׃
Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.لانكم لهذا دعيتم فان المسيح ايضا تألم لاجلنا تاركا لنا مثالا لكي تتبعوا خطواته.
Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.你 們 蒙 召 原 是 為 此 . 因 為 基 督 也 為 你 們 受 過 苦 、 給 你 們 留 下 榜 樣 、 叫 你 們 跟 隨 他 的 腳 蹤 行
Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu.你 們蒙召 原是 為 此 . 因為 基督 也 為 你 們受 過苦 、 給 你 們 留下 榜樣 、 叫 你 們跟隨 他 的 腳蹤行
Nothin 'diye yapmazdı th' off 'flirtin' onun uğruna o 'showin' kuyruğu tüyler.Ada apa-apa dia tidak akan melakukannya untuk th 'demi o' showin 'off' flirtin 'ekornya- bulu.
Nothin 'diye yapmazdı th' off 'flirtin' onun uğruna o 'showin' kuyruğu tüyler.Có nothin 'ông sẽ không làm cho thứ "vì lợi ích o' showin 'tắt' flirtin của mình đuôi lông.
Nothin 'diye yapmazdı th' off 'flirtin' onun uğruna o 'showin' kuyruğu tüyler.Der er ingenting at han ikke ville gøre for th skyld o 'showin' fra en 'flirtin' halen- fjer.
Nothin 'diye yapmazdı th' off 'flirtin' onun uğruna o 'showin' kuyruğu tüyler.Det finns ingenting han inte skulle göra för e skull o "showin" off ett "flirtin" svansen- fjädrar.
Nothin 'diye yapmazdı th' off 'flirtin' onun uğruna o 'showin' kuyruğu tüyler.Ei tyhjästä hän ei tehdä th muistoksi O 'showin "off" flirtin "häntäänsä- höyhenet.
Nothin 'diye yapmazdı th' off 'flirtin' onun uğruna o 'showin' kuyruğu tüyler.Er is niks dat hij niet zou doen voor th 'omwille o' showin 'uit een' Flirtin 'zijn staart- veren.
Nothin 'diye yapmazdı th' off 'flirtin' onun uğruna o 'showin' kuyruğu tüyler.Es gibt nothin 'er nicht tun würde für th' willen o 'showin' off ein "Flirtin 'seinen Schwanz- Federn.