Ana içeriğe geç
Sözlük

uğrun ile cümle

uğrun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kendi uğruna suçlarınızı silen benim, evet benim, Günahlarınızı anmaz oldum.انا انا هو الماحي ذنوبك لاجل نفسي وخطاياك لا اذكرها
Kendi uğruna suçlarınızı silen benim, evet benim, Günahlarınızı anmaz oldum.惟 有 我 為 自 己 的 緣 故 塗 抹 你 的 過 犯 、 我 也 不 記 念 你 的 罪 惡
Kendi uğruna suçlarınızı silen benim, evet benim, Günahlarınızı anmaz oldum.惟有 我 為自己 的 緣故塗 抹 你 的 過犯 、 我 也 不 記念 你 的 罪惡
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinAfin de combattre pour la liberté dans le Nord
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinFor at kæmpe for frihed i Norden.
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinI walkę o wolność Północy obwołał
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinPara luchar por la libertad en el Norte
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinPara lutar pela liberdade do Norte
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinPer combattere per la libertà delle regioni del Nord
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinTill strid för frihet i nord.
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinZij vochten voor vrijheid in het Noorden
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinZu Kämpfen für die Freiheit im Norden.
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinΝα πολεμήσουν στο Βορρά για την ελευθερία
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek içinНа север сражаться свой народ.
Kuzeyde bağımsızlık uğruna dövüşmek için戦いの中 使者は叫ぶ
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.(30:4) ибо Ты каменная гора моя и ограда моя; ради имени Твоего води меня и управляй мною.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.(31:4) Car tu es mon rocher, ma forteresse; Et à cause de ton nom tu me conduiras, tu me dirigeras.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Bøi ditt øre til mig, skynd dig og redd mig, vær mig et klippevern, en borg til å frelse mig!
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Böj ditt öra till mig, rädda mig snarligen; var mig en fast klippa, en bort till min frälsning.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Căci Tu eşti Stînca mea, Cetăţuia mea, şi, pentru Numele Tău, mă vei povăţui şi mă vei călăuzi.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Denn du bist mein Fels und meine Burg, und um deines Namens willen wolltest du mich leiten und führen.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Hajtsd hozzám füledet, hamar szabadíts meg; légy nékem erõs kõszálam, erõdített házam, hogy megtarts engem.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Kajti skala moja si in trdnjava moja, torej zavoljo imena svojega me vodi in me spremljaj.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.주는 나의 반석과 산성이시니 그러므로 주의 이름을 인하여 나를 인도하시고 지도하소서
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Nakloň ke mně ucha svého, rychle vytrhni mne; budiž mi pevnou skalou a domem ohraženým, abys mne zachoval.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Nakloň ku mne svoje ucho! Rýchle ma vytrhni a buď mi pevnou skalou a ohradeným domom, aby si ma zachránil.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Nakłoó ku mnie ucha twego, co rychlej wybaw mię; bądźże mi mocną skałą, domem obronnym, abyś mię zachował.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Porque tú eres mi roca y mi fortaleza, por amor de tu nombre me guiarás y me encaminarás
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Porque tu és a minha rocha e a minha fortaleza; pelo que, por amor do teu nome, guia-me e encaminha-me.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.thi du er min Klippe og Borg. For dit Navns Skyld lede og føre du mig,
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Vì Chúa là hòn đá và đồn lũy tôi; Xin dẫn dắt tôi nhơn danh Chúa.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Vì_Chúa là hòn đá và đồn_lũy tôi ; Xin dẫn_dắt tôi nhơn danh Chúa .
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Ya, Engkau seperti gunung batu dan benteng yang kuat bagiku! Bimbinglah aku sesuai dengan janji-Mu
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Διοτι πετρα μου και φρουριον μου εισαι και ενεκεν του ονοματος σου οδηγησον με και διαθρεψον με.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.Защото Ти си моя канара и крепост; Затова заради името Си ръководи ме и управяй ме.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.כי סלעי ומצודתי אתה ולמען שמך תנחני ותנהלני׃
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.‎لان صخرتي ومعقلي انت. من اجل اسمك تهديني وتقودني‎.
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.因 為 你 是 我 的 巖 石 、 我 的 山 寨 . 所 以 求 你 為 你 名 的 緣 故 、 引 導 我 、 指 點 我
Madem kayam ve kalem sensin, Öncülük et, yol göster bana Kendi adın uğruna.因 為 你 是 我 的 巖石 、 我 的 山寨 . 所以 求你 為 你 名 的 緣故 、 引導 我 、 指點我
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.A za väčšie bohatstvo ako poklady Egypta považoval pohanenie Kristovo, lebo hľadel preč od toho na odplatu.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.Égyiptom kincseinél nagyobb gazdagságnak tartván Krisztus gyalázatát, mert a megjutalmazásra tekintett.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.idet han agtede Kristi Forsmædelse for større Rigdom end Ægyptens Skatte; thi han så hen til Belønningen.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.in je imel sramoto Kristusovo za večje bogastvo nad zaklade egiptovske: kajti gledal je na povračilo.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.그리스도를 위하여 받는 능욕을 애굽의 모든 보화보다 더 큰 재물로 여겼으니 이는 상 주심을 바라봄이라
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.người coi sự sỉ nhục về Ðấng Christ là quí hơn của châu báu xứ Ê-díp-tô, vì người ngửa trông sự ban thưởng.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.og aktet Kristi vanære for en større rikdom enn Egyptens skatter; for han så frem til lønnen.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.und achtete die Schmach Christi für größern Reichtum denn die Schätze Ägyptens; denn er sah an die Belohnung.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.Větší sobě pokládaje zboží nad Egyptské poklady pohanění Kristovo; nebo prohlédal k hojné odplatě.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.Za większe pokładając bogactwo nad skarby Egipskie urąganie Chrystusowe; bo się oglądał na odpłatę.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.більшим багацтвом над Єгипецькі скарби вважаючи наругу Христову; озиравсь бо на нагороду
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.בחשבו את חרפת המשיח לעשר גדול מאצרות מצרים כי הביט אל הגמול׃
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.حاسبا عار المسيح غنى اعظم من خزائن مصر لانه كان ينظر الى المجازاة.
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.他 看 為 基 督 受 的 凌 辱 、 比 埃 及 的 財 物 更 寶 貴 . 因 他 想 望 所 要 得 的 賞 賜
Mesih uğruna aşağılanmayı Mısır hazinelerinden daha büyük zenginlik saydı. Çünkü alacağı ödülü düşünüyordu.他 看為 基督 受 的 凌辱 、 比 埃及 的 財物 更 寶貴 . 因 他 想望 所要 得的 賞賜
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Ce, te trezească, omule! ta Julieta este viu, pentru a căror dragă dragul erai tu, dar in ultimul timp mort;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Che, ti svegliare, uomo! la tua Giulietta è viva, per cui caro amore eri tu ma ultimamente morto;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Co, obudzić cię, człowieku! twój Julia żyje, Dla których droga dobra byłeś ty, ale ostatnio zmarłych;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Čo prebudiť ťa, vole! tvoj Juliet je nažive, za ktorého drahý kvôli si bol, ale v poslednej dobe smrti;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Co probudit tě, vole! tvůj Juliet je naživu, za jehož drahý kvůli jsi byl, ale v poslední době smrti;
Ne, canlandırmak sana, insan! senin Juliet, sevgili uğruna sen idin ama son zamanlarda ölü, canlıdır;Hvad vække dig, mand! Din Julie er i live, for hvis kære skyld du var, men sidst døde;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uğrun ile cümle - Sayfa 25 - uğrun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App