Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Sen suurempaa rakkautta ei ole kenelläkään, kuin että hän antaa henkensä ystäväinsä edestä.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Større Kærlighed har ingen end denne, at han sætter sit Liv til for sine Venner.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Večje ljubezni od te nima nihče, da kdo dá življenje svoje za prijatelje svoje.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Většího milování nad to žádný nemá, než aby duši svou položil za přátely své.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Większej miłości nad tę żaden nie ma, jedno gdyby kto duszę swoję położył za przyjacioły swoje.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Wie zijn leven voor zijn vrienden overheeft, heeft de grootste liefde.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Μεγαλητεραν ταυτης αγαπην δεν εχει ουδεις, του να βαλη τις την ψυχην αυτου υπερ των φιλων αυτου.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Більшої сієї любови нїхто не має, як щоб хто душу свою положив за другів своїх.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Нет больше той любви, как если кто положит душу свою за друзей своих.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Тогава Му рекоха: Че Ти какво знамение правиш, за да видим и да Те повярваме? Какво вършиш?
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.אין לאיש אהבה יתרה מתתו את נפשו בעד ידידיו׃
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.ليس لاحد حب اعظم من هذا ان يضع احد نفسه لاجل احبائه.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.人 為 朋 友 捨 命 、 人 的 愛 心 沒 有 比 這 個 大 的
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.人 為 朋友 捨命 、 人 的 愛心沒 有 比 這個 大 的
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.(22:3) подкрепляет душу мою, направляет меня на стези правды ради имени Своего.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Confortará mi alma y me guiará por sendas de justicia por amor de su nombre
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Duši mou očerstvuje, vodí mne po stezkách spravedlnosti pro jméno své.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Duszę moję posila: prowadzi mię ścieszkami sprawiedliwości dla imienia swego.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Er erquicket meine Seele; er führet mich auf rechter Straße um seines Namens willen.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.han fører mig ad rette Veje for sit Navns Skyld.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Han vederkveger min sjel, han fører mig på rettferdighets stier for sitt navns skyld.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.han vederkvicker min själ; han leder mig på rätta vägar, för sitt namns skull.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Hän virvoittaa minun sieluni. Hän ohjaa minut oikealle tielle nimensä tähden.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Hij verfrist mijn innerlijk en leidt mij op de weg, waar Zijn recht geldt, tot eer van Zijn naam.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ia memberi aku kekuatan baru, dan menuntun aku di jalan yang benar, sesuai dengan janji-Nya
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Il restaure mon âme, Il me conduit dans les sentiers de la justice, A cause de son nom.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.îmi înviorează sufletul, şi mă povăţuieşte pe cărări drepte, din pricina Numelui Său.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.내 영혼을 소생시키시고 자기 이름을 위하여 의의 길로 인도하시는도다
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Lelkemet megvidámítja, az igazság ösvényein vezet engem az õ nevéért.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Mi rinfranca, mi guida per il giusto cammino, per amore del suo nome
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ngài bổ lại linh hồn tôi, Dẫn tôi vào các lối công bình, vì cớ danh Ngài.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ngài bổ lại linh_hồn tôi , Dẫn tôi vào các lối công_bình , vì cớ danh Ngài .
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Občerstvuje moju dušu; vodí ma po cestách spravedlivosti pre svoje meno.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Poživlja dušo mojo, vodi me po pravičnosti stezah zavoljo svojega imena.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Refrigera a minha alma; guia-me nas veredas da justiça por amor do seu nome.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ηνωρθωσε την ψυχην μου με ωδηγησε δια τριβων δικαιοσυνης ενεκεν του ονοματος αυτου.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Освежава душата ми; Води ме през прави пътеки заради името Си.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.נפשי ישובב ינחני במעגלי צדק למען שמו׃
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.يرد نفسي. يهديني الى سبل البر من اجل اسمه.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.他 使 我 的 靈 魂 甦 醒 、 為 自 己 的 名 引 導 我 走 義 路
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.他 使 我 的 靈魂 甦醒 、 為自己 的 名引 導 我 走義路
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?A on odpovedal a riekol im: Prečo aj vy prestupujete prikázanie Božie pre svoje podané ustanovenie?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?A on odpovídaje, řekl jim: Pročež i vy přestupujete přikázání Boží pro ustanovení vaše?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?A on odpowiadając, rzekł im: Czemuż i wy przestępujecie przykazanie Boże dla ustawy waszej?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Drept răspuns, El le -a zis: ,,Dar voi de ce călcaţi porunca lui Dumnezeu în folosul datinei voastre?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Ed egli rispose loro: «Perché voi trasgredite il comandamento di Dio in nome della vostra tradizione
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Er antwortete und sprach zu ihnen: Warum übertretet denn ihr Gottes Gebot um eurer Aufsätze willen?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Il leur répondit: Et vous, pourquoi transgressez-vous le commandement de Dieu au profit de votre tradition?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Jezus antwoordde: "En waarom houdt u zich niet aan de wet van God?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?대답하여 가라사대 너희는 어찌하여 너희 유전으로 하나님의 계명을 범하느뇨
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Men han svarade och sade till dem: »Varför överträden I själva Guds bud, för edra stadgars skull?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Men han svarede og sagde til dem: "Hvorfor overtræde også I Guds Bud for eders Overleverings Skyld?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Men han svarte og sa til dem: Og I, hvorfor bryter I Guds bud for eders vedtekts skyld?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Mutta hän vastasi ja sanoi heille: "Miksi te itse rikotte Jumalan käskyn perinnäissääntönne tähden?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Ngài đáp rằng : Còn các ngươi sao cũng vì cớ lời truyền_khẩu mình mà phạm điều răn của Ðức_Chúa_Trời ?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Ngài đáp rằng: Còn các ngươi sao cũng vì cớ lời truyền khẩu mình mà phạm điều răn của Ðức Chúa Trời?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?On pa odgovori in reče: Zakaj prestopate tudi vi zapoved Božjo zaradi izročila svojega?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Õ pedig felelvén monda nékik: Ti meg miért hágjátok át az Isten parancsolatját a ti rendeléseitek által?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?Ο δε αποκριθεις ειπε προς αυτους Δια τι και σεις παραβαινετε την εντολην του Θεου δια την παραδοσιν σας;
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Ya siz, neden töreniz uğruna Tanrı buyruğunu çiğniyorsunuz?А Той в отговор им каза: Защо и вие заради вашето предание престъпвате Божията заповед?