Fakat bu uğruna yaşanması gereken bir olasılıktır. Teşekkürler.Mais c'est une possibilité dans laquelle nous pouvons vivre.
Fakat bu uğruna yaşanması gereken bir olasılıktır. Teşekkürler.Но можно хотя бы об этом помнить.
Fakat bu uğruna yaşanması gereken bir olasılıktır. Teşekkürler.אך זו אפשרות שראוי לשאוף לה. תודה רבה.
Fakat bu uğruna yaşanması gereken bir olasılıktır. Teşekkürler.وسيُخطىء غيرنا . ولكنها فرضية يمكننا العيش بها . شُكراً
Fakat bu uğruna yaşanması gereken bir olasılıktır. Teşekkürler.(拍手)
Fakat bu uğruna yaşanması gereken bir olasılıktır.Але про це варто пам'ятати.
Fakat bu uğruna yaşanması gereken bir olasılıktır.Ще се объркаме, ще объркаме и останалите.
Fakat gösteri uğruna... ışıkları açmamız gerektiğini düşünüyorum.Maar voor het belang van deze demonstratie... moeten we het licht maar terug aan doen.
Fakat gösteri uğruna... ışıkları açmamız gerektiğini düşünüyorum.אבל לצורך ההדגמה, אני חושבת שנדליק קצת אור
Fakat gösteri uğruna... ışıkları açmamız gerektiğini düşünüyorum.このサイズでは血の赤いさいぼうは [赤血球は]
Force Field indiriğinde, koca POS'u gelip elimize verecekler. hemde ne uğruna! Bizim PvP Commander'ımız nerde?Che cosa mi direbbero le persone se regalassi un telegramma cantato!!!!... ma ve ndati sciuti te capu!!!!!
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››Buď silný, a vzmužme sa za svoj ľud a za mestá svojho Boha. A Hospodin učiní to, čo bude dobré v jeho očiach.
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››너는 담대하라 우리가 우리 백성과 우리 하나님의 성읍들을 위하여 담대히 하자 여호와께서 선히 여기시는 대로 행하시기를 원하노라 하고
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››будь мужествен, и будем стоять твердо за народ наш и за города Бога нашего, а Господь сделает, что Ему угодно.
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››חזק ונתחזק בעד עמנו ובעד ערי אלהינו ויהוה יעשה הטוב בעיניו׃
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››חזק ונתחזקה בעד עמנו ובעד ערי אלהינו ויהוה הטוב בעיניו יעשה׃
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››تجلّد ولنتشدد لاجل شعبنا ولاجل مدن الهنا وما يحسن في عيني الرب يفعل.
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››تجلد ولنتشدد من اجل شعبنا ومن اجل مدن الهنا والرب يفعل ما يحسن في عينيه.
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››我 們 都 當 剛 強 、 為 本 國 的 民 、 和 神 的 城 邑 、 作 大 丈 夫 . 願 耶 和 華 憑 他 的 意 旨 而 行
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››我 們 都 當 剛 強 、 為 本 國 的 民 和 神 的 城 邑 作 大 丈 夫 . 願 耶 和 華 憑 他 的 意 旨 而 行
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››我 們都當剛強 、 為本國 的 民 、 和 神 的 城邑 、 作大 丈夫 . 願耶和華 憑 他 的 意旨 而行
Güçlü ol! Halkımızın ve Tanrımızın kentleri uğruna yürekli olalım! RAB gözünde iyi olanı yapsın.››我 們都當剛強 、 為本國 的 民和神 的 城邑 作大 丈夫 . 願耶和華 憑 他 的 意旨 而行
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.A Kaifasz ten był, który Żydom radził, że pożyteczno jest, aby jeden człowiek umarł za lud.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.A to bol ten Kaifáš, ktorý to dal Židom radu, že je vraj užitočné, aby jeden človek zomrel za ľud.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Bil je pa Kajfa tisti, ki je bil Judom nasvetoval, da je bolje, da umre eden človek za ljudstvo.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Caifa poi era quello che aveva consigliato ai Giudei: «E' meglio che un uomo solo muoia per il popolo»
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Caifás era el que había dado consejo a los judíos de que convenía que un hombre muriese por el pueblo
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Dan dialah yang sudah menasihati para penguasa Yahudi bahwa lebih baik satu orang mati untuk seluruh bangsa
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Es war aber Kaiphas, der den Juden riet, es wäre gut, daß EIN Mensch würde umgebracht für das Volk.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Kaifáš pak byl ten, kterýž byl radu dal Židům, že by užitečné bylo, aby člověk jeden umřel za lid.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Kajafás pedig az vala, a ki tanácsolta vala a zsidóknak, hogy jobb, hogy egy ember veszszen el a népért.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.가야바는 유대인들에게 한 사람이 백성을 위하여 죽는 것이 유익하다 권고하던 자러라
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Men det var Kaifas som hadde gitt jødene det råd at det var gagnlig at ett menneske døde for folket.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Men det var Kajfas, som havde givet Jøderne det Råd, at det var gavnligt, at eet Menneske døde for Folket.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Ora, Caifás era quem aconselhara aos judeus que convinha morrer um homem pelo povo.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Şi Caiafa era celce dăduse Iudeilor sfatul acesta: ,,Este de folos să moară un singur om pentru norod.``
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Vả , Cai-phe là người đã bàn với dân Giu-đa rằng : Thà một người chết vì dân thì ích hơn .
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Vả, Cai-phe là người đã bàn với dân Giu-đa rằng: Thà một người chết vì dân thì ích hơn.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Ητο δε ο Καιαφας ο συμβουλευσας τους Ιουδαιους οτι συμφερει να απολεσθη εις ανθρωπος υπερ του λαου.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Був же Каяфа той, що порадив Жидам, що лучче нехай один чоловік умре за людей.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.и пак на друго място писанието казва: +Ще погледнат на Него, Когото прободоха+.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.Это был Каиафа, который подал советИудеям, что лучше одному человеку умереть за народ.
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.הוא קיפא אשר יעץ את היהודים כי טוב אשר איש אחד יאבד בעד כל העם׃
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.وكان قيافا هو الذي اشار على اليهود انه خير ان يموت انسان واحد عن الشعب
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.這 該 亞 法 、 就 是 從 前 向 猶 太 人 發 議 論 說 、 一 個 人 替 百 姓 死 是 有 益 的 那 位
Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi.這該亞法 、 就 是 從前 向猶 太 人 發議論說 、 一 個 人 替 百姓 死 是 有益的 那位
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Chẳng có sự yêu thương nào lớn hơn là vì bạn hữu mà phó sự sống mình.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Chẳng có sự yêu_thương nào lớn hơn là vì bạn_hữu mà phó sự sống mình .
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Il n`y a pas de plus grand amour que de donner sa vie pour ses amis.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Ingen har större kärlek, än att han giver sitt liv för sina vänner.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Ingen har større kjærlighet enn denne at han setter sitt liv til for sine venner;
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.사람이 친구를 위하여 자기 목숨을 버리면 이에서 더 큰 사랑이 없나니
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nadie tiene mayor amor que éste, que uno ponga su vida por sus amigos
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nad to väčšej lásky nemá nikto, než aby niekto položil svoj život za svojich priateľov.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nessuno ha un amore più grande di questo: dare la vita per i propri amici
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Niemand hat größere Liebe denn die, daß er sein Leben läßt für seine Freunde.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nincsen senkiben nagyobb szeretet annál, mintha valaki életét adja az õ barátaiért.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Ninguém tem maior amor do que este, de dar alguém a sua vida pelos seus amigos.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nu este mai mare dragoste decît să-şi dea cineva viaţa pentru prietenii săi.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Orang yang paling mengasihi sahabat-sahabatnya adalah orang yang memberi hidupnya untuk mereka