Bu terapileri reddederek ölüm oranları yükselecektir. çok çocuk yapma uğrunaWysoka śmiertelność wyniknie z odrzucenia tej terapii, na rzecz posiadania dużej liczby potomstwa.
Bu terapileri reddederek ölüm oranları yükselecektir. çok çocuk yapma uğrunaאחוז תמותה גבוה ינבע כמובן מכך שפשוט נדחה את הטיפולים הללו, לטובת היכולת להמשיך ולהוליד הרבה ילדים.
Bu terapileri reddederek ölüm oranları yükselecektir. çok çocuk yapma uğrunaنسبة الوفيّات الأعلى هي نتيجة حتميّة بالطبع لرفض هذه التقنيّات العلاجيّة، وفي المقابل نواصل إنجاب أطفالٍ أكثر.
Bu terapileri reddederek ölüm oranları yükselecektir. çok çocuk yapma uğrunaその場合は引き続き 多く子供を持つことが奨励されます そして 明らかなのは
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.누구든지 제 목숨을 구원코자 하면 잃을 것이요 누구든지 나와 복음을 위하여 제 목숨을 잃으면 구원하리라
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.Vì ai muốn cứu sự sống mình thì sẽ mất ; còn ai vì cớ ta và đạo Tin_Lành mà mất sự sống thì sẽ cứu .
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.Vì ai muốn cứu sự sống mình thì sẽ mất; còn ai vì cớ ta và đạo Tin Lành mà mất sự sống thì sẽ cứu.
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.Хто бо хоче душу свою спасти, погубить її; хто ж погубить душу свою задля мене та євангелиї, той спасе її.
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.כי כל אשר יחפץ להושיע את נפשו תאבד נפשו ממנו וכל אשר תאבד לו נפשו למעני ולמען הבשורה הוא יושיענה׃
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.فان من اراد ان يخلّص نفسه يهلكها. ومن يهلك نفسه من اجلي ومن اجل الانجيل فهو يخلّصها.
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.因 為 凡 要 救 自 己 生 命 的 、 〔 生 命 或 作 靈 魂 下 同 〕 必 喪 掉 生 命 . 凡 為 我 和 福 音 喪 掉 生 命 的 、 必 救 了 生 命
Canını kurtarmak isteyen onu yitirecek, canını benim ve Müjdenin uğruna yitiren ise onu kurtaracaktır.因 為凡 要 救 自己 生命 的 、 〔 生命 或 作靈魂 下同 〕 必 喪掉 生命 . 凡為 我 和 福音 喪掉 生命 的 、 必 救 了 生命
Chiapas'ta, bunun uğruna savaş başladı.Depuis, la paix demeure fragile.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Albowiem to jest krew moja nowego testamentu, która się za wielu wylewa na odpuszczenie grzechów.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.car ceci est mon sang, le sang de l`alliance, qui est répandu pour plusieurs, pour la rémission des péchés.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.das ist mein Blut des neuen Testaments, welches vergossen wird für viele zur Vergebung der Sünden.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.For dette er mitt blod, den nye pakts blod, som utgydes for mange til syndenes forlatelse.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.kajti to je moja kri nove zaveze, ki se preliva za mnoge v odpuščenje grehov.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.이것은 죄 사함을 얻게 하려고 많은 사람을 위하여 흘리는바 나의 피 곧 언약의 피니라
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.lebo toto je moja tej novej smluvy krv, ktorá sa vylieva za mnohých na odpustenie hriechov.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Mert ez az én vérem, az új szövetségnek vére, a mely sokakért kiontatik bûnöknek bocsánatára.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Neb to jest krev má nové smlouvy, kteráž za mnohé vylévá se na odpuštění hříchů.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.perché questo è il mio sangue dell'alleanza, versato per molti, in remissione dei peccati
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.pois isto é o meu sangue, o sangue do pacto, o qual é derramado por muitos para remissão dos pecados.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.porque esto es mi sangre del pacto, la cual es derramada para el perdón de pecados para muchos
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.sillä tämä on minun vereni, liiton veri, joka monen edestä vuodatetaan syntien anteeksiantamiseksi.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.thi dette er mit Blod, Pagtens, hvilket udgydes for mange til Syndernes Forladelse.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.ty detta är mitt blod, förbundsblodet, som varder utgjutet för många till syndernas förlåtelse.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.vì nầy là huyết ta , huyết của sự giao_ước đã đổ ra cho nhiều người được tha tội .
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.vì nầy là huyết ta, huyết của sự giao ước đã đổ ra cho nhiều người được tha tội.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.διοτι τουτο ειναι το αιμα μου το της καινης διαθηκης, το υπερ πολλων εκχυνομενον εις αφεσιν αμαρτιων.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.Взе и чашата, и, като благодари, даде им, и рече: Пийте от нея всички!
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.ибо сие есть Кровь Моя Нового Завета, за многих изливаемая во оставление грехов.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.се бо єсть кров моя нового завіту, що за многих проливаеть ся на оставленнє гріхів.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.כי זה הוא דמי דם הברית החדשה הנשפך בעד רבים לסליחת חטאים׃
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.لان هذا هو دمي الذي للعهد الجديد الذي يسفك من اجل كثيرين لمغفرة الخطايا.
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.因 為 這 是 我 立 約 的 血 、 為 多 人 流 出 來 、 使 罪 得 赦
‹‹Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.因 為這 是 我 立約 的 血 、 為多 人 流出來 、 使 罪 得 赦
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Am pierdut tot ce prețuiam, toate țelurile.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Fordi jeg har mistet alt jeg værdsatte, alt som jeg havde arbejdet hen imod.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Ich habe ja alles verloren was ich schätzte, alles, worauf ich hingearbeitet habe.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Ik ben alles kwijt dat van waarde was, alles waar ik naartoe werkte.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Karena saya kehilangan semua yang berharga, semua tujuan kerja keras saya.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.잃어버렸는걸요, 제가 노력해왔던 것들은
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Mindent elvesztettem, ami számított, mindent, amiért dolgoztam...
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Parce que j'ai tout perdu, tout ce pour quoi j'avais travaillé.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Perché ho perso tutto quello che consideravo di valore, tutto quello per cui avevo lavorato.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Perdi tudo aquilo "a que dava valor, tudo para o qual trabalhei.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Porque he perdido todo lo que valoraba, todo por lo que había trabajado.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Protože jsem ztratila vše, čeho jsem si cenila, všechno na čem jsem pracovala.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Straciłam wszystko, co miało dla mnie wartość. wszystko do czego dążyłam.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Stratila som všetko, čo som si cenila, to, na čom som pracovala.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Загубих всичко, което ценях, всичко, към което се стремях.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.Я ведь потеряла всё, что я ценила, всё, к чему стремилась.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.ذا قيمة بالنسبة لي، كل ما كنت أعمل لأجله يوماً.
Çünkü değer verdiğim her şeyi kaybettim, uğruna çalıştığım her şeyi.何もかも」
Çünkü gerçeğe karşı değil, ancak gerçek uğruna bir şey yapabiliriz.Boć nie możemy nic przeciwko prawdzie, ale za prawdą.
Çünkü gerçeğe karşı değil, ancak gerçek uğruna bir şey yapabiliriz.Căci n'avem nici o putere împotriva adevărului ci pentru adevăr.
Çünkü gerçeğe karşı değil, ancak gerçek uğruna bir şey yapabiliriz.Car nous n`avons pas de puissance contre la vérité; nous n`en avons que pour la vérité.
Çünkü gerçeğe karşı değil, ancak gerçek uğruna bir şey yapabiliriz.Denn wir können nichts wider die Wahrheit, sondern für die Wahrheit.