Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.Nhưng vì cớ Ðấng_Christ , tôi đã coi sự lời cho tôi như_là sự lỗ vậy .
Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.Pero las cosas que para mí eran ganancia, las he considerado pérdida a causa de Cristo
Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.Πλην εκεινα, τα οποια ησαν εις εμε κερδη, ταυτα ενομισα ζημιαν δια τον Χριστον
Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.И тъй, ние, които сме зрели, нека мислим така; и ако мислите вие нещо другояче, Бог ще ви открие в него.
Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.Но что для меня было преимуществом, то ради Христа япочел тщетою.
Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.Та що було менї надбаннєм, те вважав я за втрату ради Христа.
Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.אך היתרנות האלה כלן חשבתי לי לחסרנות למען המשיח׃
Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.لكن ما كان لي ربحا فهذا قد حسبته من اجل المسيح خسارة.
Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.只 是 我 先 前 以 為 與 我 有 益 的 、 我 現 在 因 基 督 都 當 作 有 損 的
Ama benim için kazanç olan her şeyi Mesih uğruna zarar saydım.只是 我 先前 以 為與 我 有益的 、 我現 在 因 基督 都 當作 有 損的
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Ale předpokládejme, že pak jeden z nich zmutuje.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Ale przypuśćmy, że gen jednego z nich mutuje i osobnik ten
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Dar să presupunem că într-unul dintre ei, are loc o mutaţie.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.De tegyük fel, hogy egyikük mutáns.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.그런데 그 개체중에 한놈이 변이를 했다고 해보죠.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Maar stel dan dat een van hen muteert.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Mais, admettons que l'un d'eux subisse une mutation.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Mas suponhamos que um deles sofre uma mutação.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Ma supponiamo che uno di essi abbia una mutazione.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Pero supongamos ahora que uno de ellos sufre una mutación.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Stellen Sie sich nun vor, dass einer von ihnen mutiert.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Thế nhưng giả dụ một trong số chúng biến dị.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Αλλά ας υποθέσουμε ότι κάποιο από αυτά μεταλλάσσεται.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Но да допуснем, че един от тях мутира.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.Представьте, что один из них мутировал.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.אבל נניח שאז אחד מהם עובר מוטציה.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.ولنفترض بعد ذلك أن أحَدَها تَحَوّر.
Ama diyelim ki, bir tanesi mutasyona uğruyor.遺伝子に突然変異があり
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.그러나, 자연환경 측면에서 1기가와트를 만들어 내기 위해 50 평방미터를 불도저로 밀어버려야 합니다.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.1ギガワットは約130平方kmの 砂漠の整地が必要である これらを全部まとめて
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Aber draußen in der Natur werden für ein Gigawatt etwa 13000 Hektar Wüste umgepflügt.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Ale venku v krajině, jeden gigawatt odpovídá řádově 130.000 hektarům vybuldozerované pouště.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Ale w krajobrazie, jeden gigawat pochodzi z 50 mil kw. zniwelowanego terenu.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Dar afară în peisaj, un gigawatt înseamnă 130 km pătraţi de deşert nivelat de buldozer.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.De a földeken 1 gigawatt nagyjából 130 négyzetkilométernyi ledózerolt pusztaságot jelent.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Maar in het landschap staat een gigawatt gelijk aan zo'n 130 km2 van platgewalste woestijn.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Ma fuori, in natura, un gigawatt significa 80 km2 di deserto distrutto.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Mais dans le paysage, un gigawatt, c'est de l'ordre de 130 km2 de désert rasé.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Men ude i landskabet fylder én gigawatt i omegnen af 130 kvadratkilometer planeret ørken.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Men ute i naturen, tar en gigawatt upp ungefär 130 kvadratkilometer av schaktad öken.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Tetapi di luar sana, satu gigawatt listrik membutuhkan 50 mil persegi gurun yang diratakan.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Αλλά έξω στο τοπίο, ένα γιγαβάτ απαιτεί 50 τ. μίλια ισοπεδωμένης ερήμου.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Но навън в пейзажа един гигават е от порядъка на 50 квадратни мили разчистена с булдозери пустиня.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.Но прямо на природе 1 гигаватт означает 125 кв. км уничтоженной пустыни.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.אבל בשדות הפתוחים, ג'יגה-וואט אחד דורש 130 ק"מ רבועים של אדמה משוטחת.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.لكن في الخارج على الأراضي، غيغاواط واحد يحتاج ل50 ميل مربع من الصحراء المجروفة.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.Ale jestli nemůžeš zvítězit, pak bojuj z ušlechtilého důvodu, protože jen tak si tě budou pamatovat.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.Dar dacă nu poţi câştiga, atunci trebuie să lupţi pentru o cauză nobilă, pentru că atunci nu vei fi uitat.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın."De ha nyerni nem tudunk, legalább nemes ügyért harcoljunk, mert akkor fennmaradad az emlékezetünk.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.하지만 만일 승리할 수 없다면 대의를 위하여 싸워야만 한다 그래야만 사람들이 기억해 줄 것이기 때문이다
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.Lecz jeśli się nie da, należy walczyć w szlachetnej sprawie, wtedy będziemy zapamiętani.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.Maar als je niet kan winnen, dan moet je vechten voor een nobele zaak, want dan zul je herinnerd worden.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.Ma se non puoi vincere, allora dovresti combattere per una causa nobile, perché solo così verrai ricordato.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın."Mas se não pudermos ganhar, "então devemos lutar por uma causa nobre, "porque assim seremos recordados.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.Men hvis man ikke kan vinde, bør man kæmpe for en ædel sag, for så vil man blive husket.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.Pero si no puedes ganar, entonces deberías pelear por una causa noble, porque así serás recordado.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın."Αν όμως δε μπορείς, τότε πρέπει να δώσεις μάχη για έναν ευγενή σκοπό, γιατί έτσι θα σε θυμούνται.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.Но ако не можете да спечелите, трябва да се борите за благородна кауза, защото тогава ще ви запомнят.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın.Но если победить ты не в силах, отстаивай правое дело, и имя твоё будут помнить в веках.
Ama eğer kazanamadıysan ulvi bir amaç uğruna savaşmış olmalısın, çünkü ancak o zaman hatırlanırsın."טוב מכל," הוא אומר, "זה לנצח. אבל אם אתם לא יכולים לנצח, אז אתם צריכים להילחם למטרה נעלה,