Ana içeriğe geç
Sözlük

uğramak ile cümle

uğramak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ağırlıklı olarak yazları Rus ve Alman turist akınına uğramaktadır.Il turismo sta acquistando sempre più importanza, grazie all'arrivo sull'isola di turisti russi e finlandesi.
Yarın Tom'a uğramak istiyorum.Я хочу завтра навестить Тома.
6. yüzyılın sonlarında ve 7. yüzyıl başlarında Bizans İmparatorluğu her yönden hücumlara uğramaktaydı.В конце VI — начале VII веков, Византийская империя находилась под атакой со всех сторон.
Eskişehir Tren İstasyonuna günde dört yönden 60 kadar yük ve yolcu treni uğramaktadır.Так, станция Рыбное отправляла до 60 поездов в сутки.
Şimdi amacı Eve'e uğramaktır.Следующей должна говорить Ева.
Eskişehir Tren İstasyonuna günde dört yönden 60 kadar yük ve yolcu treni uğramaktadır.ويمر بمحطة قطار إسكي شهر يوميا من الأربع جهات ما يصل إلي 60 قطار بضائع وركاب.
Şimdi amacı Eve'e uğramaktır.E ele tem uma relação com Eva agora.
Artık her sabah ve akşam, o eve uğramakta ve oğlunu görmektedir.De vez em quando visita a sua filha.
Bazı enzim düzeyleri de değişikliğe uğramaktadır.Há também containers móveis que permitem a mudança de tamanho.
Ancak her zaman reddedilmekte ve hüsrana uğramaktadırlar.Zij zullen onzichtbaar en verdwaald blijven."
O sırada, Merle ve Daryl, bir grup aylağın saldırısına uğramakta olan Meksikalı bir aile ile karşılaşır.Ondertussen zijn Daryl en Merle op een groepje mensen gestuit die door Walkers worden belaagd.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Nick gaat intussen naar het tankstation.
Artık her sabah ve akşam, o eve uğramakta ve oğlunu görmektedir.Hij bezoekt haar elke dag in het ziekenhuis en ziet haar aftakelen.
Bizans altını da devamlı değer kaybına uğramaktaydı.Moneta bizantyńska stale traciła na wartości.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Zatrzymują się na stacji benzynowej.
Şehir özellikle yaz döneminde çok fazla sayıda günü birlik İngiliz turist akınına uğramaktadır.W weekendy, a szczególnie w wakacje, miejscowość ta przeżywa najazd turystów.
Artık her sabah ve akşam, o eve uğramakta ve oğlunu görmektedir.Detta händer varje helg då hon åker till och från sina besök hos modern.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Därefter fortsätter färden till stationen.
Ne yazık ki bu heykellerin bir kısmı vandalizme uğramaktadır.Delar av hennes diktning lutar mot det aforistiska.
Artık her sabah ve akşam, o eve uğramakta ve oğlunu görmektedir.Кожен день увечері він повертається додому до своєї самотньої квартири.
Bir silahtarın husumetine uğramak ise ekseriya vezirin idam edilmesine kadar giderdi.За участь у збройному заколоті був заочно засуджений до смертної кари.
Bu tarihi yer, turistlerin akınına uğramaktadır.Все це сприяє залученню сюди туристів.
Özellikle yaz aylarında yoğun bir şekilde olmak üzere, yılın her zamanı birçok ziyaretçi türbeye uğramaktadır.Na Křivoklátsko zavítá každým rokem mnoho turistů, zejména v letních měsících.
6. yüzyılın sonlarında ve 7. yüzyıl başlarında Bizans İmparatorluğu her yönden hücumlara uğramaktaydı.A 6. század végén és a 7. század elején a Bizánci Birodalom folyamatos támadásoknak volt kitéve.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Épp csatlakozásra vár a pályaudvaron.
Artık her sabah ve akşam, o eve uğramakta ve oğlunu görmektedir.Éjszakánként újra meg újra szemügyre veszi a házat.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Yhdessä he kulkevat rautatieasemalle asti.
Ne yazık ki bu heykellerin bir kısmı vandalizme uğramaktadır.Nämä rakennukset ovat joutuneet laajalti vandalismin kohteeksi.
Özellikle kış aylarında ulaşım felce uğramaktadır.Talviaikaan erityisesti kotilot.
Şimdi amacı Eve'e uğramaktır.Der møter hun Eve.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.De hjelper henne å komme seg til nærmeste bensinstasjon.
Grup, müziğiyle dolaşırken bir gün müsaitseniz size de uğramak ister.Jika engkau mampu melakukan (shalat) itu setiap hari sekali, maka lakukanlah!
Artık her sabah ve akşam, o eve uğramakta ve oğlunu görmektedir.Bà hằng ngày đến thăm lũ trẻ và cho chúng ăn.
Ancak her zaman reddedilmekte ve hüsrana uğramaktadırlar.しかし必ず避けられるか相手が起き上がって反撃される。
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.その後もガソリンスタンドそばのインターチェンジに移動している。
Ancak her zaman reddedilmekte ve hüsrana uğramaktadırlar.淮阴、黥布等皆以诛灭,而何之勋烂焉。
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.現在已經成為秘境車站。
Kont d'Artois, suikaste uğramaktan korkarak yurtdışına kaçtı.이타쿠라는 계약 기일이 다가오자 조직을 피해 외국으로 도망치려고 했다.
Şimdi amacı Eve'e uğramaktır.היכונו, כי אווה מגיעה.
Özellikle yaz aylarında yoğun bir şekilde olmak üzere, yılın her zamanı birçok ziyaretçi türbeye uğramaktadır.בשבילי ההר מבקרים תיירים רבים, ובתקופת הקיץ הם עמוסים במיוחד.
Bu tarihi yer, turistlerin akınına uğramaktadır.Danas je to povijesno mjesto koje posjećuju turisti.
Eskişehir Tren İstasyonuna günde dört yönden 60 kadar yük ve yolcu treni uğramaktadır.Z Košíc do Rožňavy premávajú denne štyri rýchliky a niekoľko osobných vlakov.
Artık her sabah ve akşam, o eve uğramakta ve oğlunu görmektedir.Denne prichádzajú za ňou domov, ale aj do jej dielne.
Şah Abbas suikaste uğramak saplantısından hiçbir zaman kurtulamadı.Skupina ABBA nikdy oficiálne verejne neohlásila svoje ukončenie.
Özellikle kış aylarında ulaşım felce uğramaktadır.Pristanišče je zlasti v zimskih mesecih izpostavljeno burji.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Trenutno se uporablja policijska postaja.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Ajutiselt asub ta tööle bensiinijaama.
Bir silahtarın husumetine uğramak ise ekseriya vezirin idam edilmesine kadar giderdi.Kord üles korjatud relv jääb tegelase omandisse kuni surmani.
Eskişehir Tren İstasyonuna günde dört yönden 60 kadar yük ve yolcu treni uğramaktadır.Raudteejaam suudab vastu võtta kuni 40 rongipaari ööpäevas.
Ama birkaç gün içinde uğramak zorunda olduğum bana en yakın olanında sırada beklerken şöyle diyeceğim:아니죠. 하지만 저희 집에서 가까운 제가 며칠 이내에 가야하는 곳은 이런 줄 안에 서서 중얼거리겠죠.
Ama birkaç gün içinde uğramak zorunda olduğum bana en yakın olanında sırada beklerken şöyle diyeceğim:Nie. Ale w tym, do którego muszę pójść za kilka dni, na pewno w kolejce powiem:
Ama birkaç gün içinde uğramak zorunda olduğum bana en yakın olanında sırada beklerken şöyle diyeceğim:Pero en la que se encuentra cerca mío a la que tengo que ir en unos días,
Ama birkaç gün içinde uğramak zorunda olduğum bana en yakın olanında sırada beklerken şöyle diyeceğim:To ne. Ale tam, kde bydlím já a kam budu muset za pár dnů zajít si budu při čekání ve frontě říkat:
Ama birkaç gün içinde uğramak zorunda olduğum bana en yakın olanında sırada beklerken şöyle diyeceğim:Όχι. Όμως, σε αυτό που είναι κοντά μου, όπου πρέπει να πάω σε λίγες μέρες, όταν θα στέκομαι στη γραμμή θα πω,
Ama birkaç gün içinde uğramak zorunda olduğum bana en yakın olanında sırada beklerken şöyle diyeceğim:לא. אבל בזה שנמצא סמוך אליי, זה שאליו עליי ללכת בעוד מספר ימים, מה שאומר בעודי עומד בתור זה:
Ama birkaç gün içinde uğramak zorunda olduğum bana en yakın olanında sırada beklerken şöyle diyeceğim:لا. لكن الشخص القريب مني حيث ينبغي علي الذهاب في بضع أيام، ما سأقوله حينما أقف في الصف هو،
Ama birkaç gün içinde uğramak zorunda olduğum bana en yakın olanında sırada beklerken şöyle diyeceğim:数日後に行くと 順番待ちの列でこう毒づいてしまうでしょう 「こんなにばかな奴らが生きてるなんて」
Bellek yerleşimi başarısız! Bilgi kaybına uğramak istemiyorsanız bu uygulamayı hemen kapatmalısınız.A alocação de memória falhou. Fechar esta aplicação imediatamente para evitar a perda de dados.
Bellek yerleşimi başarısız! Bilgi kaybına uğramak istemiyorsanız bu uygulamayı hemen kapatmalısınız.Allocazione di memoria non riuscita. È meglio chiudere questa applicazione adesso per evitare perdite di dati.
Bellek yerleşimi başarısız! Bilgi kaybına uğramak istemiyorsanız bu uygulamayı hemen kapatmalısınız.Alocarea memoriei a eșuat. Trebuie să închideți aplicația acum pentru a evita pierderi de date.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod