Ana içeriğe geç
Sözlük

uğramak ile cümle

uğramak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben, bir ara evinize uğramak istiyorum.I'd like to come around to your house sometime.
Gelecek Cuma akşamı uğramak ve benimle ve arkadaşlarımla poker oynamak isteyebilirsiniz.You might want to come over and play poker with me and my friends next Friday evening.
Tom hayal kırıklığına uğramak istemiyor.Tom doesn't want to be disappointed.
Haberi duyduğumda hayal kırıklığına uğramaktan kendimi alamadım.I couldn't help but feel disappointed when I heard the news.
Sen Tanrının gazabına uğramak istemezsin.You do not want to incur the wrath of God.
Tom ve Mary uğramak istiyor.Tom and Mary want to come over.
Uğramak ve oynamak ister misin?Do you want to come over and play?
Sadece selam vermek için uğramak istedim.I just wanted to drop by to say hi.
Akşam yemeği için uğramak ister misin?Would you like to come over for dinner?
Uğramak ve nasıl olduğunu görmek istiyordum.I wanted to stop by and see how you're doing.
Tom'un yerine uğramak için geldim.I came to take Tom's place.
Tom'u görmek için hastaneye uğramak zorunda kaldım.I had to stop by the hospital to see Tom.
İş için değişime uğramak zorundayım.I have to get changed for work.
Geç olduğunu biliyorum ama uğramak ister misin?I know it's late, but would you like to come over?
Tom'un bir ziyaret için uğramak isteyip istemediğini göreceğiz.I'll see if Tom wants to come over for a visit.
Tom'un uğramak için ve piyanoyu taşımamıza yardım etmek için zamanı olacağını umuyordum.I was hoping Tom would have time to come over and help us move the piano.
Uğramak zorunda olmadığını sana söyledim.I told you you didn't have to come over.
Tom Boston'da iken bazı eski arkadaşlara uğramak istediğini söyledi.Tom said he wanted to drop in on some old friends while he was in Boston.
Tom'a bu gece uğramak için çok yorgun olduğumuzu söyle.Tell Tom we're too tired to come over tonight.
Tom'a bu gece uğramak için çok yorgun olduğumuzu söyleyelim.Let's tell Tom we're too tired to come over tonight.
Sadece uğramak ve ne yaptığını görmek istedim.I just wanted to stop by and see how you were doing.
Sadece uğramak ve teşekkürler demek istedim.I just wanted to stop by and say thanks.
Ben sadece uğramak ve sana iyi şans dilemek istedim.I just wanted to stop by and wish you good luck.
Şimdi uğramak ister misin?Do you want to come over now?
Dan Linda'nın oğlunu görmek için uğramak istedi.Dan wanted to come by to see Linda's son.
Hayal kırıklığına uğramak önemli değil.It's OK to be disappointed.
Onun yaşında saç dökülmesine uğramak çok üzücü.Suffering from hair loss at her age is so sad.
Tom ve ben uğramak istiyoruz.Tom and I want to come over.
Tom işten sonra uğramak istiyordu.Tom wanted to come over after work.
Evime üğramak ve takılmak ister misin?Would you like to come over to my house and hang out?
Onu askerlerin tecavüzüne uğramaktan kurtardı.He rescued her from being raped by the soldiers.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.The police arrive at the gas station.
Şimdi amacı Eve'e uğramaktır.Now he wants to win back Eva.
Bazı enzim düzeyleri de değişikliğe uğramaktadır.His facial proportions also change.
Çünkü insanların bu konuya iyi yaklaşmadıklarını biliyorlar ve tacize uğramaktan korkuyorlar.Why does something like that happen so often?
Daha sonra benimle eve uğramak ister misin?Want to go stop by the house with me later on?
Hayal kırıklığına uğramak için sabırsızlanıyorum.)Nobody in the world of marketing knows this.
Tecavüze uğramaktan korkuyormuş.She was scared of rape.
Hapse düşüp tecavüze uğramak istemiyorsak gerçekte neler olduğunu bulmalıyız!We've got to figure out what happened before we are all end up in prison getting raped!
Ben Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabına uğramaktan korkarım."If I disobey my Lord, I fear the punishment of an awful Day."
Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?Do they want to hasten Our punishment?
"Biz, çetin ve belalı bir günde Rabbimizden (O'nun azabına uğramaktan) korkarız" (derler).We fear the dismal day calamitous from our Lord."
Ya şimdi onlar, bizim azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?Do they want to hasten Our punishment?
Böylelerinin cezası, Allah'ın, meleklerinin ve bütün insanların lânetine uğramaktır.For such the requital is the curse of God and the angels and of men.
Bana karşı çıkmanızdan ötürü azabıma uğramaktan sakının. [7,41; 29,55]With this does God warn His creatures: "O My creatures, fear Me."
(Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır.After fulfilling any bequest and paying off debts, without any prejudice.
Ey kullarım! Bana karşı çıkmanızdan ötürü azabıma uğramaktan sakının.That is how God strikes fear into His servants—“O My servants!
Yoksa, Rabbinizin gazabına uğramak için mi benimle yaptığınız sözleşmeyi bozdunuz," dedi.Or did you want wrath from your Lord to descend upon you, so you broke your promise to me?”
Bellek yerleşimi başarısız! Bilgi kaybına uğramak istemiyorsanız bu uygulamayı hemen kapatmalısınız.Memory allocation failed. You should close this application now to avoid data loss.
Eninde sonunda, tüm maddeler, yüksek basınçta metalizasyona uğramaktadır.At ultimately high compression, however, all materials will metallize.[citation needed]
Camair-Co, kuruluşundan bu yana zarara uğramaktadır.Camair-Co has been loss-making since its creation.
Tekrar tekrar tecavüze uğramak.Being raped again and again and again.
Şimdi amacı Eve'e uğramaktır.Das Mädchen versucht nun, Eve zurückzuverwandeln.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Danach verlässt er die Tankstelle.
Özellikle kış aylarında ulaşım felce uğramaktadır.So kann es insbesondere in den Wintermonaten zu Unterbrechungen kommen.
Artık her sabah ve akşam, o eve uğramakta ve oğlunu görmektedir.Jede Nacht kam Pānia an Land und besuchte ihren Mann.
Ağırlıklı olarak yazları Rus ve Alman turist akınına uğramaktadır.Im Sommer zieht das Museum vor allem serbische und russische Touristen an.
Benzin istasyonuna da uğramak zorundadırlar şimdi.Ils doivent aller à la gare maintenant.
Bizans altını da devamlı değer kaybına uğramaktaydı.Depuis, l'ariary a constamment perdu en valeur.
Artık her sabah ve akşam, o eve uğramakta ve oğlunu görmektedir.Atiende día y noche y visita a sus pacientes por las tardes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod