uğraşma ile cümle

uğraşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra o kadar mutluydum ki robotla uğraşmaya devam ettim, gördüğünüz gibi robotun dümeni önde.ご覧のように 前に舵があります 普通は後ろにあります
Sonsuz büyüklüklerle uğraşmak işimizi zorlaştırır.הוא אינסופי. קשה לעבוד עם זה.
Sonsuz büyüklüklerle uğraşmak işimizi zorlaştırır.لذلك سيصعب حسابها
Son zamanlarda cesetten başka bir şeyle uğraşmadım, o yüzden elim biraz ağır olabilir.Jag har bara haft hand om lik på sistone- -så jag kanske är lite hård.
Son zamanlarda cesetten başka bir şeyle uğraşmadım, o yüzden elim biraz ağır olabilir.Jeg har kun taget mig af lig på det seneste, - - så måske tager jeg lidt hårdt fat.
Son zamanlarda cesetten başka bir şeyle uğraşmadım, o yüzden elim biraz ağır olabilir.Non ho lavorato altro che con cadaveri ultimamente, per cui potrei essere un po' brusco nei movimenti.
Son zamanlarda cesetten başka bir şeyle uğraşmadım, o yüzden elim biraz ağır olabilir.Olen käsitellyt vain ruumiita viime aikoina- -joten saatan olla hieman kovakourainen.
Son zamanlarda cesetten başka bir şeyle uğraşmadım, o yüzden elim biraz ağır olabilir.Ostatnio miałem do czynienia tylko z ciałami, więc mogę nie być zbyt delikatny.
Son zamanlarda cesetten başka bir şeyle uğraşmadım, o yüzden elim biraz ağır olabilir.Últimamente solo trato con cadáveres, así que puede que mi tacto sea un poco brusco.
Son zamanlarda cesetten başka bir şeyle uğraşmadım, o yüzden elim biraz ağır olabilir.Ultimamente, só tenho lidado com cadáveres, por isso, o meu toque pode não ser o mais suave.
Son zamanlarda cesetten başka bir şeyle uğraşmadım, o yüzden elim biraz ağır olabilir.Μόνο με πτώματα ασχολούμαι τελευταία, οπότε μπορεί να μην έχω απαλό άγγιγμα.
Son zamanlarda cesetten başka bir şeyle uğraşmadım, o yüzden elim biraz ağır olabilir.Я в последнее время имел дело только с трупами, так что моя рука несколько огрубела.
Şöyle bir şeydi : "Benimle uğraşma.Görmüyor musun, plastik bıçağım var."Strategic.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Azt akarom mondani, hogy próbáljunk meg másokat megismerni, megismerni a másikat.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Chcę powiedzieć, że musimy próbować zrozumieć innych ludzi, inaczej. <?>
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Eu queria dizer que temos de tentar conhecer pessoas, os outros.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Ich wollte noch sagen, dass wir versuchen müssen, andere Menschen kennenzulernen -- den Anderen.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Ik wilde zeggen dat we moeten proberen om andere mensen te leren kennen, de andere.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Quería decir que tenemos que tratar de conocer a otra gente, al otro.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Saya ingin mengatakan bahwa kita harus mencoba mengetahui tentang orang lain.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Tôi chỉ muốn nói rằng chúng ta phải cố gắng để hiểu lẫn nhau
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Voiam să spun că noi trebuie să încercăm să cunoştem alţi oameni, pe ceilalţi.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Vorrei dire che dobbiamo sforzarci di conoscere altre persone, l'altro.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Θα ήθελα να πω ότι πρέπει να προσπαθούμε να γνωρίζουμε άλλους ανθρώπους, τον άλλον.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız.Исках да кажа, че трябва да се опитаме да опознаем други хора, другите.
Söylemek istediğim, Diğer insanları tanımak için uğraşmak zorundayız."Я хотела сказать, что нам нужно пытаться узнавать других людей, не таких, как мы.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Để đối phó với điều này, thì chúng ta phải đối phó với vấn đề thuế, cả trước-thuế và sau-thuế.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Devo dire che per affrontare il problema dobbiamo fare i conti con la post-tassazione e la pre-tassazione.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Eu diria que para lidarmos com isto temos que lidar com as coisas pós-impostos e as coisas pré-impostos.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Jag borde säga att för att hantera detta, så måste vi hantera sakerna efter skatt och före skatt.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Je dois dire que pour faire face à cela, nous devons traiter l'après impôt et l'avant impôt.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Jeg vil sige, at for at håndtere dette, er vi nødt til at konfrontere efter skat-tingene og før skat-tingene.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.이것에 대처하기 위해서 제가 말해야만 하는 것은, 우리는 세금 이후의 것들과 세금 이전의 것들에 대해서 대처해야만 한다는 것입니다
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Měl bych říct, že abychom se s tím vyrovnali, měli bychom se zabývat aspekty po zdanění a před zdaněním.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Om hier mee om te gaan, moeten we het hebben over zaken voor en na de belastingen.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Saya harus mengatakan bahwa untuk mengatasinya kita harus mengatasi hal-hal sesudah dan sebelum pajak.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Um damit zurechtzukommen müssen wir klären, was nach der Steuer passiert und was vor der Steuer.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.Надо сказать, что для решения этой проблемы нам следует работать над доходами до вычета налогов и после.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.אני צריך לומר שעל מנת להתמודד עם כך, אנחנו צריכים להתמודד עם נושאים שהם לאחר מס ונושאים שהם לפני מס.
Söylemeliyim ki, bununla baş edebilmek için vergi sonrası ve vergi öncesi konularıyla uğraşmamız gerekiyor.税引き前後の所得格差是正に 取り組む必要があると言えるでしょう 上層部の給与やボーナス慣例などの所得を
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.les entrepreneurs, qui n'avaient pas l'habitude de traiter avec des organisations non gouvernementales.
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.NGO와 거래를 하는데 익숙하지 않았던 기업가들의
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.כדי להפיג את החשש מליבות היזמים, שלא היו רגילים למגעים
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.ليزيل الخوف من قلوب المبادرين , الذين لم يعتادوا على التعامل
STK'larla uğraşmaya alışık olmayan girişimcilerin korkularını azaltmak için başkanlık etti.企業の 懸念を払拭しました 最初の討議で企業側は
Şu anda bağımlılıklarla uğraşmayacağız.Me emme enää ole näiden riippuvuuksien kanssa tekemisissä.
Şu anda bağımlılıklarla uğraşmayacağız."MIndenki az Illúzió nevű klub tagja.
Şu anda bağımlılıklarla uğraşmayacağız.Nebudeme se teď zabývat závislostmi.
Şu anda bağımlılıklarla uğraşmayacağız.No nos vamos a ocupar de adicciones ahora.
Şu anda bağımlılıklarla uğraşmayacağız.Non stiamo avendo a che fare con le dipendenze ora.
Şu anda bağımlılıklarla uğraşmayacağız.Nous n'allons pas nous occuper des addictions maintenant.
Şu anda sırf bulunduğumuz ortam gereği seninle uğraşmak zorundayım.Aku tidak ada pilihan kecuali melayanimu karena keberadaan kita sekarang.
Şu anda sırf bulunduğumuz ortam gereği seninle uğraşmak zorundayım.Ich hatte keine andere Wahl, als mich mit dir zu beschäftigen, wegen der Stituation in der du gerade warst.
Şu anda sırf bulunduğumuz ortam gereği seninle uğraşmak zorundayım.Ik had geen andere keus dan met je om te gaan omdat we nu hier zitten.
Şu anda sırf bulunduğumuz ortam gereği seninle uğraşmak zorundayım.Jag har inget val än att ha å göra med dig nu på grund av var vi är nu.
Şu anda sırf bulunduğumuz ortam gereği seninle uğraşmak zorundayım.Je n'ai aucun autre choix que d'être avec toi, à cause de l'endroit où nous sommes.
Şu anda sırf bulunduğumuz ortam gereği seninle uğraşmak zorundayım.Nie mam innego wyboru, jak zadawać się z tobą, ze względu na sytuację, w jakiej się znaleźliśmy.
Şu anda sırf bulunduğumuz ortam gereği seninle uğraşmak zorundayım.Nimam druge izbire, kot da se ukvarjam z vami, zaradi česa kje smo zdaj.
Şu anda sırf bulunduğumuz ortam gereği seninle uğraşmak zorundayım.Non ho altra scelta che avere a che fare con te ora per via di dove siamo.
Şu anda sırf bulunduğumuz ortam gereği seninle uğraşmak zorundayım.Nu am avut de ales ca sa ma intalnesc cu tine din cauza ca eram deja impreuna

İlgili Sayfalar