Ana içeriğe geç
Sözlük

uğraşı ile cümle

uğraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Jainizm insana ait en yüce mükemmelliğin ortaya çıkarılmasına uğraşır.Be akarja bizonyítani az Úrnak műve tökéletlenségét.
Meereen'de Daenerys Targaryen, isyancılarla uğraşırken ciddi kayıplar verir.Meereenben Daenerys Targaryen-t minden oldalról szorongatják ellenségei.
Ayrıca köyde arıcılıkla da uğraşılmaktadır.Vidéken rendezéssel is foglalkozott.
Her aile tarımla uğraşır.A család valamennyi faja élősködő.
Silah ticaretiyle uğraşırlar.Fegyvereink rosszakaróink ellen.
Bilimle uğraşır.História Tudósportál.
Babası çok sayıda dekor işleriyle uğraşırken, küçük Simon da kendisine yardım ediyordu.Közben nyaranta építkezéseken dolgozott, ebben édesapja is segíteni tudott neki.
Takım arkadaşları Maya ve Boomer ile dövüş sanatlarıyla uğraşır.Küldetésében nincs egyedül; Maya és Boomer hűséges kísérői föld körüli útja során.
Sayid, Kate ve Boone, Fransız mesajını telsizle üçgene almak için uğraşırlar.Sayid, Kate ja Boone yrittävät kolmioida ranskalaista hätäviestiä.
Fakat babası bu olayın gitdikçe ileri gitmemesi için uğraşırken John bu becerisini kayb eder.Johnin isä ei aikonut menettää poikaansa sellaisissa oloissa.
Sürekli babasını memnun etmek için uğraşır.Hän tappelee jatkuvasti isänsä kanssa.
Hatrı sayılır derecede ceviz ile de uğraşılmaktadır.Kannen tulee olla myös tarpeeksi raskas.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Naisetkin uskaltavat opettaa ja jopa kastaa.
Uyuşturucu kaçakçılıyla uğraşırken kardeşi tarafından ihbar edilerek müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır.Epäonnisen viinan salakuljetusmatkan jälkeen poikien isä joutuu vankilaan.
Bazı kişisel şeylerle uğraşıyordum.Tekee henkilökohtaisen tutkimuksen.
Bu dönemde devrimci faaliyetlerle uğraşır.Κατά τη διάρκεια αυτής της περιόδου ασχολήθηκε με την επαναστατική πολιτική.
Yirmi üç yaşındaydık ve yıllardır uğraşıyorduk.Ήταν 27 ετών και άγαμος.
Sayılar Teorisi'nin en önemli uğraşısı asal sayılar hakkındaki bu tür sorulardır.Βασικό αντικείμενο μελέτης της θεωρίας αριθμών είναι οι πρώτοι αριθμοί.
Ayrıca arıcılıklada uğraşılmaktadır.Ο ίδιος είναι Προτεστάντης.
Mahallede tarım alanlarının azlığı tarımla uğraşıyı azaltmıştır.Οι πτωχεύσεις των μικρών αγροτικών νοικοκυριών ενισχύουν αυτή τη διαδικασία.
Babası kereste ticareti ile uğraşıyordu.Ο πατέρας του εργαζόταν ως μεσάζοντας σε δημοπρασίες.
Her şeye rağmen, sezon sonunda istifa etti ve edebi uğraşılarını sürdürdü.Παρόλα αυτά, παραιτήθηκε στο τέλος της θεατρικής περιόδου και επέστρεψε στις λογοτεχνικές του δραστηριότητες.
Ayrıca köy vatandaşlarının bir kısmı arıcılık ile uğraşır.Μερικοί κάτοικοι ασχολούνται και με τη γουνοποιία.
Kinematik, kuvvetleri hesaba katmadan hareketlerin etkileri ile uğraşır.Σε αντίθεση με τη Κινηματική που εξετάζει την κίνηση των σωμάτων χωρίς την επίδραση δυνάμεων.
Bu uğraşından esinlenerek bir komedi hikâyesi yazma çalışmalarını sürdürmektedir.Ακολουθεί μια αντιπροσωπευτική παράθεση έργων του.
Özellikle bir aktivite ile uğraşırken suya ihtiyaç duyulur.Εννοώ, περπάτημα πάνω στο νερό; Χρειάζεται... μια πράξη πίστης.
Bazı kişisel şeylerle uğraşıyordum.Jeg gik igennem nogle personlige ting.
Sayid, Kate ve Boone, Fransız mesajını telsizle üçgene almak için uğraşırlar.Sayid, Kate og Boone forsøger at triangulere det franske signal.
Garibaldi'nin ailesi deniz taşımacılığı işi ile uğraşıyordu ve deniz hayatı için yetiştirilmişti.Garibaldis familie drev kysthandel, og sønnen blev opdraget til et liv til søs.
Aynı zamanda Bolşeviklerin yasadışı örgütsel faaliyetleriyle de uğraşır.Han styrede samtidig den illegale bolsjevikkiske bevægelse.
Hayatındaki en önde gelen uğraşısı idi.Han har begået den største fejltagelse i sit liv.
Harry Styles, "Biz yoldayken, havaalanındayken hep şarkı yazmaya uğraşıyoruz.Styles sagde, "vi skriver dem altid på vejen til hoteller og lufthavne.
Ayrıca meyvecilikle de uğraşılmaktadır.Desuden spiser de frugt.
Özellikle bağcılıkla uğraşılır.Støtter især i sideretningen.
Ana madde: Antik Yunanistan'da tarım Yunan insanlarının yaklaşık %80'i tarım ile uğraşıyordu.Uddybende artikel: Swazilands økonomi Mere end 80 procent af befolkningen lever af landbrug.
Bunlar çoğunlukla at ticareti ve ticaret gemilerine adam toplamakla uğraşıyorlardı.Hun malede især heste og fiskerbåde.
Bellibaşlı kişiler soğancılıkla uğraşırlar ve pazarlamasını kendileri yaparlar.Smarte er kompagniets sælger af alt muligt.
Garibaldi'nin ailesi deniz taşımacılığı işi ile uğraşıyordu ve deniz hayatı için yetiştirilmişti.Garibaldis familie drev med kysthandel, og sønnen ble oppdratt til et liv til sjøs.
Sayid, Kate ve Boone, Fransız mesajını telsizle üçgene almak için uğraşırlar.Sayid, Kate og Boone prøver å triangulere den franske radiosendingen.
Le Preste ailesi noter olarak çalışmaktaydı ve tarım ve ormancılıkla uğraşıyordu.Le Prestre-herrene virket som notarer og virket i jordbruket og skogbruket.
Bazı kişisel şeylerle uğraşıyordum.Det dreide seg om et personspørsmål.
Genelde amatörce ve hobi uğraşıları için kullanılmıştır.Dette blir som oftest gjort av entusiaster og hobbyister.
Yirmi üç yaşındaydık ve yıllardır uğraşıyorduk.Han var da 24 år og 89 dager gammel.
Ağacın kurumuş dalını çıkarmaya uğraşıyordum.Ryddet gården Skavlan i Snåsa.
Günlerdir bu meseleyle uğraşıyoruz.Dette har vært diskutert lenge.
Aynı zamanda Bolşeviklerin yasadışı örgütsel faaliyetleriyle de uğraşır.Han har også arbeidet utrettelig for UNESCOs kampanjer mot analfabetisme.
Yirmi üç yaşındaydık ve yıllardır uğraşıyorduk.13 Pagi - Hampir tiga belas tahun, kita bekerja.
Konseyin kendisine verdiği görevleri yapmakla uğraşır.Ia pun menerima tugas yang diberikan kepadanya.
Ayrıca arıcılıklada uğraşılmaktadır.Ia pun terpaksa pulang dengan perasaan terhina.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Mereka juga berpuasa dan berzikir.
Henüz yeni yeni bağcılıkla da uğraşılıyor.Mereka pun terjebak dalam masalah baru.
Kız cümlelerinin kendini daha büyük ve olgun göstermesi için uğraşır.Harry kemudian ingin membuktikan dirinya cukup matang dan dewasa.
Houston'daki şov için yapabileceğimiz şeylere odaklandık ve iyi bir zaman geçirmeniz için uğraşıyoruz.Kami di sini untuk menunjukkan bakat kita dan kita bisa melakukannya dengan benar untuk saat ini.
Bunlar bir zamanlar matematik felsefecilerinin başlıca uğraşı alanıydı.Ini adalah salah satu dari banyak perkara yang diperhatikan di dalam filsafat matematika.
Bir kısmı da ticaretle uğraşır.Sebagian lainnya adalah pedagang.
Gizemli ve karışık davaları çözmekle uğraşır.Dia bekerja untuk menyelesaikan kasus-kasus rumit dan gaib.
Bazı kişisel şeylerle uğraşıyordum.Saya serius sekali menangani kasus-kasus ini.
Bilinçsiz yapıldığından ne kadar uğraşılsa da bir yararı olmayacaktır.Nếu không có duyên cớ mà vẫn xem thì không hiệu nghiệm.
Uzun uğraşılardan sonra, buradan kurtuldu.Sau nhiều cố gắng lớn, ông ta đã đến nơi.
Babası sıhhi tesisatçılık işiyle uğraşıyordu, annesini 3 yaşında iken kaybetmişti.Mẹ ông qua đời vì bệnh lao khi ông mới được 3 tuổi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod