Ana içeriğe geç
Sözlük

uğraşı ile cümle

uğraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.E ho raccontato loro le mie esperienze, cercando, ancora una volta, di sensibilizzarli.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.En ik vertelde ze over mijn ervaringen en probeerde, opnieuw, bewustzijn te creëren.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Eu mostrei-lhes as minhas experiências e, mais uma vez, tentei sensibilizar.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.그리고 그곳에서도 역시 저의 경험을 말씀드리고 다시 한 번, 사람들의 경각심을 일깨우려 노력했죠.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Opowiadałam o swojej pracy starając się zwiększyć świadomość społeczną.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Rozprávala som im svoje zážitky, snažila som sa zvýšiť povedomie.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Și le-am prezentat experiențele mele în încercarea de a-i face conștienți de ce se întâmplă.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Und ich teilte meine Erfahrungen mit ihnen und versuchte - wieder - ein Bewusstsein zu bilden.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Và tôi cho họ thấy những trải nghiệm của mình và vì vậy nâng cao nhận thức
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Y les estaba mostrando mis experiencias tratando, una vez más, de crear conciencia.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Και τους έδειχνα τις εμπειρίες μου και προσπαθούσα, πάλι, να τους ευαισθητοποιήσω.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.И аз им показвах моите преживявания, и се опитвах, отново, да повиша осведомеността.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Я делилась с ними опытом и пыталась еще раз просветить их в этой области.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.והפגנתי להם את הנסיון שלי ונסיתי, שוב, לעורר מודעות
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.وكنت أريهم هنا بعض خبراتي في هذا المجال واحاول ان انشر الوعي عن تلك القضية
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.真実を伝え、認識を高める努力をました。 そして再びエディンバラです。
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Iar ei încercau -- ştiau că e implicat creierul în bolile neurologice și psihiatrice.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.그리고 그들은 뇌가 신경계, 정신계 질환에 관여한다는 것을 알고 있었어요.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Och de försökte... de visste att hjärnan var inblandad i neurologiska och psykiatriska sjukdomar.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Og de prøvede at -- de vidste at hjernen var involveret i neurologiske og psykiatriske lidelser.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Snažili se o to -- věděli, že mozek může za neurologické a psychické nemoci.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Tudták, hogy az agynak köze van a neurológiai és pszichiátriai betegségekhez.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Und sie wussten, dass das Gehirn mit neurologischen und psychischen Krankheiten zu tun hatte.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Và họ đã thử nghiệm, họ đã hiểu ra não bộ có liên quan tới bệnh thần kinh và tâm thần.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Wiedzieli, że w mózgu można znaleźć przyczyny neurologicznych i psychiatrycznych zaburzeń.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Y ellos sabían que el cerebro tenía relación con las enfermedades neurológicas y psiquiátricas.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Ze wisten dat de hersenen te maken hadden met neurologische en psychiatrische ziektes.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.И те са се опитвали да -- те са знаели, че мозъкът има връзка с неврологичните и психиатрични болести.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.Они пытались — они знали, что мозг причастен к неврологическим и психиатрическим заболеваниям.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.הם ידעו שהמוח קשור במחלות עצבים ומחלות נפש.
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.و كانوا يحاولون أن-- لقد عرفوا أن الدماغ له علاقة في الأمراض العصبية و النفسية
Ve onlar uğraşıyorlardı - nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların beyinle alâkalı olduğunu biliyorlardı.関係があることを知っていました 正確には把握していませんでしたが
Ve siz uğraşıp hesap makinasında log 17 tabanı için tuş arayacaksınız, ve bulamayacaksınız.그러면 여러분은 급히 움직여서 여러분의 계산기에 로그 밑수 17 이 있는지를 살펴보는데, 찾을 수가 없습니다.
Ve siz uğraşıp hesap makinasında log 17 tabanı için tuş arayacaksınız, ve bulamayacaksınız.E sei li' che cerchi il tasto del logaritmo in base 17 e non lo trovi.
Ve siz uğraşıp hesap makinasında log 17 tabanı için tuş arayacaksınız, ve bulamayacaksınız.Je gaat op zoek naar de logaritme met grondtal 17 op je rekenmachine, maar vindt deze niet.
Ve siz uğraşıp hesap makinasında log 17 tabanı için tuş arayacaksınız, ve bulamayacaksınız.Y te enredas buscando el botón del logaritmo en base 17 en tu calculadora, y no lo encuentras.
Ve siz uğraşıp hesap makinasında log 17 tabanı için tuş arayacaksınız, ve bulamayacaksınız.И вие ще се засуетите, търсейки копчето log с основа 17 на калкулатора ви, и не го намирате.
Ve siz uğraşıp hesap makinasında log 17 tabanı için tuş arayacaksınız, ve bulamayacaksınız.وبهذه الحال ستندفع وتبحث عن زر لو الاساس 17 على آلتك الحاسبة ولن تجده
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.Als gevolg daarvan, zitten we vast aan de moeilijke vraag over wie dood is.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.Drept consecinţă ne vedem obligaţi să ne luptăm cu această întrebare foarte dificilă despre cine e mort.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.E di conseguenza dobbiamo affrontare il dilemma di stabilire chi veramente sia morto.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.Et par conséquent nous sommes contraints de débattre de cette question difficile de savoir qui est mort.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.결과적으로 우리는 누가 죽은지에 관련된 난해한 질문에 대면하게 됩니다.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.Und als Folge verfangen wir uns bei dem Kampf mit der wirklich schwierigen Frage, wann jemand tot ist.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.Vi måste därför kämpa med denna verkligt svåra fråga om vem som är död.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.Výsledkom je, že sme zaseknutí v tejto veľmi ťažkej otázke o tom, kto je vlastne mŕtvy.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.W efekcie musimy zmagać się z tym jakże trudnym pytaniem, kogo uznać za martwego.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.Y, como consecuencia, debemos enfrentarnos al dilema de determinar realmente la muerte de alguien.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.И в следствие на това, ни се налага да търсим отговора на този наистина труден въпрос, кой е мъртъв.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.И как следствие, перед нами встаёт очень серьёзный вопрос: кого считать мёртвым?
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.І як наслідок, перед нами постає справді дуже серйозне питання: кого вважати мертвим?
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.וכתוצאה מכך, אנו תקועים עם המאבק בשאלה הקשה הזו לגבי מי נחשב למת.
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.ونتيجة لذلك نحن عالقون مع إضطرارنا للصراع مع هذا السؤال الصعب بالفعل عن من يعتبر ميت .
Ve sonuç olarak kimin ölü olduğuyla ilgili bu çok zor soruyla uğraşıp duruyoruz.人の死にまつわる論争が 繰り広げられるのです これは 昔のような単純な分類では通用しない
Yalnızca, katı cisim hesaplamalarıyla biraz uğraşıyoruz. -C'est juste compliqué--ne pas compliqué vraiment--juste un peu poilue une géométrie solide.
Yalnızca, katı cisim hesaplamalarıyla biraz uğraşıyoruz. -Это сложно--не то, чтобы в самом деле сложно, но здесь нам понадобиться немного страшной геометрии.
Yalnızca, katı cisim hesaplamalarıyla biraz uğraşıyoruz. -ان هذا معقد --ليس معقداً حقاً-- بل عبارة عن هندسة مواد صلبة متشعبة قليلاً
Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?Jadi di sini kita sedang berhadapan dengan - ini adalah arteri, kan?
Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?여기서 우리는 이것을 다룹니다 이것은 동맥입니다
Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?So qui ci troviamo di fronte a-- un arteria, vero"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod