Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?Tady nakreslím tepnu, ano?
Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?Tan bien aquí estamos tratando con esto es una arteria, ¿verdad?
Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?Tutaj mamy do czynienia z tętnicą, prawda?
Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?Wir haben uns hiermit beschäftigt, dies ist eine Arterie.
Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?Ось тут це артерія, так?
Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?Сега си имаме работа с това е артерия,нали?
Yani burada biz uğraşıyoruz - sağ, bir arter?הממברנה וממש לתוך תא הדם האדום. בתוך התא יש את האנזים קרבוניק- אנהידראז
Yani gerçek hayattan bir örnekle uğraşıyoruz burada gerçekten de.A kdybyste to chtěli vědět, pokud věříte těmhle číslům.
Yani gerçek hayattan bir örnekle uğraşıyoruz burada gerçekten de.Así que estamos tratando con cosas de la vida real.
Yani gerçek hayattan bir örnekle uğraşıyoruz burada gerçekten de.Das ist also der realen Welt Zeug, das wir es zu tun haben.
Yani gerçek hayattan bir örnekle uğraşıyoruz burada gerçekten de.Quindi queste sono cose che riguardano il mondo reale con cui abbiamo a che fare quotidianamente
Yani gerçek hayattan bir örnekle uğraşıyoruz burada gerçekten de.Tämä on todellisessa maailmassa tavaraa, joka meillä olet käsittelevät.
Yani gerçek hayattan bir örnekle uğraşıyoruz burada gerçekten de.Zatem to wszystko o czym mówimy dzieje się w rzeczywistości.
Yani gerçek hayattan bir örnekle uğraşıyoruz burada gerçekten de.もし、あなたがこの数字とかを本当にそうか、
Yani soru, gibi bir şey ile uğraşıyoruz. diyelim potasyum uğraşıyoruz söylüyorlar.Also die Frage ist, wenn man es mit etwas zu tun, nehmen wir an, es ist Kalium.
Yani soru, gibi bir şey ile uğraşıyoruz. diyelim potasyum uğraşıyoruz söylüyorlar.Então a questão é, se você estiver lidando com algo como, digamos que você esteja trabalhando com o potássio.
Yani soru, gibi bir şey ile uğraşıyoruz. diyelim potasyum uğraşıyoruz söylüyorlar.Entonces la pregunta es, si usted está tratando con algo como, Supongamos que usted está tratando con potasio.
Yani soru, gibi bir şey ile uğraşıyoruz. diyelim potasyum uğraşıyoruz söylüyorlar.그래서 질문은, 만일 여러분이 그와같은 것에 관해 알고 싶다면, 칼륨에 대해서 알고 싶다고 합시다.
Yani soru, gibi bir şey ile uğraşıyoruz. diyelim potasyum uğraşıyoruz söylüyorlar.Takže je tu otázka, když máme třeba draslík.
Yani soru, gibi bir şey ile uğraşıyoruz. diyelim potasyum uğraşıyoruz söylüyorlar.Więc mamy pytanie, jeśli zajmujemy się czymś takim jak, powiedzmy, że zajmujemy się potasem.
Yani soru, gibi bir şey ile uğraşıyoruz. diyelim potasyum uğraşıyoruz söylüyorlar.І знову ж таки питання. Наприклад, маємо справу з натрієм.
Yani soru, gibi bir şey ile uğraşıyoruz. diyelim potasyum uğraşıyoruz söylüyorlar.لذا فالسؤال هو، اذا كنت تتعامل مع البوتاسيوم لنقل انك تتعامل مع البوتاسيوم
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.즉, 영웅이 엄청난 거구로 전환할 때, 2가지의 가능성과 마주하게 됩니다.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.2つの可能性が考えられる その1 身長が6mになっても
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Așadar, când eroul nostru se transformă în uriaș, avem de-a face cu două posibilități.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Así, cuando nuestro superhéroe se transforma en gigante hay dos posibilidades.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Ko naš junak postane velikan, sta torej dve možnosti.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Lorsque notre super-héros se transforme en géant, nous faisons face à deux possibilités.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Portanto, quando o nosso super-herói se transforma num gigante, estamos a lidar com duas possibilidades.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Quindi, quando il nostro supereroe si trasforma in un gigante, abbiamo a che fare con due possibilità.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Vì vậy, khi siêu anh hùng của chúng ta biến thành một người khổng lồ, chúng ta đang đối mặt với hai khả năng.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Wenn sich unser Superheld in einen Riesen verwandelt, haben wir es mit zwei Möglichkeiten zu tun.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.Так что, когда наш супергерой превращается в гиганта, возможны два варианта.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.אז, כשגיבור העל שלנו הופך לענק, אנחנו מדברים על שתי אפשרויות.
Yani süper kahramanımız bir deve dönüştüğünde, iki olasılıkla uğraşıyoruz.إذاً،عندما تحول بطلنا لعملاق، فنحن نتعامل مع احتمالين.
Yani x 153'e eşit olur. Uzun ömürlü insanlarla uğraşıyoruz.15. x er altså lig med 153. .
Yani y eşittir - işte bununla uğraşıyorum.Quindi è y = --- questo è quello con cui ho a che fare.
Yani y eşittir - işte bununla uğraşıyorum.xの項をまとめて、
Yani y eşittir - işte bununla uğraşıyorum.اذاً هذه y=، هذا الذي اتعامل معه
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.Avem de-a face cu sisteme vii; Avem de-a face cu sisteme care evolueaza.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.Chúng ta làm việc với các hệ thống sống; Chúng ta làm việc với hệ thống tiến hóa.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.Estamos tratando a sistemas vivientes, estamos tratando a sistemas que evolucionan.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.우리는 살아있는 생명체들과 상대를 하고 있는 것입니다. 우리는 살아서 진화하는 생명체들을 상대하고 있지요.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.Nous avons affaire à des organismes vivants, nous avons affaire à des organismes qui évoluent.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.Wanneer we werken met levende systemen, dan werken we met systemen die evolueren.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.Имаме си работа с живи системи, имаме си работа със системи, които се развиват.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.Мы имеем дело с живыми системами; мы имеем дело с системами, которые развиваются.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.אנחנו מתמודדים עם מערכות חיות, אנו מתמודדים עם מערכות שמתפתחות.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.نتعامل مع أنظمة حية, نتعامل مع أنظمة تتطور.
Yaşayan sistemlerle, evrimleşen sistemlerle uğraşıyoruz.進化のシステムを扱うということです システムに対して何かすれば
Yazıyoruz,altı ile kaça bölelim- Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorumÍrjuk le, mennyi hat osztva -- megpróbálom szépen csinálni és színekkel jelölni.
Yazıyoruz,altı ile kaça bölelim- Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorumΓια να γράψουμε, πόσο κάνει 6 διά -- θα προσπαθήσω να το κρατήσω όμορφο και χρωματιστό.
Yetişkinler, gençler ve çocuklar için farklı uğraşı olanakları vardırCes activités sont ouvertes aussi bien aux adultes qu'aux plus jeunes et aux enfants.
Yetişkinler, gençler ve çocuklar için farklı uğraşı olanakları vardırHarrastusmahdollisuuksia on aikuisille, nuorille ja lapsille.
Yetişkinler, gençler ve çocuklar için farklı uğraşı olanakları vardırHay una amplia oferta accesible a adultos, jóvenes y niños.
Yetişkinler, gençler ve çocuklar için farklı uğraşı olanakları vardırMöjligheter till musikhobbyer finns för såväl vuxna som unga och barn.
Yetişkinler, gençler ve çocuklar için farklı uğraşı olanakları vardırВозможности для занятий музыкой есть для взрослых, детей и подростков.
Yetişkinler, gençler ve çocuklar için farklı uğraşı olanakları vardırفرص ممارسة الهوايات للكبار وللشباب وللأطفال.
Yetişkinler, gençler ve çocuklar için farklı uğraşı olanakları vardır你可以在芬兰参加许多音乐爱好活动。你可以学习乐器演奏,参加合唱团,参加音乐会和音乐节,甚至去唱卡拉OK。成人青少年和儿童都有机会培养音乐爱好。
Yoksa neden onun gibi düşük seviyedeki biriyle uğraşıyım kiAk nie, prečo by som robil také bláznivé veci, kvôli jednému človeku z nižšej vrstvy?