Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Wszystko czego potrzebowali, by czynić to szybciej i lepiej to niewielki kapitał.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Το μόνο που ήθελαν για να το κάνουν ταχύτερα και καλύτερα ήταν λίγο κεφάλαιο.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Все, чого вони потребували, щоб зробити це швидше та краще було лише маленькою часткою капіталу.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Всичко, от което се нуждаеха, за да го направят по-бързо и по-добре беше малко капитал.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.И все, что им требовалось для того, чтобы делать свое дело быстрее и лучше, - это лишь небольшой капитал.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.וכדי לעשות זאת מהר יותר וטוב יותר הם היו זקוקים להון קטן.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.وكل ما كانوا يحتاجون اليه .. هو طريقة تجعلهم يقومون بنفس الشيء ولكن بصورة اسرع وافضل بقليل من رأس المال
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.彼らに必要なのは少しの資金でした この見方には 驚かされました
TS: Onunla uğraşıyorum çünkü, birileri de benle dalga geçip duruyordu.전 방금 닉을 놀렸어요, 왜냐하면 다른 사람도 저를 놀린 적이 있기 때문이죠
TS: Onunla uğraşıyorum çünkü, birileri de benle dalga geçip duruyordu.Robil som si z neho žarty, pretože aj zo mňa si niekto robil posmech.
TS: Onunla uğraşıyorum çünkü, birileri de benle dalga geçip duruyordu.TS : je me suis moqué de lui, parce qu'on s'est aussi moqué de moi.
TS: Onunla uğraşıyorum çünkü, birileri de benle dalga geçip duruyordu.Я посмеялся над ним, потому что и надо мной посмеялись.
TS: Onunla uğraşıyorum çünkü, birileri de benle dalga geçip duruyordu.ט.ס: לעגתי לו כי לעגו גם לי.
TS: Onunla uğraşıyorum çünkü, birileri de benle dalga geçip duruyordu.تي اس:سخرت منه لأنه أحدهم سخر مني من قبل.
TS: Onunla uğraşıyorum çünkü, birileri de benle dalga geçip duruyordu.どうして僕が からかわれたのでしょう?
Üzgünüm. Ben bununla uğraşıyorum.Jag har händerna fulla med honom.
Üzgünüm. Ben bununla uğraşıyorum.Jeg har travlt med ham her.
Üzgünüm. Ben bununla uğraşıyorum.Mam z nim pełne ręce roboty.
Üzgünüm. Ben bununla uğraşıyorum.Minulla on kädet täynnä hänen kanssaan.
Üzgünüm. Ben bununla uğraşıyorum.Συγγνώμη, είμαι απασχολημένος μαζί του τώρα!
Uzun ömürlü insanlarla uğraşıyoruz.Abbiamo un po' di gente dalla vita piuttosto lunga.
Uzun ömürlü insanlarla uğraşıyoruz.오래 사시는 분들만 있네요
Uzun ömürlü insanlarla uğraşıyoruz.Máme tu lidi s opravdu dlouhou dobou života.
Uzun ömürlü insanlarla uğraşıyoruz.Máme tu ľudí s naozaj dlhou dobou života.
Uzun ömürlü insanlarla uğraşıyoruz.Nós temos pessoas que vivem bastante
Uzun ömürlü insanlarla uğraşıyoruz.Имаме някои доста големи дълголетници.
Uzun ömürlü insanlarla uğraşıyoruz.アーマンは153歳という答えが得られました。
Ve açıkçası, biz atom ölçeğinde uğraşırken, bildiğim kadarıyla endişe ediyorum, yapabileceğim en iyi.그리고 분명히, 우리가 원자정도의 크기를 다룰 때에는 이제까지 내가 했던 것처럼, 그 방법이 내가 할 수 있는 최선입니다.
Ve açıkçası, biz atom ölçeğinde uğraşırken, bildiğim kadarıyla endişe ediyorum, yapabileceğim en iyi.Oczywiście, kiedy mówimy o skali atomów, to jest najlepsze co mogę zrobić.
Ve açıkçası, biz atom ölçeğinde uğraşırken, bildiğim kadarıyla endişe ediyorum, yapabileceğim en iyi.І, очевидно, що раз ми розглядаємо усе в масштабі атомів, я переконаний, що таке пояснення цілком прийнятне.
Ve açıkçası, biz atom ölçeğinde uğraşırken, bildiğim kadarıyla endişe ediyorum, yapabileceğim en iyi.ومن الواضح، عندما نتعامل على المستوى الذري سيكون ذلك، باعتقادي افضل ما يمكنني عمله
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.A Aristoteles řekl, že i často při jednání s jinými lidmi je zapotřebí mít pravidla, která se dají ohnout.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.Aristoteles berkata sering ketika kita berhadapan dengan orang-orang, kita harus membelokan berbagai aturan.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.Arystoteles powiedział, że często w kontaktach z ludźmi musimy naginać zasady.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.E Aristotele diceva che spesso, quando abbiamo a che fare con altra gente, dobbiamo adattare le regole.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.En Aristoteles zei dat vaak, als we met andere mensen moeten omgaan, we de regels moeten aanpassen.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.Et Aristote disait souvent qu'en traitant avec d'autres personnes, nous devons tordre les règles.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.그리고 아리스토텔레스는 때로 사람을 다루는 데에 있어서, 규칙(rule)을 유연하게 사용 할 필요가 있다고 말했습니다.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.Şi Aristotel a zis în relaţia cu alţi oameni, deseori avem nevoie să îndoim regulile.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.Und Aristoteles sagte oftmals, wenn er mit anderen Leuten zu tun hatte: "Wir müssen die Vorschriften umgehen."
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.Và Aristotle nói rằng nhiều lúc khi giao tiếp với người khác, chúng ta cần phải uốn cong luật lệ.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.Y Aristóteles dijo: a menudo al tratar con otras personas tenemos que doblar las reglas.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.Είπε πως όταν έχουμε να κάνουμε με άλλους ανθρώπους, χρειάζεται συχνά να κάμπτουμε τους κανόνες.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.И Аристотел казал често, когато взаимодействаме с други хора, се налага да заобикаляме правилата.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.И еще Аристотель сказал, что при общении с окружающими мы тоже должны пользоваться гибкой мерой.
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.כדי לבנות עמודים עגולים, עליהם לכופף את הסרגל. ואריסטו אמר
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.وقال ارسطوا .. انه ايضاً عند التعامل مع الاخرين احيانا نحتاج ان نحني بعض القوانين
Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.ものさしを曲げる必要がある- ということを理解していたのだと 他者の扱いには
Ve bir kere daha dik üçgenle uğraşıyoruz.다시한번 직각삼각형에 관련된 문제를 풀 거에요
Ve bir kere daha dik üçgenle uğraşıyoruz.Mějme trojúhlelník .
Ve bir kere daha dik üçgenle uğraşıyoruz.Vi har kun med retvinklede trekanter at gøre.
Ve bir kere daha dik üçgenle uğraşıyoruz.И още веднъж, сега се занимаваме с правоъгълни триъгълници.
Ve birleştirmeleri yapmak için haftalarca uğraşıyoruz.Dan memerlukan waktu berminggu-minggu untuk melakukan semua perhitungan.
Ve birleştirmeleri yapmak için haftalarca uğraşıyoruz.En het duurt weken om onze integraties uit te voeren.
Ve birleştirmeleri yapmak için haftalarca uğraşıyoruz.E servono settimane per eseguire le nostre integrazioni.
Ve birleştirmeleri yapmak için haftalarca uğraşıyoruz.Hetek kellenek a számításokhoz.
Ve birleştirmeleri yapmak için haftalarca uğraşıyoruz.계산에는 몇 주가 소요되는 데,
Ve birleştirmeleri yapmak için haftalarca uğraşıyoruz.Levam semanas a realizar as integrações de dados.
Ve birleştirmeleri yapmak için haftalarca uğraşıyoruz.Mà vẫn cần hàng tuần mới thực hiện xong các phép tích phân.
Ve birleştirmeleri yapmak için haftalarca uğraşıyoruz.Och det tar veckor att utföra våra integreringar.