Ana içeriğe geç
Sözlük

uğraşı ile cümle

uğraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonra daha zor problemlerle de uğraşırız.После ще засегнем някои по-сложни проблеми.
Sonra daha zor problemlerle de uğraşırız.ثم سيكون بامكاننا ان نعالج مسائل اصعب. اذاً لدي
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.Además, en Synthetic Genomics, hemos estado trabajando en los principales problemas del medio ambiente.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.A Synthetic Genomics, aussi, nous travaillons sur des questions environnementales majeures.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.A Synthetic Genomics-nál nagy környezetvédelmi kérdéseken is dolgozunk.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.Bei Synthetic Genomics sind wir auch gerade dabei, zentrale Umweltprobleme anzugehen.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.Bij Synthetic Genomics hebben we ook gewerkt aan grote milieukwesties.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.De asemenea, la Synthetic Genomics, lucrăm la probleme majore ce ţin de mediu.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.Eu penso que este último derrame de petróleo no Golfo é um bom alerta.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.In più Synthetic Genomics sta lavorando alla soluzione di problemi ambientali
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.그리고, Synthetic Genomics사에서 우리는 중대한 환경 문제에 대해 일해왔습니다.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.Tại Synthetic Genomics , chúng tôi từng làm việc trong những vấn đề về môi trường lớn
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.Επίσης, στη Synthetic Genomics, δουλεύουμε πάνω σε σημαντικά περιβαλλοντικά ζητήματα.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.В компании Synthetic Genomics мы также занимаемся глобальными проблемами экологии.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.Също така в "Синтетична геномика", работим по значими проблеми на околната среда.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.ב"סינטטיק ג'נומיקס" אנחנו עובדים גם על נושאים סביבתיים מרכזיים.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.بالاضافة، في جينومكس الصناعية، نعمل في قضايا البيئة الاساسية.
Synthetic Genomics'de ayrıca önemli çevresel sorunlarla da uğraşıyoruz.重要な環境問題についても 取り組んでいます メキシコ湾での石油流出は
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Csapatokban dolgoznak, elmennek orvosokhoz, és megpróbálják rávenni őket, hogy vegyenek gyógyszereket.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.De arbejder i teams; de tager ud og sælger til læger og prøver at få dem til at købe lægemidler.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Delajo v skupinah; na terenu prodajajo zdravnikom in jih prepričujejo, da kupijo zdravila.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.He työskentelevät tiimeissä; myyvät lääkäreille ja koettavat saada nämä ostamaan tiettyjä lääkkeitä.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Họ ra ngoài và thuyết phục các bác sĩ mua thuốc của họ
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Ils travaillent en équipes ; ils vont vendre aux médecins et essayent de les amener à acheter des médicaments.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.그들은 팀을 이루어 일하는데, 밖에 나가 의사들을 상대로 약을 팝니다.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Lavorano in squadra e propongono i farmaci ai medici, cercando di convincerli a comprare.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Lucrează în echipe; ies pe teren şi vând doctorilor, încearcă să-i convigă să cumpere medicamente.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Mereka bekerja pada sebuah tim; berjualan obat-obatan ke dokter.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Pracują w zespołach, docierają do lekarzy i starają się im sprzedać leki.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Pracují v týmech, chodí po doktorech a snaží se je přesvědčit aby koupili léky.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Sie arbeiten in Teams; sie versuchen, im Außendienst Medikamente an Ärzte zu verkaufen.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Trabajan en equipos y venden a médicos y tratar de persuadirlos para que compren medicinas.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Trabalham em equipas, tentam convencer os médicos a comprar-lhes medicamentos.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Ze werken in teams; ze bezoeken artsen en proberen hen medicijnen te verkopen.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Вони працюють у команді, обходять лікарів і пропонують придбати медикаменти.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Они работают командой: обходят кабинеты врачей и предлагают им купить медикаменты.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.Те работят в екипи; те отиват и продават на лекарите и се опитват да ги накарат да купят лекарства.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.הם עובדים בצוותים; הם יוצאים ומוכרים לרופאים, ומנסים לגרום להם לרכוש תרפות.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.يعملون في فرق ، يخرجون و يبيعون للأطباء و يحاولون جعلهم يشترون الأدوية
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.医薬品を販売するのが仕事です そこで私たちは彼らがチームの一員として
"Tam kare" çıkması için uğraşıyorum.5-1= 4 です。
"Tam kare" çıkması için uğraşıyorum. "5 eksi 1", 4'tür. 2 daha çıkaralım.Ако сме направили 5, опитвам се да получа правилен квадрат 5 минус 1 е 4, минус 2.
"Tam kare" çıkması için uğraşıyorum.만약 우리가 5를 한다면 나는 완벽한 제곱을 만들도록 할 것이에요
"Tam kare" çıkması için uğraşıyorum.Lad os putte 5 ind i funktionen.
"Tam kare" çıkması için uğraşıyorum.Se facciamo il 5, sto provando con quadrati perfetti.
"Tam kare" çıkması için uğraşıyorum.اذا وضعنا 5، انني احاول اخذ مربعات كاملة
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Ahhoz, hogy ezt gyorsabban és jobban tudják csinálni, csak egy kis tőke hiányzott.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Alles was die brauchten um noch ein wenig schneller und besser zuarbeiten war ein wenig Kapital.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Het enige dat ze nodig hadden om dit sneller voor elkaar te krijgen was een klein beetje kapitaal.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.He vain tarvitsivat vähän rahaa tehdäkseen sen nopeammin ja paremmin.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Jediné, co potřebovali, aby to prováděli rychleji a lépe byla trocha kapitálu.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.그들은 단지 그것을 좀 더 빠르고 더 잘 하기위해 약간의 자본이 필요할 뿐이었습니다.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Lo único que necesitaba para poder hacerlo mejor y más rápido era un poco de capital.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Para fazer isso mais depressa e melhor, precisavam de um pouco de capital.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Pentru a o face mai repede și mai bine ei nu aveau nevoie decât de puțin capital.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Semua yang mereka butuhkan untuk melakukannya lebih cepat dan lebih baik adalah sedikit kapital.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Tất cả những gì họ cần để điều đó xảy ra nhanh hơn và tốt hơn là 1 ít vốn liếng.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Tout ce dont ils avaient besoin pour faire mieux et aller plus vite, c"était un petit capital.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Vse, kar so potrebovali, da bi to počeli hitreje in bolje, je bilo malo kapitala.
Tek eksikleri, bu uğraşı hızlandıracak ve geliştirecek kadar, küçük bir sermayeydi.Všetko, čo potrebovali, aby to mohli robiť rýchlejšie a lepšie, bolo trochu kapitálu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod