Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorum- jag försöker hålla detta fint och färgkodat.
Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorum잘 쓰고 색깔도 입혀서 해 볼께요.
Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorumSkúšam to robiť pekné a farebne odlíšené.
Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorumVamos ver, aqui está outro grupo de três assim. E então, talvez, esse grupo de três assim.
Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorumНо нека го докажем. Едно, две, три, четири, пет, шест, седем, осем, девет, десет, единайсет, дванайсет.
Hem güzel hem de renklerle belirgin yapmaya uğraşıyorumواود جعله بطريقة ولون مميزان
Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Lavoro sui cadaveri, come sempre.
Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Lidar com cadáveres, o mesmo de sempre.
Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Mam do czynienia z ciałami, jak zawsze.
Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Muchos cadáveres, como siempre.
Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Puuhailen vieläkin ruumiiden parissa.
Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Имею дело с трупами, как обычно.
İkisiyle de uğraşıyoruz.両方が満たされていることを知っています。
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.진행해온 프로젝트를 여러분께 소개하고자 합니다.
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.la care eu si sora mea geamana lucram de trei ani si jumatate.
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.שאחותי התאומה ואני מבצעות בשלוש וחצי השנים האחרונות.
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.نقوم به أنا و شقيقتي التوأم طوال الثلاث سنوات والنصف الماضية.
İkiz kızkardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz.私たちは珊瑚礁をかぎ針編みで作っています
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.C'est la première fois que je le vois se donner autant de mal
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.Das ist das erste Mal, das ich erlebe, dass er sich so viel Mühe gibt.
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.Đây là lần đầu tiên tôi thấy cậu ấy cố gắng hết sức đấy
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.Detta är första gången jag sett honom försöka så mycket.
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.Ini pertama kalinya saya melihat dia bekerja begini keras
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.뭐 저렇게 열심히 하는 것을 처음 본다.
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.Nikdy jsem neviděl, aby byl do něčeho tak zažranej.
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.Po prvýkrát som ho videl takto tvrdo na niečom pracovať.
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.Questa è la prima volta che lo vedo impegnarsi veramente,
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.Tämä on ensimmäinen kerta, kun näen hänen yrittävän näin tosissaan.
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.To je prvič, da ga vidim, da bi se za nekja tako močno potrudil.
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.Αυτή είναι η πρώτη φορά που τον βλέπω να προσπαθεί τόσο σκληρά.
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.В первый раз я видел, что он действительно усердно старается.
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.זאת הפעם הראשונה אני רואה אותו מנסה חזק
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum..هذه المرة الأولى التي اراه يحاول بجديه
Ilk defa onu bukadar ugrasirken görüyorum.問題は・・・なぜ貧しい転校生をいじめるのか・・・
İlk olduğunda, ben bunu kaçırmamak için uğraşıyordum, çünkü öylesine güzel, öylesine güzeldi ki...Quando accadde per la prima volta, provai a non alterarlo, perché era bellissimo, bellissimo.
İnan göstermemiştim, sadece tarif etmiştim, Harry. Bebeklerle oynayacağım yaşta matkaplarla uğraşıyordum.תוכל לשגר כל נשק גרעיני .והיא תמשיך להתקדם
İnsan davranışlarıyla uğraşıyorsunuz.Ve insan davranışları çevre tarafından belirleniyor.Avem de-a face cu comportament uman şi comportamentul uman pare a fi determinat de mediu.
İnsan davranışlarıyla uğraşıyorsunuz.Ve insan davranışları çevre tarafından belirleniyor.Du har att göra med mänskligt beteende. Och mänskligt beteende förefaller vara betingat av miljön.
İnsan davranışlarıyla uğraşıyorsunuz.Ve insan davranışları çevre tarafından belirleniyor.Обаче говорим за човешко поведение, а човешкото поведение изглежда се определя от околната среда.
İnsan davranışlarıyla uğraşıyorsunuz.Ve insan davranışları çevre tarafından belirleniyor.حسنا ,أنت تتعامل مع سلوك الانسان. وسلوك الانسان يبدو أنه يتحدد بيئيا
İnsanlar, formlarını korumak için uğraşıyorlar. Bunun sağlıklı olduğunu düşünüyorlar.As pessoas estão cuidando de sua forma corporal, pensando que isso é saudavel.
İnsanlar, formlarını korumak için uğraşıyorlar. Bunun sağlıklı olduğunu düşünüyorlar.La gente está luchando para tener cuidado de su forma corporal, pensando que eso es saludable.
İnsanlar, formlarını korumak için uğraşıyorlar. Bunun sağlıklı olduğunu düşünüyorlar.La gente lotta per prendersi cura della sua forma fisica,pensando che sia salutare.
İnsanlar, formlarını korumak için uğraşıyorlar. Bunun sağlıklı olduğunu düşünüyorlar.Menschen kämpfen für die perfekte Körperform, in dem Glauben das seie gesund.
İnsanlar, formlarını korumak için uğraşıyorlar. Bunun sağlıklı olduğunu düşünüyorlar.Orang-orang berjuang untuk mengurus bentuk tubuh mereka , berpikir bahwa ini adalah sehat.
İnsanlar, formlarını korumak için uğraşıyorlar. Bunun sağlıklı olduğunu düşünüyorlar.Хората правят големи усилия, за да се грижат за тялото си, с мисълта, че това е здравословно.
İnsanların matematikle uğraşırken gülmesini istediğimizi sanmıyorum.우리는 사람들이 수학을 하면서 웃는 것을 원치 않잖아요
İnsanların matematikle uğraşırken gülmesini istediğimizi sanmıyorum. Şimdi, bir üçgen düşünelim."ASS" oznacza "dupa") na zajęciach, a my nie chcemy chichotać ucząc się matematyki.
İnsanların matematikle uğraşırken gülmesini istediğimizi sanmıyorum.واعتقد اننا لا نريد اضحاك الناس عند قيامنا بحل مسائل رياضية
'İnsanlar niçin Bitcoin ile uğraşıyorlar? Daha alışılmış yöntemleri niçin kullanmıyorlar?"Dlaczego ludzie w ogóle korzystają z Bitciona?".
'İnsanlar niçin Bitcoin ile uğraşıyorlar? Daha alışılmış yöntemleri niçin kullanmıyorlar?Proč se lidé vůbec zaobírají Bitcoiny?
'İnsanlar niçin Bitcoin ile uğraşıyorlar? Daha alışılmış yöntemleri niçin kullanmıyorlar?"Чому люди обирають клопоти з Біткоїном ставлячи його на перше місце?"
Isınma olarak bir oran problemi ile başlayalım. Sonra daha zor problemlerle de uğraşırız.Bemelegítésként nézzünk meg egy példát arányokkal, majd jöhet pár nehezebb szöveges feladat.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.As escolas de gestão têm-se debatido com esta diferença de notas entre sexos.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Business-scholen worstelen met deze geslachts-punten-kloof.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Các trường thương mại đang cố gắng thu hẹp khoảng cách về điểm số giới tính này.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Dlatego szkoły biznesowe od lat zmagają się z luką między płciami w zakresie ocen.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Emiatt az üzleti iskolák komoly mértékű nemek közötti szakadékkal küszködnek.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.Handelshögskolor har kämpat med en betygsklyfta mellan könen.
İşletme fakülteleri bu cinsiyetler arası not farklılığı ile bayadır uğraşıyorlar.In Business Schools ist dieser geschlechts- spezifische Notenunterschied ein Problem.