Ana içeriğe geç
Sözlük

uğraşı ile cümle

uğraşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Christian Kelly! Ne var? Joseph'le mi uğraşıyorsun?- ¡Christian Kelly! - ¿¡Qué!? - ¿Estás molestando a Joseph? _BAR_ - No. - ¿Te está molestando, Joseph?
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Copilul deja și-a pierdut interesul și face altceva, dar tatăl singur construiește castele.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Đứa con đã mất hứng và đi làm thứ khác, nhưng ông bố vẫn một mình xây những lâu đài.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Dzieciak już stracił zainteresowanie i robi coś innego, a tata samotnie buduje zamki.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.El niño ha perdido el interés y está haciendo ya otra cosa, pero el padre construye castillos él solo.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Het kind is al met iets anders bezig, maar papa bouwt kastelen in z'n eentje.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Il bambino ha già perso interesse e sta facendo altro, ma il padre costruisce castelli da solo.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.애는 벌써 흥미를 잃고 딴 데 갔는데 아빠 혼자 뭐 성도 만들고, 뭐 다 만들고 있어요.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.O garoto já perdeu o interesse e está a fazer outra coisa, mas o pai sozinho constrói castelos.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Малюк втрачає зацікавлення і робить щось інше, а тато наодинці будує замки.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.Ребёнок уже потерял интерес и занялся чем-то другим, а папаша всё строит себе замки.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.הילד כבר איבד עניין והוא מתעסק במשהו אחר, אבל האבא לבד בונה את הטירות.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.الطفل فقد الإثارة و بدأ يلعب بشيء آخر. لكن الأب وحده يصنع القصور.
Çocuk ilgisini çoktan yitirmiştir ve başka bir şeyle uğraşıyordur, ama baba kaleler yapar sadece.お父さんは構わずお城を作り続ける 創造性が抑圧されても 完全になくなっていない証だ
Çocuklar için birçok spor uğraşı olanağı da mevcuttur.De nombreux loisirs sportifs sont aussi proposés aux enfants.
Çocuklar için birçok spor uğraşı olanağı da mevcuttur.För barn finns även många idrottshobbyer.
Çocuklar için birçok spor uğraşı olanağı da mevcuttur.Lapsille on tarjolla myös paljon liikuntaharrastuksia.
Çocuklar için birçok spor uğraşı olanağı da mevcuttur.También existe una gran oferta de actividades deportivas para los niños.
Çocuklar için birçok spor uğraşı olanağı da mevcuttur.Для детей также имеется большое количество возможностей для занятий спортом.
Çocuklar için birçok spor uğraşı olanağı da mevcuttur.معروض للأطفال أيضاً الكثير من هوايات الحركة البدنية.
Çocuklar için birçok spor uğraşı olanağı da mevcuttur.许多健身体育活动也向孩子们开放。赫尔辛基城市为青少年提供各种活动机会,包括健身操、学习游泳和其它各种体育运动。
Çocukların ve Gençlerin UğraşılarıActividades para niños y jóvenes
Çocukların ve Gençlerin UğraşılarıHobbyer för barn och unga
Çocukların ve Gençlerin UğraşılarıLasten ja nuorten harrastukset
Çocukların ve Gençlerin UğraşılarıLoisirs des jeunes et des enfants
Çocukların ve Gençlerin UğraşılarıДосуг для детей и молодёжи
Çocukların ve Gençlerin Uğraşılarıهوايات الأطفال والشباب/الشابات
Çocukların ve Gençlerin Uğraşıları儿童及青少年兴趣活动
Çoğu zaman yüzdeliklerle uğraşırken yaklaşık değerler elde etmeyi deniyorsunuz.A mnohokrát, keď robíte percentá, sa vlastne len snažíte dostať približný vysledok.
Çoğu zaman yüzdeliklerle uğraşırken yaklaşık değerler elde etmeyi deniyorsunuz.Často, když zpracujeme s procenty, hledáme pouze přibližný výsledek.
Çoğu zaman yüzdeliklerle uğraşırken yaklaşık değerler elde etmeyi deniyorsunuz.És sokszor, amikor százalékszámítást végzel, akkor igazából egy becslést próbálsz elvégezni.
Çoğu zaman yüzdeliklerle uğraşırken yaklaşık değerler elde etmeyi deniyorsunuz.백분율 계산을 하다보면 종종 근삿값을 이용하게 됩니다
Çoğu zaman yüzdeliklerle uğraşırken yaklaşık değerler elde etmeyi deniyorsunuz.Och många gånger när du löser procent-problem så försöker du i själva verket hitta ett ungefärligt värde.
Çoğu zaman yüzdeliklerle uğraşırken yaklaşık değerler elde etmeyi deniyorsunuz.Und häufig möchte man beim Prozentrechnen tatsächlich nur eine grobe Abschätzung haben.
Çoğu zaman yüzdeliklerle uğraşırken yaklaşık değerler elde etmeyi deniyorsunuz.И много пъти, когато правиш проценти сте всъщност само се опитват да намерят Ballpark.
Çoğu zaman yüzdeliklerle uğraşırken yaklaşık değerler elde etmeyi deniyorsunuz.実際には、約数を取得しようとします。 有効桁数は常に重要なことではありません。
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Am dat tot ce-i mai bun din mine și profesorul meu a venit și m-a întrebat: "Ce faci?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Dałem z siebie wszystko, a mój nauczyciel zapytał: "Co ty robisz?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Estaba haciéndolo lo mejor que podía y mi profesor se acercó y me preguntó: "¿Qué haces?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Eu estava a fazer o meu melhor e o professor aproximou-se e perguntou: "O que é que estás a fazer?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Facevo del mio meglio, e il mio insegnante venne da me e mi chiese, "Cosa stai facendo?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Ich versuchte mein Bestes, mein Lehrer kam zu mir und fragte: "Was machst du?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Ik deed mijn best. Mijn leerkracht kwam langs en vroeg: "Wat ben je aan het doen?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Je faisais de mon mieux et mon professeur est passé et m'a demandé "Qu'est-ce que tu fais ?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"제 나름대로 열심히 그림을 그리고 있었어요. 그랬더니 선생님이 오셔가지고 "너 뭐... 지금 뭐 하고 있냐?" 그래서
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Tôi cố gắng hết sức, và thầy giáo của tôi đi xung quanh và hỏi tôi, "Em đang làm gì thế?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Трудился изо всех сил, и когда учитель подошёл ко мне и спросил: "Ну, как идут дела?", я ответил:
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"Я старався з усіх сил, надійшов мій вчитель і запитав мене: "Що ти робиш?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"עשיתי כמיטב יכולתי, והמורה שלי הגיע ושאל אותי: "מה אתה עושה?"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"كنت أحاول بافضل ما أستطيع، و أتت معلمتي وسألتني، "ماذا تفعل؟"
Çok uğraşıyordum ve öğretmenim geldi ve sordu, "Ne yapıyorsun?"「何してるの?」って訊いてきたんだ 「一生懸命描いてます」って答えたら
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.Khi chúng ta đối mặt với bệnh truyền nhiễm, và đó là các hệ thống sống.
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.감염가능한 질병들 전역에 걸쳐 적용됩니다.
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.Parce que quand nous avons affaire aux maladies infectieuses, nous avons affaire à des organismes vivants.
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.Pentru ca atunci cand ne ocupam de boli infectioase, avem de-a face cu sisteme vii;
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.Perché quando parliamo di malattie infettive abbiamo a che fare con sistemi viventi
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.Porque cuando enfrentamos enfermedades infecciosas, estamos tratando a sistemas vivientes.
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.Wanneer we werken met infectieziekten, dan werken we met levende systemen.
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.Защото, когато имаме работа с инфекциозни болести, се разправяме с живи системи.
Çünkü bulaşıcı hastalıklarla uğraşırken, yaşayan sistemlerle uğraşıyoruz.Потому что, когда мы имеем дело с инфекционными болезнями, мы имеем дело с живыми системами.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod