Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Každý v tomto sále řeší svoji vlastní verzi "úlohy se svíčkou".
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.이 방에 계신 여러분 모두가 자기 자신 버전의 촛불 문제를 다루고 있습니다.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Ognuno in questa stanza è alle prese con una sua personale versione del problema della candela.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Semua orang di ruangan ini berhadapan dengan versi masing-masing dari teka-teki lilin.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Tất cả mọi người trong khán phòng này đang đối đầu với một phiên bản của câu đố về cây nến của riêng mình.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Toda a gente nesta sala está a lidar com a sua própria versão do problema da vela.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Todos en esta sala están lidiando con su propia versión del problema de la vela.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Toţi din această sală se confruntă cu propria versiune a problemei lumânării.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Ο καθένας σε αυτή την αίθουσα αντιμετωπίζει τη δική του εκδοχή του προβλήματος του κεριού.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Всеки в тази зала се справя със своя собствена версия на задачата за свещта.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Каждый, кто сидит в этом зале, решает свой вариант "загадки свечи".
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.Кожен в цій кімнаті розв'язує власну версію "загадки зі свічкою".
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.כל אחד בחדר הזה עוסק בגירסה משלו לבעיית הנר.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.كل شخص في هذه الغرفة يتعامل مع نسخته الخاصة من لغز الشمعة.
Bu odadaki herkes kendi alanlarına özgü mum problemleri ile uğraşıyor.その人のバージョンの ロウソクの問題を扱っています そしてロウソクの問題は どんな種類であれ
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,이것이 7년동안 실패를 거듭한 끝에 이 여성의 아들이 만들어 낸것입니다.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Après 7 ans d'efforts, voici ce que son fils a réalisé.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Asta a făcut fiul ei după 7 ani de strădanie.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Dies hier hat ihr Sohn gemacht, nach sieben mühevollen Jahren.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Dit is wat haar zoon deed na zeven jaar zwoegen.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Ecco cosa ha fatto suo figlio dopo sette anni di lotte.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Esto es lo que su hijo ha logrado después de siete años de lucha.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Hét év gyötrelem után a fia ezzel rukkolt elő
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Ini adalah apa yang dilakukan putranya setelah tujuh tahun berusaha.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Oto co zrobił jej syn po siedmiu latach trudów.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Αυτό κατάφερε να το φτιάξει ο γιός της μετά από 7 χρόνια ταλαιπωρίας.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,Ето какво направил синът й след седем години борба.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,И вот вы видите, как ей на помощь после 7 лет мучений пришёл её сын.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,זה מה שהבן שלה עשה אחרי שבע שנים של מאבק.
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,وهذا ما صنعه ابنها بعد سبع سنوات من المعاناة
Bu oğlunun 7 yıllık uğraşı sonunda yaptığı şey,息子に「仕事をかえなさい」というと
Bu pentan, yani temelde, ya da omurgasında diyelim, beş karbonu olan bir şeyle uğraşıyoruz. .Je to pentan, má tedy řetězec s pěti uhlíky.
Bu pentan, yani temelde, ya da omurgasında diyelim, beş karbonu olan bir şeyle uğraşıyoruz. .Это пентан, следовательно мы имеем дело с пятью атомами углерода в основании или хребте.
Buradaki görevin ne? Neden sorun çıkarmak için uğraşıyorsun? Benim görevim, işlerin yolunda gittiğini görmek.- Zakaj ste nas sploh poslali gor?
Buradaki görevin ne? Neden sorun çıkarmak için uğraşıyorsun?Por que fez esta viagem?
Buradaki görevin ne? Neden sorun çıkarmak için uğraşıyorsun?Защо си направи труда да пътуваш дотук?
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.Acesta e MEK mergând printr-un motor cu ștergător de parbriz.
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.Este es MEK con un motor de limpiacristales.
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.Hier geht MEK durch einen Scheibenwischermotor.
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.이건 와이퍼 모터로 메틸에틸케톤을 발사하는 모습입니다.
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.Użyłem do tego silnika wycieraczki samochodowej.
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.Voici du Butanone projeté par un moteur de lave-glace.
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.Това е МЕК, преминаващ през мотор за чистачка на предно стъкло.
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.Это МЕК, выпускается через электродвигатель стеклоочистителя.
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.זה MEK עובר דרך מנוע מגב של מכונית.
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.هذا محرك لرشاش الزجاجة الأمامية للسيارات يطلق منه مادة ميثيل إيثيل كيتون الحارقة
Burada MEK ön cam silecegi motoruyla uğraşırken.役者のようなこともやりました
Burda vektörlerle uğraşıyoruz, nokta çarpımı denilen garip bir çarpma işlemi yapıyoruz. -Aquí estamos tratando con vectores y estábamos tomando esta extraña forma de multiplicación
Burda vektörlerle uğraşıyoruz, nokta çarpımı denilen garip bir çarpma işlemi yapıyoruz. -여기에서 우리는 벡터와 이상한 형태의 곱셈 형식들을 이용하고 있으며 이 형식들을 점곱 형식이라고 한다
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerAlso stiessen sie nicht zu intensiv vor oder sandten zu viele Truppen.
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerAssim eles não empurrar demasiado duros ou enviar muitas mais tropas.
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerCosì essi non si impongono e non mandano molte truppe.
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerDeci n-au impins lucrurile prea mult sau sa trimita mai multi soldati
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdiler그러니까 그들은 매우 강하게 밀어 붙일 생각이 없었고 더 많은 군대를 보낼 생각 또한 없었습니다
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerPrusové se nechtěli dostat až tak moc do Francie, takže moc netlačili, ani neposlali příliš vojáků.
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerWięc nie naciskali zbyt mocno i nie wysłali zbyt wiele wojska.
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerВони не сильно намагались посилати велику армію.
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerТака че не оказват твърде голям натиск и не пращат много подкрепления.
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerلذلك لم يضغط البروسيون كثيراً بإرسال مزيد من الجيوش
Bu sebeple daha çok uğraşıptılar ve daha fazla cephane gönderdilerまぁでも一時的に、外部からの脅威を