"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Bem, enquanto estavas a fazer essas... 'investigações'..." — reparem no tom condescendente —
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Bueno, mientras hacías tu investigación," noten el tono condescendiente --
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Ei bine, în vreme ce tu îți făceai cercetările", observați tonul condescendent --
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Et bien pendant que tu t'absorbais dans tes recherches," notez le ton condescendant --
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Kiedy pan zbierał tzw. materiały...", zauważcie protekcjonalny ton,
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Nun, während du mit deinen Nachforschungen beschäftigt warst," bemerken Sie den herablassenden Ton --
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Vâng, trong khi anh, anh biết đấy, đang làm nghiên cứu," -- chú ý giọng điệu hạ cố --
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Ενώ εσείς κάνατε την έρευνά σας," παρατηρήσε το συγκαταβατικό τόνο -
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Е, ти докато правеше там твоите изследвания" - забележете снизходителния тон -
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Ну, пока вы там проводили эти ваши исследования," -- обратите внимание на снисходительный тон --
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken,""Terwijl jij je onderzoek aan het doen was," --
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken,""טוב, בזמן שאתה, אתה יודע - ערכת את מחקרך,"
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken,"" حسناً بينما كنت أنت، تعرف، تعمل بحوثك،"
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken,"見下す口調でしたね
Birazcık bununla uğraşırsanız Aslında sadece iki tarafı da zamanla çarpıyoruzJe vermenigvuldigd gewoon beide kanten met de variabele t.
Birazcık bununla uğraşırsanız그리고 이 식을 조금 변형해서
Birazcık bununla uğraşırsanızИ така имаме следното:
Birazcık bununla uğraşırsanızועכשיו ניתן לעבוד על המשוואה
Birazcık bununla uğraşırsanızوإذا تلاعبت بهذا قليلاً
Biraz uğraşırım bunlarla" diyor."Bien, pasemos el tiempo con esto".
Biraz uğraşırım bunlarla" diyor."OK, dann spiele einfach damit herum."
Biraz uğraşırım bunlarla" diyor.Postanowił się powygłupiać.
Biraz uğraşırım bunlarla" diyor."Οκ, θα παίξω με αυτά".
Biraz uğraşırım bunlarla" diyor."Добре, я просто побавлюся з ними".
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.Това е, как повечето работят днес.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.כך הרוב עובד היום.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.هكذا يشتغل الأغلبية اليوم.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.ビジネスでは最も重要なのが
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.A legtöbben így dolgoznak ma.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.Así es como la mayoría trabaja hoy.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.Astfel lucrează majoritatea în prezent.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.C'est la façon dont la plupart des gens travaillent aujourd'hui.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.Đấy là cách mà hầu hết mọi người đang làm.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.È così che molti lavorano oggi.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.Hoe gaat het vandaag meestal?
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.Isto é como a maior parte trabalha hoje em dia.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.이것이 오늘날 대부분의 비즈니스 작동원리입니다.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.Oto jak to właśnie działa.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.So arbeiten heute die meisten.
Birçoğu bugün bu işlerle uğraşıyor.Сегодня бизнес работает так.
Bir çoğunuz 3.parti API sistemleriyle günlük işinizde uğraşıyor ve kullanıyorsunuz.Pero en todas partes en el código, está esa primera línea. Así que yo estaba leyendo el código, y
Bir çoğunuz 3.parti API sistemleriyle günlük işinizde uğraşıyor ve kullanıyorsunuz.여러분들 대부분은 일상의 업무에서 third-party API를 사용합니다.
Bir faaliyetin ya da uğraşın sonunda o hep "ve sonra..." diyecektir.Er wird immer ein "und dann" an das Ende einer Aktivität oder eines Streben setzen.
Bir faaliyetin ya da uğraşın sonunda o hep "ve sonra..." diyecektir.Het zal altijd "en dan" op het einde van een activiteit plaatsen, een streven.
Bir faaliyetin ya da uğraşın sonunda o hep "ve sonra..." diyecektir.Minden tett vagy törekvés mögé odateszi, hogy "és azután ...".
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Antigamente, as pessoas investiam na memória, em trabalhar laboriosamente o seu espírito.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.A une époque, les gens investissaient dans leur mémoire, en remplissant laborieusement leur tête.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Dawniej inwestowano w pamięć, mozolnie trenując umysły.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Engang, investerede mennesker i deres hukommelse, ved flittigt at udruste deres sind.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Er was een tijd dat mensen in hun geheugen investeerden en veel moeite deden om het intellect op te vijzelen.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Es gab eine Zeit, zu der Menschen in ihr Gedächtnis investierten, es aufwändig möblierten.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Hace mucho tiempo, la gente invertía en su memoria, en proveer laboriosamente sus mentes.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.호랑이가 담배 필 적에 사람들은 열심히 마음을 갈고 닦으면서 자신들의 기억을 탐구했습니다.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Lidé kdysi věnovali velké úsilí trénování své mysli.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Nekoč so ljudje invesitrali v svoj spomin, v neutrudno nadgrajevanje svojega spomina.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Odată ca niciodată, oamenii investeau în memoriile lor, în antrenarea laborioasă a minţilor lor.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Réges-régen az emberek befektettek a memóriájukba, fáradságos munkával berendezték elméjüket.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Una volta, la gente investiva nella memoria, nell'alimentare attivamente la mente.
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Vào thời xa xưa, con người đầu tư cho trí nhớ bằng cách chăm chỉ trang hoàng cho tâm trí của họ .
Bir zamanlar insanlar hafızalarına yatırım yapıyor, ve zorla akıllarını donatmaya uğraşıyorlarmış.Κάποτε, ο κόσμος επένδυε στις αναμνήσεις τους, εξοπλίζοντας με κόπο το μυαλό τους.