Ben sadece heyecanımı yenmek için uğraşıyorum çünkü bu benim için her şeyi ile harika bir deneyim.これは本当に全部素晴らしい経験だからです。 ただ、パブリック・スピーキングに慣れてないんです
Ben tasarımla uğraşıyorum.A tempo perso, mi occupo di design; sono una curatrice di architettura e design.
Ben tasarımla uğraşıyorum.Bawię się designem!
Ben tasarımla uğraşıyorum.Dělám do designu.
Ben tasarımla uğraşıyorum.Elmerülök a formatervezésben -- építészeti- és formatervező kurátor vagyok.
Ben tasarımla uğraşıyorum.Ich versuche mich in Design.
Ben tasarımla uğraşıyorum.Ik speel met design; ik ben curator architectuur en design.
Ben tasarımla uğraşıyorum.Iubesc design-ul; sunt custode de arhitectură şi design.
Ben tasarımla uğraşıyorum.Je travaille dans la conception; je suis curatrice d'architecture et de conception
Ben tasarımla uğraşıyorum.전 디자인에 손을 대고있고요. 저는 건축,디자인 분야의 큐레이터이고
Ben tasarımla uğraşıyorum.Me interesa el diseño; soy curadora de arquitectura y diseño.
Ben tasarımla uğraşıyorum. Mimari ve tasarım küratörüyüm; şu an Modern Sanat Müzesi' ndeyim.Я занимаюсь дизайном поверхностно, являюсь куратором архитектуры и дизайна в Музее Современного Искусства.
Ben tasarımla uğraşıyorum.Любител съм в дизайна; куратор съм по архитектура и дизайн.
Ben tasarımla uğraşıyorum.אני משתכשכת בעיצוב. אני אוצרת של אדריכלות ועיצוב.
Ben tasarımla uğraşıyorum.أنا أعمل بالتصميم، وأنا أمينة بمعارض للتصميم و الفن المعماري
Ben tasarımla uğraşıyorum.キュレーターです
Benzer üçgenlerle uğraşıyorsunuz.Det betyder, at trekanterne er ligedannede.
Benzer üçgenlerle uğraşıyorsunuz.따라서 두 개의 삼각형은 닮음이죠.
Benzer üçgenlerle uğraşıyorsunuz.Tedy máme podobné trojúhelníky.
Benzer üçgenlerle uğraşıyorsunuz.Сега се занимаваме с подобни триъгълници.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Ça n'a ni nutriments, ni protéines. Les scientifiques injectent tout ça là-dedans maintenant.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Es hat keine Nährstoffe, es hat kein Protein, und Wissenschaftler bauen all das gerade darin ein.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Het bevat nagenoeg geen voedingsstoffen zoals eiwitten, en wetenschappers zijn bezig om daar iets aan te doen.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.영양분도 없고, 단백질도 없습니다. 그리고 과학자들은 지금 공학적으로 영양분, 단백질 등 모든 것을 카사바 안에 넣으려 합니다.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Não tem nutrientes, não tem proteínas, os cientistas estão a modificá-la neste momento.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Nemá to živiny, nemá to protein, a vědci ji teď modifikují, aby tohle už měly.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Nemá žiadnu výživovú hodnotu, nemá proteíny. Vedci tam však práve teraz toto všetko pridávajú.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Nincsenek benne tápanyagok, protein, és tudósok most azon dolgoznak, hogy ezeket beletegyék.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Y no tiene nutrientes, no tiene proteínas, y los científicos están modificando todo esto en ella ahora mismo.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Δεν έχει θρεπτικά συστατικά, δεν έχει πρωτεΐνες, και οι επιστήμονες εισάγουν όλα αυτά τα πράγματα μέσα της.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.В нём нет питательных веществ, в нём нет белка, и сегодня учёные пытаются искусственно привнести их в маниок.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.Няма нутриенти, няма протеини, и учените добавят всичко това в него в момента.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.אין בזה חומרים מזינים, אין בזה חלבון, ומדענים מהנדסים את כל זה לתוכו כרגע.
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.إنها لا تحتوي على نيتروجين , لا تحتوي على بروتين , والعلماء يعملون على هندسة كل ذلك ليكون بداخلها الآن .
Besin değeri düşük, protein içermiyor, ve bilim adamları şu anda bunları cassava'ya eklemek için uğraşıyor.科学者たちは 遺伝子を組み換えて 栄養素やタンパクを含ませようとしています そうすればこれを食べるだけで失明しなくなります
Bilhassa kalkülüs va da diferansiyel konusunda ilk sene sadece sürekli denklemlerle uğraşıcağız.Jaký je rozdíl mezí tímto a tím kdybychom zaměnili pořadí?
Bilhassa kalkülüs va da diferansiyel konusunda ilk sene sadece sürekli denklemlerle uğraşıcağız.그리고 특히 미적분 시작하는 시기에, 우리는 우리의 연속함수에서의 정의역에 대해서 다루어 볼 것입니다.
Bilhassa kalkülüs va da diferansiyel konusunda ilk sene sadece sürekli denklemlerle uğraşıcağız.ובעיקר בשנה הראשונה של הקורס בחדו"א או בדיפרנציאלים, כנראה שנעסוק בפונקציות המשכיות, באתר שלנו.
Bilhassa kalkülüs va da diferansiyel konusunda ilk sene sadece sürekli denklemlerle uğraşıcağız.おそらく連続した関数でしょう。 おそらく連続した関数でしょう。 これら両方の関数が継続したものである場合
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."a ilusão ótica da consciência do dia a dia".
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."az optikai csalódása a mindennapi öntudatnak."
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."Con mắt bị đánh lừa bởi những nhận thức hàng ngày."
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."De optische illusie van het alledaagse bewustzijn." noemde,
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."die optische Täuschung der täglichen Bewusstheit" nannte.
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."iluzia optică a conștiinței de zi cu zi."
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."khayalan optik dari kesadaran sehari-hari".
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."평범한 의식의 시각적 환상" 너머의 세계를 보기 위해 노력하며 말이죠.
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."la delusione ottica della coscienza quotidiana."
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."la ilusión optica de la conciencia cotidiana".
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."optickým klamem všedního vnímání."
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."złudzenie optyczne świadomości dnia codziennego".
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."την οφθαλμαπάτη της καθημερινής συνείδησης."
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."оптическа илюзия на всекидневното съзнание".
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."оптическим обманом будничного восприятия".
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum."оптичною оманою буденної свідомості".
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum.למה שאלברט איינשטיין כינה, "האשליה האופטית של התודעה היומיומית."
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum.ما سماه ألبرت آينشتين " الخداع البصري .. للوعي اليومي "
"bilincin yarattığı göz yanılsaması" adını verdiği durumun ötesine bakmaya uğraşıyorum.超えてやろうと 考えてきました 彼は何を伝えたかったのでしょう? お教えします
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken,""글쎄, 알다시피 당신이 그 연구를 하고 있을 때,"
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Beh, mentre tu stavi facendo, come dire, le tue ricerche," notate il tono condiscendente--