uçurum ile cümle
uçurum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kişisel olan, bir uçurumdan düşmenin aslında iyi bir şey olduğu, ve ben bunu tavsiye ediyorum.Το προσωπικό δίδαγμα είναι ότι το να πέφτεις από γκρεμό είναι ουσιαστικά κάτι καλό, σας το συνιστώ.
Kişisel olan, bir uçurumdan düşmenin aslında iyi bir şey olduğu, ve ben bunu tavsiye ediyorum.Личният е, че да паднеш от скалата всъщност е хубаво нещо, и дори го препоръчвам.
Kişisel olan, bir uçurumdan düşmenin aslında iyi bir şey olduğu, ve ben bunu tavsiye ediyorum.Личный урок заключается в том, что упасть в пропасть в действительности полезно, и я советую сделать это.
Kişisel olan, bir uçurumdan düşmenin aslında iyi bir şey olduğu, ve ben bunu tavsiye ediyorum.Особистий урок -- це відчуття падіння зі скелі, це, насправді, корисна річ, раджу відчути її.
Kişisel olan, bir uçurumdan düşmenin aslında iyi bir şey olduğu, ve ben bunu tavsiye ediyorum.העניין האישי הוא הרעיון של הנפילה מהצוק זה למעשה דבר טוב, ואני ממליץ עליו.
Kişisel olan, bir uçurumdan düşmenin aslında iyi bir şey olduğu, ve ben bunu tavsiye ediyorum.ان الصعيد الشخصي .. ربما يكون يتدلى من حافة جرف وهو شيء جيد بالمناسبة .. وانا انصح به
Kişisel olan, bir uçurumdan düşmenin aslında iyi bir şey olduğu, ve ben bunu tavsiye ediyorum.崖から飛び降りるような経験が 実は良いことだということです ぜひお勧めします 少なくとも人生の中で一度くらい
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.A kontinensek egyre jobban eltávolodtak, hatalmas repedéseket nyitva a földkérgen.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Celine so se razmikale in odpirale razpoke v zemeljski skorji.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Continentele au intrat in deriva formand rifturi imense.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.De continenten dreven van elkaar weg, grote scheuren makend in de aardkorst.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Die Kontinente drifteten auseinander, und es entstanden riesige Brüche in der Erdkruste.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.I continenti si stavano separando, aprendo spaccature enormi nella Crosta terrestre
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.대륙은 분리되어 움직였고, 지구의 표면에 거대한 균열을 만들었는데,
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Kontinenter gled isär och enorma sprickor öppnade sig i jordskorpan.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Kontinenty sa vzďaľovali od seba, pričom sa otvárali obrovské medzery v zemskej kôre.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Kontynenty oddalały się od siebie, odsłaniając ogromne rozpadliny w skorupie ziemskiej.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Mannerlaatat olivat erkanemassa toisistaan avaten valtavia repeämiä maan kuoreen.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Οι Ήπειροι απομακρύνονταν, ανοίγοντας τεράστια ρήγματα στον φλοιό της Γης.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Континентите се раздалечавали, отваряйки огромни цепнатини в земната кора.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.היבשות החלו להיפרד, ובקעים עצומים נפערו בקרום של כדור הארץ.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.عندما انفصلت القارات عن بعضها فاتحةً تصدعات ضخمة في القشرة الأرضية
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.大陸漸漸分裂 地殼中出現巨大嘅裂縫
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.水が流れ 海になった
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirDie Haushaltsklippe ist eine gefährliche Zone
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.Die Haushaltsklippe ist eine gefährliche Zone
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirIl precipizio fiscale e' una zona pericolosa
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.Il precipizio fiscale e' una zona pericolosa
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.Vực thẳm ngân sách là nơi nguy hiểm
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirVực thẳm ngân sách là nơi rất nguy hiểm
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirΟ Οικονομικός Γκρεμός είναι μία επικίνδυνη ζώνη.
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.Ο Οικονομικός Γκρεμός είναι μία επικίνδυνη ζώνη.
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedirالهاوية المالية منطقة خطر
Mali ucurum tehlikeli bir bölgedir.الهاوية المالية منطقة خطر
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.저는 재정절벽에 대해서는 잘 모르지만, 지금 우리가 교육절벽 위를 걷고 있다는 사실은 압니다.
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.Nu ştiu care e pragul fiscal, dar pe cel educaţional l-am atins chiar în secunda asta.
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.אני לא יודע על הצוק הפיסקלי, אבל אני יודע שיש צוק חינוכי שאנחנו עומדים בפניו ממש ברגע זה,
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.لا أعرف عن الأزمة الماليّة، لكني أعلم أنّ هناك أزمة تعليميّة نحاول اجتيازها في الوقت الحالي،
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.我唔知有無財政危機 不過我知道有教育危機 而且哩一刻我哋正面對緊教育危機
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.教育の崖っぷちを歩いているんです もし「そんな余裕はない」なんて戯言を
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Jeder tut ihren Teil.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Je veux remercier tous les chefs des représentants et du sénat.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.우리의 적자가 되어가고있다는 공화당과 민주당의원들의 말에 동의합니다.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.La gente si ricordera' del 2011, l'ultima volta che siamo stati minacciati da questo corso d'azione.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Menurut saya kita semua kenali undang-undang ini sebagai sebuah langkah
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Nếu Quốc Hội từ chối tạo cho chính phủ Mỹ một khả năng trả những khoản này đúng hạn,
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Pero seguimos tratando de resolver este problema, paso a paso.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.Spadło zaufanie konsumenta.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.شيء أخير أود الإشارة إليه.
Mali uçurumun yarattığı etkiden çok daha kötü olacaktır.今夜の議論によって、富裕層からの歳入が6200億ドル増えることにより赤字削減が助長され、
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi."Chúng ta cần phải đứng lên chống lại hôm nay vì<br/>hôm nay chính là lúc cần phải giải quyết nó..."
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Craigslist se vistió de luto. Las líneas telefónicas de Capitol Hill se derretían a toda marcha.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Craigslist беше затъмнен. телефонните линии на Капитол Хил прегряха.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Furono intasate le linee telefoniche del Congresso.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Les plombs du standard téléphonique du Capitole ont sauté.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Telefonene på Capitol Hill glødede.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Telefonní linky se na Capitol Hill kompletně roztavily.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Οι τηλεφωνικές γραμμές στο Καπιτώλιο κατέρευσαν.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.Телефонные линии на Капитолийском холме, утончаются растаял.
Meclis ile aramýzdaki uçurum eridi.ذابت خطوط الهاتف في كابتول هل