uçur ile cümle
uçur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Чтобы спасти себя, Барон решает сделать вид, что его тоже взорвали.
Alay topçusu, köprüyü havaya uçurmuştur.جولز – القائد الذي أمر بتفجير الجسر.
Demiryollarını ve köprüleri havaya uçurmuştur ve birçok köyü yakmıştır.حيث فجروا السكك الحديدية و الكبارى وحرقوا الكثير من القرى .
9 Aralık 1929'da Uçurtmalar isimli hikâyesi Milliyet Gazetesi'nde yayımlandı.وفي 9 ديسمبر عام 1929 نُشرت حكايته الطائرات الورقية في جريدة ملليت.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.تم اكتشاف جنسها عندما تم تجريد الجثث من دروعهم في نهاية الأشتباك.
Mart 1947’de Kudüs’teki arap güçlerinin lideri, Abd Al-Qadr Husayni, hastaneyi hava uçurma tehdidinde bulundu.وفي مارس من عام 1947، هدد قائد القوات العربية في القدس عبد القادر الحسيني بنسف المستشفى.
Gerillalar uçaklardan üçünü Ürdün çölünde havaya uçurdular; yolcuları rehin aldılar.طالب الخاطفون باطلاق سراح الإرهابيين الثلاثة الباقون على قيد الحياة أو أنهم سيفجرون الطائرة.
Keşmir Şivaizmi'ne göre Tanrı ile evren arasında uçurum bulunmamaktadır.على أساس هذه العلاقة نرى أن ليس هنالك من هوة لا تعبر بين الإنسان والإله.
Dizi finalinde Hannibal'ı uçurumdan aşağı iter ve sonra kendisi atlar.في الأنيمي يهم جافيير بالقفز من الجسر لكنه يتراجع.
Sondaj roketleri Sonmiani Roket Fırlatma Alanından uçuruldu.أول من قصف مفاعل ديمونا بصاروخ محلي الصنع.
Akabinde Viktor Pugachyov prototipi Su-30MK ile yapılan bir suni savaşta uçurdu.Viktor Pugachyov pilotou o protótipo em uma luta simulada com um Su-30MK.
Flon aynı zamanda uçurumun içinde bulunan Metro istasyonun ismidir.O nome Flon também é utilizado para a estação de metrô localizada na garganta.
Uçurtmayı Vurmasınlar, yönetmenliğini Tunç Başaran'ın yaptığı 1989 yapımı uzun metrajlı Türk sinema filmi.Uçurtmayı Vurmasınlar é um filme de drama turco de 1989 dirigido e escrito por Tunç Başaran.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Se errar a resposta, ela morrerá.
1911 - Pilot Glenn H. Curtiss, ilk deniz uçağını uçurdu.1911 — Glenn H. Curtiss voa o primeiro bem sucedido hidroavião americano.
Bu yerlerin tamamı uçurumlarla ve kayalıklarla çevrili olarak betimlenmiştir.Suas paisagens montanhosas e cidades antigas são ainda permeadas por cachoeiras e mirantes.
Şimdi rap beni uçuruyor."Agora o rap está me deixando em alta novamente".
Görevi sırasında halk ile politika arasındaki uçurumu azaltmak için elinden geleni yaptı.Durante a guerra esforçou-se por minimizar os danos para com a sociedade.
Demiryollarını ve köprüleri havaya uçurmuştur ve birçok köyü yakmıştır.Ferrovias e pontes foram destruídas, as aldeias foram queimadas.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Viajar de avião ou mergulhos profundos.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Um amigo que estava com ele morreu ao ser arremessado para fora da embarcação.
"Günbalı" denen pekmez türü şıranın geniş kaplarda, güneş altında suyunun uçurulmasıyla elde edilir.Lindos campos de altivos pinheiros, Quando o sol ornamenta o poente.
O gece Alex uyurken, Wyatt battaniyeyi yatağından çeker ve onu havaya uçurur.Naquela noite, Wyatt entra no quarto de Alex e a levita enquanto dorme.
Sonra “Uçurtmayı Vurmasınlar”ı (1989) yapar.Caso contrário, podem "explodir".
Bu olaydan çok etkilenen Esme, uçurumdan atlayarak intihara kalkıştı.Um desses exemplos é quando tentou se suicidar saltando de um prédio.
Uçaktan yolcuları boşalttıktan sonra, uçağı havaya uçururlar.Após retirarem todos os passageiros dos aviões, os membros do grupo explodiram-nos.
13 Kasım - Fransız mucit Paul Cornu ilk motorlu helikopter'i uçurmayı başardı.13 november: De Fransman Paul Cornu maakt de eerste succesvolle bemande helikopter vlucht.
Bir tren geçiş ortasında iken Nehir üzerindeki bir demiryolu köprüsü havaya uçuruldu.Een brug met rails werd opgeblazen terwijl er een trein net overheen ging.
Nimrod R1 Lincolnshire'daki RAF Waddington 'da üslenmiş olup 51 inci Filo tarafından uçurulmaktadır.De Nimrod R1’s zijn gelegerd op RAF Waddington en zijn operationeel bij het 51 Sqn.
13 Kasım 1907 tarihinde ilk motorlu helikopteri uçurmayı başarmıştır.Zij maakten met de Flyer op 17 december 1903 de eerste geslaagde motorvlucht.
Uçurumdan düşer ve yaralanır.Hij springt uit het raam en raakt gewond.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Als de koning geen antwoord geeft, zal zijn hoofd splijten.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Tijdens een zoektocht werd zijn lichaam aangetroffen, hangend aan een boom, in de buurt van zijn huis.
Ama kanal kıyısındaki Belçika askerleri köprüyü havaya uçurdular.Het Belgisch leger had de brug over de Maas toen al opgeblazen.
Birçok köprü ilk kez havaya uçuruldu.Diverse bruggen werden opgeblazen.
25 Aralık 2003'te, Bir İntihar bombacısı otobüs durağında kendini havaya uçurdu.Op 24 april 2003 liet een zelfmoordterrorist zijn eigen bom in het station ontploffen.
Çetenin şefi kayalıklardan uçuruma düşüp ölür.De koopman valt van de berg en sterft.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Deze buitenwijken ontstonden op oude landerijen verkaveld werden.
Mayıs 1953'te prototip uçuruldu.Wel was in mei 1945 een prototype bijna af.
Wingardium Leviosa:Objeleri uçurmaya yarar. ^Completa = Helemaal Wingardium Leviosa Zweefspreuk, laat voorwerpen zweven.
Amerika Birleşik Devletleri'nde Orville ve Wilbur Wright kardeşler ilk kez motorlu bir uçak uçurdular.Amerykanie, bracia Orville i Wilbur Wright, jako pierwsi wykonali lot samolotem własnej konstrukcji.
Bu sefer o zombiyi bir pelikan uçurur.Tym razem jest to wampir.
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.Wznoszące się lub unoszące w wodzie łodygi wyrastają z pełzającego kłącza.
Planı, noel gecesi büyük bir kiliseyi havaya uçurmaktı.Na święta Bożego Narodzenia 2001 r. przed kościołem wsadzono wielką choinkę.
Kafası uçuruldu.Ścięto mu głowę.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Jeśli odpowiedzi będą błędne, zapłaci za to życiem.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."Pisze o nim: Tyś nie dla Śmierci stworzeń, nieśmiertelny ptaku!.
Bunun nedeni, kuzey ve kuzeydoğu yakasında çok sayıda uçurumlarun bulunmasıdır.Na północnym i północno-wschodnim zboczu występują liczne skałki.
1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.1752 – Benjamin Franklin udowodnił, że piorun jest zjawiskiem elektrycznym.
25 Aralık 2003'te, Bir İntihar bombacısı otobüs durağında kendini havaya uçurdu.2 grudnia 2001 roku w Hajfie zamachowiec-samobójca wysadził się w autobusie.
62 köprüde havaya uçuruldu.Brama wyleciała w powietrze.
Şimdi rap beni uçuruyor."Teraz rap znowu sprawia, że czuje się jak na haju”.
Bu olaydan çok etkilenen Esme, uçurumdan atlayarak intihara kalkıştı.Ta, nie mogąc znieść takiej sytuacji, popełniła samobójstwo, skacząc z pędzącego rydwanu.
9 Ağustos 2002. s. 27. ^ "Uçurum büyüdü".W środę dnia 9 kwietnia... . „Rozwój”.
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Enligt polisen hade mannen sprängt sig själv till döds.
Atakora sıradağlarındaki tepeler ve uçurumlar parkı Benin'in en doğal alanlarından biri haline getirir.Höjderna och klipporna i Atakorabergen gör området till det mest natursköna området i Benin.
Sonra gemiyi havaya uçurur.Man beslöt då att spränga fartyget.
Bu sırada Gözetmenler Konseyi'ni havaya uçurduğunu da itiraf eder.De allierade beslöt då att flygbomba anläggningen.
1783 - Montgolfier Kardeşler, hidrojen gazıyla doldurdukları ilk balonu uçurdular.1783 – Den första luftballongflyningen med levande varelser utförs av bröderna Montgolfier i Paris.
Bir Düş Uçuracağım 05.Balladen om Ekälpetter 05.
İlgili Sayfalar