uçur ile cümle

uçur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlk uçurtma tararımını 1972'de tasarladı.Flygplanstypen gjorde sin första flygning 1972.
13 Kasım - Fransız mucit Paul Cornu ilk motorlu helikopter'i uçurmayı başardı.13 november – Den första helikopterflygningen utförs av Paul Cornu.
Uçurum İnsanları; (İngilizce: The People of the Abyss) Jack London'un, 1903 yılında basılan natüralist kitabı.Boken är kraftigt inspirerad av Jack Londons roman Avgrundens folk (The People of the Abyss, 1903).
Wingardium Leviosa:Objeleri uçurmaya yarar. ^Wingardium Leviosa: Leviterar och förflyttar objekt.
Tenten'i bir uçurumun önüne getirip eğer atlamazsa ateş edeceklerini söylerler.Havets vinthundar varnar bara en gång: - Sen skjuter vi!
Uçurumdan düşer ve yaralanır.Він випадає з вікна й отримує травми.
Tam uçuracakları sırada Claire, Sawyer ve Kate karşılarına çıkar.Під час старту, польоту до них приєдналися Клер, Соєр і Кейт.
Bu sayede Hıçkıdık onu istediği yönde uçurabilmektedir.Потім, дав вам плавники, аби рухатися, куди ви побажаєте.
Bu, savaş sonrası Japonya'da, Japon bir pilot tarafından uçurulan ilk tarifeli uçuştu.Це також був перший регулярний рейс, пілотований японським льотчиком в післявоєнній Японії.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Може розвиватися під час польоту на літаку або поїздки потягом.
Birçok köprü ilk kez havaya uçuruldu.Багато експонатів демонструвалося вперше.
5 Kasım 1605'teki barut komplosunda, İngiltere Parlamento Binasını havaya uçurmakla görevliydi.Він обіцяє 5 листопада наступного року підірвати Парламент.
Uçurumların görülmeyen yüzünü oluşturur.Які саме істоти стають літунами невідомо.
Nimrod MR2 İskoçya'da RAF Kinloss 'da üslenmiş olup 201 inci ve 42 nci Filolar tarafından uçurulmaktadır.Letouny Nimrod MR2 měly svou základnu v Kinloss ve Skotsku a působily v rámci 201., 120. a 42. perutě RAF.
Nimrod R1 Lincolnshire'daki RAF Waddington 'da üslenmiş olup 51 inci Filo tarafından uçurulmaktadır.Jeden letoun Nimrod R1 měl základnu na základně RAF Waddington v Lincolnshire (Anglie) v rámci 51. perutě RAF.
Uçurumdan atlayarak intihar eder.Spáchal sebevraždu skokem z okna.
1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.1752 – Benjamin Franklin dokázal, že blesk je výboj elektřiny.
Kafası uçuruldu.Prostřelila si hlavu.
1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.În 1752, Benjamin Franklin recunoaște electricitatea printr-un experiment cu fulgerul.
62 köprüde havaya uçuruldu.Spart în bucățele 62.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Dacă aceste țevi nu se pot curăța ele se înfundă cu dopuri la capete.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Acest strigăt este scos în zbor sau dintr-un loc înalt.
Uçurdum Da Uçurdum Eda Özülkü'nün üçüncü albümüdür.We Steal Things și lansat ca cel de-al treilea disc single al materialului.
1907 yılında Fransız Paul Cornu ilk motorlu helikopteri uçurdu.1907: Inginerul francez Paul Cornu reușește primul zbor din lume cu un elicopter.
Ben ve bilincim arasında bir uçurum var.Există un abis între mine și conștiința mea.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Egy szakadék választott el korábbi honfitársaimtól.
Hipotezini denemek için Los Alamos'u havaya uçurmadan birçok deney araçları geliştirdi.A Los Alamos Nemzeti Laboratórium mozgó alkatrészek nélküli akusztikus Stirling-motort fejlesztett.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Testét elhamvasztották, hamvait otthona közelében szétszórták.
Bir sonraki yıl Uçurum adını verdiği EP çalışmasını yayımladı.Az évben később megjelentette művésznevéről elnevezett EP-jét.
Challis, Ellie'nin kafasını uçurarak onu öldürür.A kialakuló tűzharc közben Chelios elpusztítja Verona fejét.
İlk uçurtma tararımını 1972'de tasarladı.Első energiatermelő egységét 1972-ben helyezték üzembe.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."Ezek a várhoz tartoznak, háborúban sem szakíthatók el tőle.”
1911 - Pilot Glenn H. Curtiss, ilk deniz uçağını uçurdu.1911 – Glenn H. Curtiss lensi ensimmäistä vesitasoa menestyksekkäästi.
Sonra gemiyi havaya uçurur.Loppujen lopuksi hänen aluksensa räjähtää.
Bu sefer o zombiyi bir pelikan uçurur.Tällä kertaa pelaaja voi käyttää täysikokoista muskettia.
77 uçurum, 77 gün sürekli vurgulanır.Kauden pituus on aina 77 päivää.
En sonunda askerlerden birisi havaya uçurulur.Lopulta vain yksi onnistuttiin räjäyttämään.
5 Kasım 1605'teki barut komplosunda, İngiltere Parlamento Binasını havaya uçurmakla görevliydi.Salaliiton tavoitteena oli räjäyttää Englannin parlamenttirakennus 5. marraskuuta 1605.
Hatta daha da erken dönemlerde muhtemelen Çin'de insan taşıyan uçurtma uçuşları da olmuş olabilir.Lento edeltää (ehkä pitkälläkin aikavälillä) Iranin kaavailemia miehitettyjä lentoja.
Bert son anda kabuğunun içine girer, dinamit patlayarak maymunu ve üzerinde durduğu ağacı havaya uçurur.Bert huomaa vaaran ja vetäytyy kuoreensa, säilyen hengissä kun apina sekä puu räjähtävät.
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Raporttien mukaan häntä ammuttiin ennen kuin ampuja räjäytti itsensä.
Bandiagara Kayalıkları, Mali'nin Dogon ülkesindeki bir uçurumdur.Bandiagaran kallio on erikoisen muotoinen kalliomuodostelma dogonien maassa Malissa.
Ortadan kaybolan Hurley, Black Rock enkazını havaya uçurur.Ilanan kuollessa dynamiittien räjähdyksessä, Hurley räjäyttää Black Rockin dynamiittivaraston.
Planı, noel gecesi büyük bir kiliseyi havaya uçurmaktı.Pitkänäperjantaina 1916 yöllä sytytettiin Lintulan luostarin kirkko tuleen.
Pilot uçağı uçurdu.Lentäjä lensi konetta.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Το πτώμα βρέθηκε δίπλα στο αυτοκίνητό του σχεδόν αποκεφαλισμένο.
62 köprüde havaya uçuruldu.Αγωνίστηκε σε 62 ματς.
25 Aralık 2003'te, Bir İntihar bombacısı otobüs durağında kendini havaya uçurdu.Στις 20 Ιουνίου 2012, βομβιστής αυτοκτονίας που επέβαινε σε μοτοσυκλέτα ανατινάχθηκε στην αγορά.
Aynı şekilde kendini uçurumdan aşağıya atarak kendini evinde bulur ve her şey yoluna girer.Άμα βρουν ευκαιρία κατεβαίνουν από τις καμινάδες στα σπίτια και μαγαρίζουν τα πάντα.
Şimdi rap beni uçuruyor.""Σπάει το ρόδι".
Şimdi rap beni uçuruyor."Nu gør rap mig høj igen."
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Ifølge rapporter skal manden have sprængt sig selv ihjel.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.På et klippefremspring i forgrunden står en ung mand med ryggen til.
1783 - Montgolfier Kardeşler, hidrojen gazıyla doldurdukları ilk balonu uçurdular.1783 - Ved Versailles opsender brødrene Montgolfier den første bemandede varmluftsballon.
Kafası uçuruldu.Hovedet var slået ind.
Yedi Krallık'ın akıbeti, uçurumların kenarındadır...Udsigtspunktet Vista do Rei på kanten af Sete Cidades vulkankrateret.
Bu sayede Hıçkıdık onu istediği yönde uçurabilmektedir.Frit løb: Her kan du køre, som du vil.
62 köprüde havaya uçuruldu.68-radar der var placeret over broen.
Zorla içki içirilerek arabaya bindirilir ve bir uçurum kenarına bırakılır.De hælder godt med whisky på ham og sætter ham i en bil på vej ned ad en lang bjergvej.
Alice Bella'yı uçurumdan atlarken görmüştür.Hun forlod Forks med Bella, da Bella var spæd.
İlgili Sayfalar