uçur ile cümle

uçur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dünyada halen bazı küçük hava kuvvetleri Mirage III'leri uçurmaktadır.Noen av verdens mindre luftforsvar flyr fremdeles Mirage III eller varianter av flytypen.
1783 - Montgolfier Kardeşler, hidrojen gazıyla doldurdukları ilk balonu uçurdular.1783 – Brødrene Montgolfier flyr sin første varmluftsballong.
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Det vil si at brukeren blåste den opp selv.
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.Når den beveger seg hurtig eller blir ivrig bæres den lett oppoverbøyd.
Nimrod R1 Lincolnshire'daki RAF Waddington 'da üslenmiş olup 51 inci Filo tarafından uçurulmaktadır.Nimrod R1-flyene har sin base ved RAF Waddington i Lincolnshire i England, og blir flydd av 51.
1911 - Pilot Glenn H. Curtiss, ilk deniz uçağını uçurdu.26. januar – Glenn H. Curtiss flyr det første fungerende sjøflyet.
Şimdi rap beni uçuruyor."«Ingrid Ovedie Volden».
S.XIII, Georges Guynemer ve René Fonck gibi ünlü Fransız savaş pilotları tarafından uçuruldu.Det plasserte han som det tredje franske flyveresset etter René Fonck og Georges Guynemer.
Ama kanal kıyısındaki Belçika askerleri köprüyü havaya uçurdular.Tyske fallskjermsoldater inntok så broene over kanalen.
O zamanlarda uçurtmalar popüler bir eğlence kaynağı sayılıyordu.Historier om spøkelser har til alle tider vært populær underholdning.
Pilotların yorumu uçağın uçurması kolay ve pilot açısından konforlu olduğu yönündeydi.Ifølge tilbakemeldinger fra EASA-pilotene var flyet enkelt å fly og komfortabelt for pilotene.
Kıyılar ve göllerde beslenir, yerde veya uçurumlarda yuva kurar.Båstad, eller Botzstadaedae (Bådsted) betyder båtplass eller sted.
Uçurumdan düşer ve yaralanır.Han faller imidlertid ned og skader seg.
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).Apabila demikian, tentu tidak menutup kemungkinan berkurangnya berita bohong yang tersebar.
Uçurumlar koyun sahipleri tarafından yerleştirilen halatlar yardımıyla tırmanılabilmektedir.Tebing di sini dapat dipanjati dengan bantuan tali yang diulurkan para pemilik domba.
5 Kasım 1605'teki barut komplosunda, İngiltere Parlamento Binasını havaya uçurmakla görevliydi.5 November 1605 - Plot Bubuk Mesiu untuk meledakkan Parlemen Inggris.
1911 - Pilot Glenn H. Curtiss, ilk deniz uçağını uçurdu.1911 - Glenn H. Curtiss berhasil menerbangkan pesawat amfibi Amerika yang pertama.
Çarpışmayı durdurmak için iki tarafın da peşinde olduğu köprüyü havaya uçururlar.Jembatan meledak, melemparkan kedua kubu tentara yang sedang bertempur.
Jet uçağı jet motorları tarafından uçurulan uçaklardır.Pesawat jet adalah pesawat terbang yang menggunakan mesin jet.
O zamanlarda uçurtmalar popüler bir eğlence kaynağı sayılıyordu.Pada masa itu, layang-layang telah menjadi permainan yang popular di sana.
Uçurumdan atlayarak intihar eder.Mila hendak bunuh diri dari karang terjal.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Jika laporan ini jatuh pada tangan yang salah, akan menyebabkan kehancuran pada perusahaan tersebut.
12 yaşındayken bir pilot onu uçağına aldı ve uçurdu.Seorang pria berusia 56 tahun juga ditangkap ketika berupaya menaiki sebuah pesawat.
Birçok uçurum var.Memiliki banyak kekosongan.
Bu motorlardan birisi 2009 yılında başarılı bir şekilde uçurulmuştur.Hotel ini pernah dibom pada tahun 2009.
Bu olaydan çok etkilenen Esme, uçurumdan atlayarak intihara kalkıştı.Ningsih sangat hancur dia berniat bunuh diri loncat dari lantai atas rusun.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.Tiba-tiba, seorang perempuan muda berambut pendek mendekatinya dari arah belakang.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."Ikan berkata: "...burung...bukannya menghina, ..!
Premier League ve Football League arasında giderek artan bir uçurum vardır.Khoảng cách giữa Premier League và Football League ngày càng tăng.
Bayanın jet-ski'si adaya indiğinde, Jack'ın teknesi bir roketle havaya uçuruluyor.Sau khi Val dùng một chiếc canô để tự đi, thuyền của Jack bị thổi bay bằng một quả tên lửa.
Zengin - fakir uçurumuna katlanamamaktadır.Quân Thục thế yếu, không đương nổi mấy cánh quân Ngô.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Các hẻm núi đã xoá bỏ một phần bề mặt cũ.
1783 - Montgolfier Kardeşler, hidrojen gazıyla doldurdukları ilk balonu uçurdular.1783 – Anh em nhà Montgolfier cho ra mắt công chúng montgolfière của họ (khí cầu khí nóng).
En sonunda askerlerden birisi havaya uçurulur.Cuối cùng, Mại bị quân Tống đánh lui.
Birimin karargahını havaya uçurdu.Cơ quan chỉ huy sư đoàn bị phá huỷ.
Ama elinden gelen herşeye rağmen Yuan Hanedanı uçuruma sürüklendi.Sau khi thất bại, bị Đường Thái Tông mang đi lưu đày.
Uçurum İnsanları; (İngilizce: The People of the Abyss) Jack London'un, 1903 yılında basılan natüralist kitabı.Cuốn sách sau này của Riis có cảm hứng từ cuốn Người Abyss của Jack London (1903).
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.途中でクッパびりびりが行く手を阻む個所もあり、難易度はかなり高い。
Bu sayede Hıçkıdık onu istediği yönde uçurabilmektedir.これによって、方角に関して言えば、おおむね望む方角に向かって飛行できるようになった。
Uçurumluk dağlara ise Yar adı verilir.築山古墳(つきやまこふん)は古墳の名称である。
Yalancı şahitlik (suçlu uçuruma atılarak öldürülür).(生存者はそれを否定する証言をしている。
Uçurumdan atlayarak intihar eder.屋上から飛び降り自殺する。
Uçurumdan düşer ve yaralanır.飛び降りれば怪我をする。
En sonunda askerlerden birisi havaya uçurulur.最後は相手を吹っ飛ばす。
Temujin ve Naruto uçurumdan aşağı düşerler.ナルトとテムジンは崖から転落してしまう。
Björn Andreason tarafından BA-7 adı altında tasarlanmış ve prototipi 10 Ekim 1958'de uçurulmuştur.ビョルン・アンドレアソン(Björn Andreason)によりBA-7として設計され、1958年10月10日に彼自身の手で試作機が初飛行した。
Şimdi rap beni uçuruyor."」とテロップが流れた。
5 Temmuz 1802' de ressam Edward Hawke Locker'i yanına alıp uçurdu.同年7月5日には水彩画家エドワード・H・ロッカー(Edward Hawke Locker)を同乗させて飛行。
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.遺体は家の外、自殺したレディの近くで発見された。
Nigar bebeği bıraktıktan sonra uçurumdan kendini atarak intihar eder.ナナが彼を捕まえようとすると彼は窓から飛んでいってしまった。
Sonra “Uçurtmayı Vurmasınlar”ı (1989) yapar.傑曰く、『核爆弾(爆発すると手をつけられない)』。
Birimin karargahını havaya uçurdu.防衛隊本部を破壊する。
Bu, savaş sonrası Japonya'da, Japon bir pilot tarafından uçurulan ilk tarifeli uçuştu.これが日本の航空母艦に日本の飛行機を操縦した日本の操縦士が着艦した最初の瞬間である。
Birçok köprü ilk kez havaya uçuruldu.空港の施設が爆破されたのは初めて。
Grup uçurtma uçurtmak için toplanır.飛ぶ斬撃で攻撃する。
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.謎解きに失敗すると全身を灰にされる。
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."しかし、『窮鳥懐に入らば猟師もこれを殺さず』という。
Yedi Krallık'ın akıbeti, uçurumların kenarındadır...7個の「王威の竜輝石」は紆余曲折をへて、各国の王の下にある。
Tren uçuruma yuvarlandı.彼は列車を崖から転落させた。
O gece Alex uyurken, Wyatt battaniyeyi yatağından çeker ve onu havaya uçurur.在那天晚上,当亚历克斯因吃了安眠药睡着的时候,怀亚特让毯子从床上飞起来并将她悬浮在半空中。
İlgili Sayfalar