uçur ile cümle

uçur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O gece Frank paralı asker grubunu adaya uçurmayı reddeder.当晚,弗兰克拒绝再度驾机把雇佣兵送到岛上。
Ama kanal kıyısındaki Belçika askerleri köprüyü havaya uçurdular.德軍傘兵佔領了運河上的橋梁。
62 köprüde havaya uçuruldu.擊落、擊毀飛機62架。
Bayanın jet-ski'si adaya indiğinde, Jack'ın teknesi bir roketle havaya uçuruluyor.在瓦莱丽带着她自己的喷气式滑水车离开后,杰克的船被一个雇佣兵发射火箭弹炸得粉碎。
Bir uçuruma geldiğinin farkına varmadan aşağıya Ak Irmağa (veya Ak Göle) düşer.湘莲后悔莫及,随一跏腿道士而去,不知何往。
Haziran 1916'da, Bristol Scout C'yi Batı Cephesinde uçuran 25. Filo'da pilot olarak görev yaptı.1916年6月,他成為第25中隊 的飛行員,駕駛著布里斯托偵察機在西線服役。
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."其诗句中有“苦不长吟不肯休,天荒地老一诗囚。
Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.否则就炸掉该经理的家。
Aynı şekilde kendini uçurumdan aşağıya atarak kendini evinde bulur ve her şey yoluna girer.好像回到家,關起門來睡一覺,一切就都會好起來似的。
Alice Bella'yı uçurumdan atlarken görmüştür.앨리스는 벨라가 떨어지는 모습을 보았다고 한다.
62 köprüde havaya uçuruldu.총 26화로 구성되어 있다.
Bumi ile birlikte uçurumdan düşer.그 후 진마(金馬: 금마) 지구에서도 차례로 해제.
Siberadamlardan kurtulmak için gezegeni havaya uçurmak dışında başka bir yol yoktur.비주맥스 장비 이외에 교정을 위한 다른 장비가 필요 없다.
Onlar yüksek uçurumda Mutou Vadisinin batısında Yanan Dağların altındadır.화염산 아래의 서쪽 무토우 계곡의 절벽 높이 위치하고 있다.
Ama elinden gelen herşeye rağmen Yuan Hanedanı uçuruma sürüklendi.그럼에도 불구하고 중궁황자의 사망 후에 준시가 중궁에 책봉되었다.
O da “Uçurtmayı Vurmasınlar”ın başarısını yakalar.결국 그는 공격은 "실패하지 말아야 한다"라고 명령했다.
1907 yılında Fransız Paul Cornu ilk motorlu helikopteri uçurdu.בשנת 1907 הצליח פול קורנו (Paul Cornu) הצרפתי להעלות לאוויר דגם ראשון של כלי טיס מאויש בעל כנף סובבת.
Alay topçusu, köprüyü havaya uçurmuştur.הפרטיזנים החליטו לפוצץ את הגשר.
Başlar başlamaz sizi uçuracak şarkılar.שמתחילתו מתחיל השיר להתעמעם.
Uçurumdan atlayarak intihar eder.הוא מתאבד בקפיצה דרך החלון.
Halpen, beyni havaya uçurup Ood'ların tamamını öldürmeyi planlamaktadır.בתור הפלנקס, יש להם מוח כוורתי המתוכנת להשמיד את כל המוטאנטים.
Bir tren geçiş ortasında iken Nehir üzerindeki bir demiryolu köprüsü havaya uçuruldu.הגשר מתפוצץ בדיוק כאשר עוברת עליו הרכבת היפנית.
Bu sırada Gözetmenler Konseyi'ni havaya uçurduğunu da itiraf eder.מטה הלח"י החליט לפוצץ את בניין הסראייה.
O zamanlarda uçurtmalar popüler bir eğlence kaynağı sayılıyordu.באותם ימים היה שיט על האגם בידור פופולרי.
Yazları, Işıkdağı'nda "Uçurtma festivali" yapılır.מדי קיץ נערך בטיילת פסטיבל "צלילי הים".
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.На преден план млад мъж стои на скалиста пропаст с гръб към зрителя.
1911 - Pilot Glenn H. Curtiss, ilk deniz uçağını uçurdu.1911 г. – Американският авиатор Глен Къртис създава първият американски хидроплан.
En ünlü şarkılarından bazıları Hetki Lyö (Beat the Clock), Leijat (Uçurtma) ve Varrella virran (Aşağı Nehir).Сред най-успешните песни са Beautiful Day, Walk On, Stuck In A Moment и Elevation.
Bilavi yakalanacağını anlayınca kendini havaya uçurdu.Билави се взриви, когато разбра, че ще бъде заловен.
Ön planda genç bir adam kayalık bir uçurum kenarında, sırtı izleyiciye dönük biçimde dikilmektedir.U prvom planu, na stijeni stoji mladić leđima okrenut prema gledatelju.
Kafası uçuruldu.Puca mi glava.
Pilotların yorumu uçağın uçurması kolay ve pilot açısından konforlu olduğu yönündeydi.On je tako konstruiran kako bi pilot bio siguran i osjećao se ugodno.
1783 - Montgolfier Kardeşler, hidrojen gazıyla doldurdukları ilk balonu uçurdular.1783. godine prisustvovao je prvom letu balona kojeg su prikazali braća Montgolfier.
Ancak Mantikor onları takip edip uçurumun kenarında sıkıştırır.Carmela potrči za njim, ali se spotakne i udari potkoljenicom o stubu.
Bu motorlardan birisi 2009 yılında başarılı bir şekilde uçurulmuştur.Jedan od kipova 2003. godine oštećen je eksplozivnom napravom.
Ghul'u yenen Bruce, uçurumdan aşağıya düşmek üzere olan Henri Ducard'ı kurtarır ve bir köylünün evine götürür.Bruce spašava onesviještenog Ducarda od smrtonosnog pada i ostavi ga u selu.
12 yaşındayken bir pilot onu uçağına aldı ve uçurdu.Ako dvanásťročný sa dostal prvýkrát do lietadla a pilot s ním obletel letisko.
Güvenle kızağı uçurmaya başlar.Pri vyletovaní letí priamočiaro.
Wingardium Leviosa:Objeleri uçurmaya yarar. ^Leonardo da Vinci:Vzlety mysli.
Bazıları hala uçmakta ve bundan fazlası halihazırda uçurulmak için inşa edilmekte.Chceme letieť na Mesiac a dokázať ešte viac.
On bir yeni şarkıdan ve Uçurum ep'sinde yer alan şarkılardan oluşur.Obsahuje 16 úplne nových pesničiek a rozprávok.
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Prepad me je ločeval od mojih nekdanjih sodržavljanov.
13 Kasım - Fransız mucit Paul Cornu ilk motorlu helikopter'i uçurmayı başardı.13. november - francoski izumitelj Paul Cornu izvede prvi samostojni polet s helikopterjem.
Gaston arka Beast saplar, ancak böylece onun dengesini kaybeder ve derin uçuruma aşağı yüksek tavan düşecek.Gaston je zver hudo ranil, sam pa padel z visoke strehe v globino.
TRT 1 de Uçurtma adlı çocuk programı sunuculuğu yapmıştır.Zato je JLA poiskala rezervno letališče.
Demiryollarını ve köprüleri havaya uçurdu ve birçok köyü yaktı.Razdejal je deželo Kranjsko in požgal veliko gradov.
Köyde eski nesil ile yeni nesil arasında çok yüksek bir uçurum bulunmaktadır.Na ozemlju nekdanje Jugoslavije se nahaja veliko število starih pragozdov.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."Njuni vodi sta se mešali, pašniki in zemlja pa še niso nastali, niti močvirje s trsjem«.
O zamanlarda uçurtmalar popüler bir eğlence kaynağı sayılıyordu.Tovorništvo je bilo v tistih časih pomemben vir dohodkov prebivalstva.
İlerleyen yıllar boyunca başkentte zengin ve yoksul arasındaki uçurum genişlemişti.Sčasoma se je v mestu poglobila razlika med revnimi in bogatimi.
Eğer bu cevaplar hatalı ise kafası uçurulacaktır.Jei to padaryti nepavyksta, jam nukertama galva.
Bir tren geçiş ortasında iken Nehir üzerindeki bir demiryolu köprüsü havaya uçuruldu.Karo metu buvo nugriautas tiltas per upę.
1752 - Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.Kovas Birželio 15 d. – Bendžaminas Franklinas eksperimentu įrodė, kad žaibas yra elektros išlydis.
Kaçan 200 kişiyi uçuruma kadar kovalamışlardır.Žuvo visi 200 skridusių žmonių.
"Pink Uçurumu" (7 Ekim 2014).Kęstutis Kriščiūnas (2014).
Bir uçurum beni eski yurttaşlarımdan ayırıyor.Naujai užaugusios plunksnos skirasi nuo senųjų.
Şimdi rap beni uçuruyor.""FSB laseb Venemaa õhku".
Polis, adamın kendi kendisini havaya uçurduğunu açıkladı.Politsei arvas, et mees lasi ennast ise maha.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Hoone lähedalt leiti ka ohvri peata surnukeha.
1605 - Guy Fawkes İngiltere'de Westminster Sarayı'nı havaya uçurmaya kalkıştı.1605 – Püssirohuvandenõu Inglismaal, Guy Fawkes püüdis õhku lasta Inglismaa parlamenti, ta tabati.
İlgili Sayfalar