Ana içeriğe geç
Sözlük

uçmak ile cümle

uçmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Turaç da diğerleri gibi uçmaktan çok yürümeyi yeğler.Angolaturakoen foretrækker at løbe langs grene, frem for at flyve.
Kitaplarının çoğunda bir şekilde uçmaktan bahsetti.Desuden bliver der i flere skrifter refereret til hans bøger i flertal.
Elektrikle çalışan model uçaklar 1970'lerden beri uçmaktadır.Low-visibility RAF kokarde siden 70'erne.
O, bir uçakta uçmaktan korkuyor.Han er bange for at flyve i flyvemaskine.
Uçmak için hazır mısınız?Er I klar til at flyve?
Yeni Tu-204 modelleri sayesinde Air Koryo ile Avrupa'ya uçmak mümkün olacaktır.Med sine nye Tu-204 kan selskapet også fly til Europa og Moskva.
737-300’e göre daha tutumlu olmak için daha az yolcuyla daha uzun mesafe’ye uçmaktadır.747-300SR er et kortdistanse-, høykapasitets innenriksfly.
Belavia Minsk Uluslararası Havaalanı tabanından Asya, Avrupa ve Afrika'ya uçmaktadır.Belavia terbang ke Asia, Eropa dan Afrika dari basisnya di Minsk International Airport.
Orada Mars'a tek yönlü uçmak istediğini söyledi.Mars memutuskan untuk segera pulang ke planetnya.
Elektrikle çalışan model uçaklar 1970'lerden beri uçmaktadır.Pesawat model elektrik bertenaga telah diterbangkan sejak 1970-an, dengan satu laporan pada tahun 1957.
Daha manevrasal tasarımlar uçmak için genellikle zordur, fakat akrobasi yetenekleri için daha işe yarar.能力の伸び幅は通常キャラクターでは控えめだが、パックマンが装備することでより高性能を発揮できる。
Temizlik takıntısı olduğu ve uçmaktan korktuğu bilinmektedir.高所恐怖症で、空に上がることを恐れる。
Annesi ve Winkler uçmaktan korkuyorlardı.她的母亲和Winkler都害怕飞机出事。
Kuvvetli bir adamdır, Uçmaktan çok korkar bu yüzden uçağa binmek istemez.(本人廣播談) 有懼高症,也非常害怕搭乘飛機。
Dünyada yapılacak en mühim şey göklere uçmaktadır.가장 넓은 의미에서의 점성술은 하늘에서 뜻을 찾는 것이다.
Uçmak sözünden gelir.비제는 다음 뜻으로 쓰인다.
Açık alan faaliyetlerinde, bisiklete binmek, kaymak ve uçmak gibi, göz normalden daha fazla ışığa maruz kalır.자전거 타기, 스키 등과 같은 실외 활동에서, 눈은 평소보다 더 많은 빛을 받아들인다.
22 Ekim 2015'te New Horizons, 2014 MU69'a doğru uçmak üzere bir yörünge değişikliği yapmıştır.2015년 10월과 11월에 네 번의 경로 변경후, 뉴 허라이즌스는 2014 MU69로 항해를 하였다.
Turaç da diğerleri gibi uçmaktan çok yürümeyi yeğler.מינים אחדים כמו הקוקיה רצנית מעדיפים לרוץ על הקרקע מאשר לעוף.
Eylül 2013 itibarıyla Tailwind Havayolları, Asya ve Avrupa'da 20 farklı ülkede 51 farklı noktaya uçmaktadır.נכון לאוגוסט 2013, החברה טסה למעל 40 יעדים שונים באירופה ואסיה.
Kuvvetli bir adamdır, Uçmaktan çok korkar bu yüzden uçağa binmek istemez.בלו: הציפור הזאת מפחדת לעוף ולכן היא מנסה לעוף ללא הצלחה.
Elektrikle çalışan model uçaklar 1970'lerden beri uçmaktadır.מטוסי נוסעים מחויבים לשאת מקלטי טיסה מאז שנות השישים.
Günümüzde halen uçmaktadır.Ние плачем днес.
Cherokee Benimle Uçmak İster misin?Мои щъркели, летете.
Uçmaktan nefret ediyorum.Мразя да летя.
Tom uçmaktan korkuyor.Том се страхува от летене.
Dünyada yapılacak en mühim şey göklere uçmaktadır.Najveća stvar, koja postoji na svijetu jest sv.
737-300’e göre daha tutumlu olmak için daha az yolcuyla daha uzun mesafe’ye uçmaktadır.747-300SR je inačica kratkog dometa za prijevoz više putnika na kraćim relacijama.
Kitaplarının çoğunda bir şekilde uçmaktan bahsetti.U tamnici je spjevao većinu od svojih najljepših stihova.
Uçmak sözünden gelir.Jeho záľubou je lietanie.
Uçmak için neye ihtiyacı olacağına karar verdi.Vtedy vyjadril svoju túžbu učiť sa lietať.
Bazıları hala uçmakta ve bundan fazlası halihazırda uçurulmak için inşa edilmekte.Chceme letieť na Mesiac a dokázať ešte viac.
Kuvvetli bir adamdır, Uçmaktan çok korkar bu yüzden uçağa binmek istemez.Má vznášajúci, ale pomalý let a nerád cestuje na dlhé vzdialenosti.
Kurulduğu 1927 yılından 2009 yılına kadar 144.000 uçak üretmiştir ve bunlardan 90.000 tanesi hala uçmaktadır.Med letoma 1914 in 1917 so zgradili približno 5000 letal, v Nemčiji pa v tem času 45.000.
Adaya uçmak sana 100 dolara mal olacak.Nuskristi į salą tau kainuos 100 dolerių.
Uçak gece yaklaşık 2-3 saat Kaunas'a uçmak zorunda kaldı.Į Kauną lėktuvas turėjo atskristi apie 2–3 valandą nakties.
Yak-1 uçakları ile uçmaktaydı.Lennud toimusid lennukiga Jak-40.
Uçmak için neye ihtiyacı olacağına karar verdi.Ta küsis oma varustusülemalt mida ta võiks teha.
Kitaplarının çoğunda bir şekilde uçmaktan bahsetti.Otseste ilmutustena on kirja pandud ka suurem osa tema kirjutisi.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.최초로 1933년에 만화책이 나왔을때, 나는 것은 사치스러웠죠.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Als 1933 das erste Comic-Heft erschien, war Fliegen noch ein Luxus.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Cuando apareció el primer cómic en 1933, volar era un lujo.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.În 1993, când a apărut prima carte de benzi desenate, zborul era un lux.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Khi quyển truyện tranh đầu tiên xuất hiện vào năm 1933, bay là một sự xa xỉ.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Kiedy w 1933 r. pojawił się pierwszy komiks, latanie było luksusem.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Quand la première bande dessinée est parue en 1933, prendre l'avion était un luxe.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Quando apareceu o primeiro livro de banda desenhada, em 1933, o voo era um luxo.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Quando, nel 1933, apparve il primo fumetto, volare era un lusso.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Когато първият комикс се появява през 1933 г., летенето било лукс.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Когда в 1933 году появилась первая книга комиксов, полёт был роскошью.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.Коли вийшов перший комікс в 1933, польоти на літаку були розкішшю.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.כשספר הקומיקס הראשון הופיע ב 1933, תעופה היתה מותרות.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.عندما ظهر أول كتاب مصور في عام 1933، كان الطيران ترفاً.
1933'de ilk çizgi roman çıktığında uçmak bir lükstü.空の旅は贅沢でした 現代では 飛行機は一番安全な 移動手段です
Ama Romeo olmayabilir; o sürgün - Bu olabilir sinekler yapmak, bu uçmak gerekir.Aber Romeo nicht, er ist verbannt - Das kann Fliegen zu tun, wenn ich aus diesem fliegen müssen.
Ama Romeo olmayabilir; o sürgün - Bu olabilir sinekler yapmak, bu uçmak gerekir.Ale Romeo nie może, bo jest wygnany - To much może zrobić, kiedy z tego muszą latać.
Ama Romeo olmayabilir; o sürgün - Bu olabilir sinekler yapmak, bu uçmak gerekir.Ampak Romeo morda ne, on je pregnali, - To lahko storite muhe, ko moram s to fly.
Ama Romeo olmayabilir; o sürgün - Bu olabilir sinekler yapmak, bu uçmak gerekir.Dar Romeo nu poate, el este alungat, - Acest muste o pot face, când am de la aceasta trebuie să acoperi.
Ama Romeo olmayabilir; o sürgün - Bu olabilir sinekler yapmak, bu uçmak gerekir.De Romeo nem, ő száműzte, - Ez nem repül, amikor erről kell repülni.
Ama Romeo olmayabilir; o sürgün - Bu olabilir sinekler yapmak, bu uçmak gerekir.그러나 로미오가되지 않을 수도 있습니다, 그는 추방되어 -이 수도 파리는 어떻게이에서, 나는해야 할 때.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod