Ana içeriğe geç
Sözlük

uçma ile cümle

uçma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yak-1 uçakları ile uçmaktaydı.Літав на літаку «Як-2».
Yavrular birkaç hafta içinde uçmaya başlar.Пташенята, що вилупилися, вже через кілька днів починають літати.
Kitaplarının çoğunda bir şekilde uçmaktan bahsetti.Про майже кожну зі своїх подорожей вона написала книги.
Erich Rudorffer Avustralya'da DC-2'ler ve Douglas DC-3'ler ile uçmaya başladı.Erich Rudorffer začal létat DC-2s a DC-3s v Austrálii.
Tıbbi sebeplerden ötürü 1983'te emekliye ayrıldı ve herhangi bir görevde uzaya uçmadı.Do vesmíru nikdy neletěl a z oddílu odešel v roce 1983 ze zdravotních důvodů.
Uçmak sözünden gelir.Jeho zálibou je létání.
Uçma yeteneğine sahiptir.Její hlavní schopností je létání.
Gaz çıkararak uçma yeteneğine sahiptir.Je schopen letu podle přístrojů.
Yumurtadan çıktıktan 11-12 gün sonra uçmayı öğrenirler.Z nakladených vajíček se po 10–12 dnech líhnou housenky.
Günümüzde halen uçmaktadır.Tento letoun dosud létá.
Büyük hassas kulakları, uçmasını sağlayamayacak kadar küçük kanatları vardır.Samička má štít světle hnědý a kratší křídla, která ji neumožňují létat.
Orada Mars'a tek yönlü uçmak istediğini söyledi.Výhledově se předpokládal let na Mars.
Bu süre zarfında da uçmayı öğrenirler.Souběžně se studiem se učila létat.
Ancak daha çok koşmayı sevdiği için uçma işine pek fazla girmiyor.Jenom nestavím, víc mě baví létání.
Uçma tüyleri erkeğinki gibi grimsidir.Končetiny s prsty jsou stejně jako u samic šedé.
Yavrunun uçma süresi 16 gündür.Délka březosti je 16 měsíců.
Mürettebattan ikisi ağır yaralandı ve komutan Lazarev bir daha asla uçmadı.Chiar și așa, cei doi au suferit leziuni grave și comandantul, Lazerev, n-a mai zburat niciodată.
Yavrunun uçma süresi 16 gündür.Durata medie a viiturii este de 16 zile.
Kolayca sudan yükselebilmesine rağmen tehlikeden kurtulmak için uçmakta ziyade dalmayı tercih ederler.În fața unui posibil pericol, scapă fugind, mai degrabă decât zburând.
Böcek uçmadığı zaman bu kanatlar katlanarak kanat örtülerinin altına saklanır.Când nu zboară, aripile sunt acoperite.
Dünyada yapılacak en mühim şey göklere uçmaktadır.Lucrurile care îl fac cel mai fericit din lume sunt bananele.
Birinci uçma zamanı Nisan, ikincisi Temmuz, üçüncüsü ise Sonbaharda yapar.Prima parte a jocului se desfășoară iarna, a doua parte primăvara, iar în finalul jocului toamna.
El uçma telekleri üzerinde bir sıra sarı benek vardır.Pe opercul sunt striuri radiare galbene.
Uçmayı öğrenmek ne kadar zordur?Cât de greu este să înveți să zbori?
Vipo, sıradışı büyük kulaklarını kullanarak uçmasını öğrenen bir köpektir.Vipo hatalmasra nőtt füleivel tanul meg repülni.
Uçmak için neye ihtiyacı olacağına karar verdi.Amit a repülésről tudni kell.
Yumurtadan çıktıktan 11-12 gün sonra uçmayı öğrenirler.A fiókák 11-12 nap múlva bújnak ki a tojásból.
Orada Mars'a tek yönlü uçmak istediğini söyledi.Program szerint Mars körüli pályára állt volna.
Yavruların uçma süresi 40-45 gündür.Kirepülési idő 40-45 nap.
Uçma yeteneğine sahiptir.Képes (volt) repülni.
Yavrunun uçma süresi 16 gündür.A fiókák kirepüléési ideje még 16 nap.
Uçuş Dersleri, öğrencilerin süpürgeleriyle uçmayı öğrendikleri derstir.Repüléstan – A diákok megtanulnak seprűn repülni, közlekedni.
Kitaplarının çoğunda bir şekilde uçmaktan bahsetti.Hänen kirjoistaan useimmat liittyvät jollakin tavalla lentämiseen.
Yavruların uçma süresi 40-45 gündür.Poikasten lentokyvyn oppiminen kestää noin 40–45 päivää.
Uçuşa yasak bölge, üzerinde herhangi bir hava taşıtının uçmasının yasak olduğu bölge.Lentokieltoalue on alue, jonka ilmatilassa lentokoneet eivät saa lentää.
39 uçuş noktasına uçmaktadır.Yhtiö lentää maailmanlaajuisesti 49 kohteeseen.
Dünyada yapılacak en mühim şey göklere uçmaktadır.Eniten lentohiekkaa esiintyy autiomaassa.
Yumurtadan çıktıktan 11-12 gün sonra uçmayı öğrenirler.Poikaset oppivat lentämään 11–12 viikkoa vanhoina.
Hızını havada koşmak için kullanarak uçmayı başarabilir.Hän voi käyttää häntiänsä pystyäkseen lentämään hetken aikaa.
Temizlik takıntısı olduğu ve uçmaktan korktuğu bilinmektedir.Pettyfer pelkää nimittäin lentämistä.
On yıldır düşük maliyetli (İngilizce: low cost) biletleriyle uçmaktadır.Palvelut lennoilla ovat olleet halpalentoyhtiöiden tasolla jo vuosikymmeniä.lähde?
Uçma yeteneğine sahiptir.Έχει την δύναμη να πετάει.
Yavruların uçma süresi 40-45 gündür.Οι νεοσσοί θα μπορούν να πετάξουν μετά από 40 έως 45 ημέρες.
Kitaplarının çoğunda bir şekilde uçmaktan bahsetti.Στη Λήμνο αναφέρονται τα περισσότερα από τα πολλά βιβλία που εξέδωσε στη συνέχεια.
Erich Rudorffer Avustralya'da DC-2'ler ve Douglas DC-3'ler ile uçmaya başladı.Η εταιρεία Scandinavian Airlines άρχισε να χρησιμοποιεί Douglas DC-8 για πτήσεις προς τη Βόρεια Αμερική.
Karşıtı Uçmag'dır.Confederate Veteran Vol.
Sonraki, dördüncü kez uçmayı emretti.Det fløj første gang 3.
Turaç da diğerleri gibi uçmaktan çok yürümeyi yeğler.Angolaturakoen foretrækker at løbe langs grene, frem for at flyve.
Nisan ayında uçmayı öğrendiği ve kanatlarını kazandığı 3. Havacılık Okulu'na gitti.I april var han på Central Flying School, hvor han lærte at flyve og fik sine vinger som pilot.
Hızır bunlardan bir çiftini tutar, uçmasınlar diye kanatlarını kırar.Der er nu otte ravne, og de har fået vingerne stækket for at forhindre dem i at flyve væk.
Türk uçakları Kıbrıs üzerinde uçmaya başladı.Tyrkiske krigsskibe greb ind på Fløjene.
Birinci uçma zamanı Nisan, ikincisi Temmuz, üçüncüsü ise Sonbaharda yapar.Den første om efteråret og den anden om foråret.
Kuluçka süreleri 13-14 gün, yavruların uçma süreleri 17-20 gündür.Rugetiden varer typisk 17-18 dage og ungerne er flyvefærdige 20-30 dage gamle.
Uçuş Dersleri, öğrencilerin süpürgeleriyle uçmayı öğrendikleri derstir.Kattene lærer let.
Kitaplarının çoğunda bir şekilde uçmaktan bahsetti.Desuden bliver der i flere skrifter refereret til hans bøger i flertal.
Elektrikle çalışan model uçaklar 1970'lerden beri uçmaktadır.Low-visibility RAF kokarde siden 70'erne.
O, bir uçakta uçmaktan korkuyor.Han er bange for at flyve i flyvemaskine.
Uçmak için hazır mısınız?Er I klar til at flyve?
Sana uçmayı öğretebilirim.Jeg kan lære dig at flyve.
Uçma yeteneğine sahiptir.Han har evnen til å fly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod