Yani bu Titan Havayollarının penceresinden Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.Așa că asta-i ce-ați fi văzut din fereastra Titanian Airlines zburând deasupra suprafeței lui Titan.
Yani bu Titan Havayollarının penceresinden Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.Das wäre also der Ausblick aus dem Fenster von Titan Airlines auf dem Flug über die Titanoberfläche.
Yani bu Titan Havayollarının penceresinden Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.Esta é a foto que veríamos da janela da Titania Airlines ao voarmos sobre a superfície de Titã.
Yani bu Titan Havayollarının penceresinden Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür. (Gülmeler)Więc taki widok mielibyśmy podróżując samolotem "tytańskich" linii lotniczych.
Yani bu Titan Havayollarının penceresinden Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.Tak razgled bi torej imeli z letala družbe Titanian Airlines med letom preko Titanove površine.
Yani bu Titan Havayollarının penceresinden Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.Takže takýto obrázok by ste mali za oknom Titanian Airlines, počas letu nad povrchom Titanu.
Yani bu Titan Havayollarının penceresinden Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.Tehát ezt a képet látnák a Titán Légitársaság ablakából ha a Titán felett utazgatnának.
Yani bu Titan Havayollarının penceresinden Titan'ın yüzeyi boyunca uçarken göreceğiniz görüntüdür.Так что такую картину вы бы увидили из окна Авиалинии Титана пролетая над поверхностью Титана.
Yani uçarak geri döndüler. Ben kuş üzerinde döndüklerini düşünüyorum.Или они летели на птице?
Yani uçarak geri döndüler.C'était comme le premier.... comme s'ils avaient réellement pris l'avion...
Yani uçarak geri döndüler.Det var som första... De flög verkligen tillbaka.
Yani uçarak geri döndüler.Era come se volassero all'indietro.
Yani uçarak geri döndüler.Era como se fosse o primeiro! Eles realmente chegaram a voar nele.
Yani uçarak geri döndüler.Era el primer... y volaron de vuelta.
Yani uçarak geri döndüler.Era o premieră - şi puteau să se întoarcă în zbor.
Yani uçarak geri döndüler.Es war bestimmt das erste - eigentlich flogen sie rückwärts.
Yani uçarak geri döndüler.Giống như cái đầu tiên - thực ra họ bay về.
Yani uçarak geri döndüler.Memang yang pertama - mereka terbang kembali.
Yani uçarak geri döndüler.Mint az első... szóval visszarepültek.
Yani uçarak geri döndüler.Polecieli nim do domu.
Yani uçarak geri döndüler.Se oli kuin ensimmäinen... Kun he lensivät takaisin -
Yani uçarak geri döndüler.To bylo jako první - jako že letěli zpět.
Yani uçarak geri döndüler.Било е като първия самолет - понеже те всъщност долетели обратно.
Yani uçarak geri döndüler.אני לא חושב שהם רכבו על ציפור. הם רכבו על ציפור?
Yani uçarak geri döndüler.鳥だと...鳥なのか?
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Ainsi, vous pouvez vous brancher sur la poésie pendant votre vol.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Aşa că puteai să te conectezi la poezie atunci când zburai.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Così si poteva ascoltare poesia anche in volo.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Damit konnte man sich Gedichte anhören, während man im Flugzeug saß.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Je kon afstemmen op poëzie tijdens je vlucht.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.그 결과 여러분은 비행하는 동안 시 채널을 맞출 수 있습니다.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Podczas lotu można było słuchać poezji.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Portanto poderiam sintonizar poesia enquanto voavam.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Så man kunne stille ind på poesi, mens man fløj.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Se podía escuchar poesía durante el vuelo.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Takže keď ste leteli, mohli ste si naladiť poéziu.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Ώστε να μπορείτε να συντονιστείτε σε ποίηση καθώς πετούσατε.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Вы могли подключиться и слушать стихи во время полёта.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.Можехте да слушате поезия по време на вашия полет.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.כך שאפשר היה להאזין לשירה במהלך הטיסה.
Yani uçarken şiir dinleyebiliyordunuz.私の感覚からするなら
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Al igual que la ballena herida de la costa moscas thro 'el estado de Maine. "
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Assim como a baleia para a praia ferido voa thro 'do maine. "
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Ca şi cum balena rănit la mal zboara "thro Maine."
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Come la balena ferita a terra vola thro 'il maine ".
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Comme la baleine blessée à terre mouches thro 'du Maine. "
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Giống như là con cá voi bị thương vào bờ bay Maine "xuyên qua".
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "해안에 부상 고래가 처음부터 끝까지 '메인을 파리로처럼. "
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Ligesom da den sårede hval til kysten fluer Thro "Maine."
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Mint ahogy a sebesült bálna a partra száll thro "a Maine."
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Net als de gewonde walvis naar de kust vliegen thro 'de maine. "
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Niinkuin haavoittunut valas rantaan lentää Thro "Maine."
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Podobnie jak w rannych wieloryba na brzeg leci thro "maine".
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Precis som den sårade valen till stranden flugor thro "Maine".
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Seperti sebagai paus terluka ke pantai lalat 'thro Maine. "
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Tak ako zranený veľryby k pobrežiu muchy Throat "Maine."
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Tak jako zraněný velryby k pobřeží mouchy thro "Maine."
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Tako kot so ranjeni kit na obalo muhe thro "Maine."
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Wie das verwundete Wal an Land fliegt thro 'der Maine. "
Yaralı balina kıyıya bir uçtan bir uca, maine uçar gibi gibi. "Όπως και με τους τραυματίες φάλαινα στην ακτή μύγες "thro του Maine."