uçan ile cümle
uçan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uçan Hollandalı'nın bir kaptanı olmak zorundadır.Der fliegende Holländer Летучий Голландец.
Yarasa (hayvan) - Bir uçan memeli hayvan.Дракон (англ. Dragon) — огромный летающий огнедышащий зверь.
Çoğunlukla balık, özellikle uçan balıklarla ve bazen kalamarla beslenirler.Питаются они по большей части рыбой, особенно летучей рыбой, и иногда кальмарами.
Medusa; uçan bir (gargoyle)çirkin yaratıkdır.Мандус — человек с множеством увлечений, среди которых охота.
Hava gezginlerinin hava bükmeyi uçan bizonlardan öğrendiği sanılır.Именно от летающих зубров Воздушные кочевники научились покорять воздух.
Yazdığı nihai rapor tanımlanamayan uçan nesnelerin sıradan açıklamaları olduğu sonucuna vardı.Его конечный доклад заключал, что у неопознанных летающих объектов прозаичное объяснение.
Modern uçan balıklar 66 milyon yıl önce bağımsız bir tür olarak ortaya çıkmıştır.До недавнего времени считали, что кистепёрые рыбы вымерли около 66 млн лет назад.
Uçan Kuş.Нелетающая птица.
Havada uçan veya ölen kopuzlar masallarda zaman zaman yer alır.Подбирать в бою оружие и приспособления можно в ящиках, периодически падающих с неба.
1929 - Amerikalı Amiral Richard E. Byrd, Güney Kutbu üzerinde uçan ilk insan oldu.В 1929 году американец Р. Бэрд первым пролетел на самолёте над Южным полюсом.
Dalkavuk: Uçan, küçük, mavi yaratıktır.レキ Leki) — Маленький милый голубой зверек.
Uçmaya olan ilgisini, savaş sırasında uçan uçakları izledikten sonra başladı.Когда она подросла, стала наблюдать за самолётами.
Uçan at olarak betimlenmektedir.Изображается в виде крылатого коня.
Gökyüzünde Uçanbalık takımyıldızı yönünde bulunur.В небе появляется летающая тарелка .
Genellikle güçlü biçimlendirilmiş uçan bir at olarak gösterilir.Обычно принимает форму гигантского летающего глаза.
Basın ilk kez "uçan daire" terimini kullanmaya başladı.Именно здесь впервые появился термин «Ночной рейс».
İşte bu dönemin kritik olaylarından biri de Uçan Silahlar'da yaşandı.Эпоха Крестовых походов совершила переворот в оружейном деле.
Uçan Spagetti Canavarı The IT Crowd ve South Park gibi (ABD'deki) bazı televizyon programlarında yer aldı.ذُكر وحش السباغيتي الطائر في العديد من البرامج التلفزيونية منها The IT Crowd و South Park.
Evrim hakkındaki bütün kanıtlar Uçan Spagetti Canavarı tarafından yerleştirilmiştir.كل الأدلة التي تشير إلى التطور قام وحش السباغيتي الطائر بوضعها في الأرض.
Bazen de, basit bir şekilde, bir duvardaki sırasıyla birkaç taşı daha uzun tutarak uçan basamaklar yaparlardı.أحيانا أيضا وبشكل بسيط كانوا يحتفظون بعدة احجار موجودة بجدار ما على التوالى ويصنعون درجات طائرة .
Tevrat tarafından yasaklanan diğer memeliler fare ve uçan yarasa gibi "sürünen yaratıklar"dır.ثدييات أخرى تحظرها التوراة هي "المخلوقات الزاحفة"، مثل الفئران، والمخلوقات التى تحلق مثل الخفاش.
Modern uçan balıklar 66 milyon yıl önce bağımsız bir tür olarak ortaya çıkmıştır.استمرت أحفاد (الديناصورات غير الطيرية) حتى 66 مليون سنة.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")"لماذا ارتدى الناس ثيابهم ؟!"
TAF sitesinden bir haber Uçan kız - Hürriyet Gazetesinden bir haber.من وراء اغتياله؟ موقع مصرس, قسم الأخبار.
Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.يدور الصراع في جبال الكوندور التي ترمز إلى الحرية المنتظرة.
Uçan Hollandalı'nın bir kaptanı olmak zorundadır.إنه الكابتن الحقيقي لمنتخب هولندا.
Bazı uçan makineler Magnus etkisinin yarattığı havalandırmayı kullanacak şekilde üretilmişlerdir.وقد تم تطوير عنفات الرياح التي تستخدم للتأثير ماغنوس.
14 Temmuz 2015 tarihinde New Horizons uzay aracı Plüton'a uçan ilk uzay aracı olmuştur.Em 14 de julho de 2015, a sonda espacial New Horizons se tornou a primeira a sobrevoar Plutão.
Uçan Süpürge.Charutos voadores.
Uçan Kuş.Pássaro chorando.
Bu üniversitenin haricinde ayrıca Luanda'da yerleşik Universidade Católica de Angola (UCAN) bulunmaktaydı.Além disto existe desde a independência a Universidade Católica de Angola, em Luanda.
Yeryüzünde uçan son askeri F-86 Sabre 1994 yılında Bolivya Hava Kuvvetleri'nde emekliye ayrılmıştır.Junho de 1994 Retirado o último F-86F no ativo em todo o mundo, pertencente à Força Aérea da Bolívia.
1929 - Amerikalı Amiral Richard E. Byrd, Güney Kutbu üzerinde uçan ilk insan oldu.1929 — O almirante norte-americano Richard Byrd torna-se a primeira pessoa a sobrevoar o Polo Sul.
DC-9-50: Uçan en büyük DC-9 dur.DC-9-50: A Série 50 foi a maior versão do DC-9 para entrar no serviço aéreo.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")«Por que um vulcão entra em erupção?».
Uçan Bölgede yetkilidir.Economia Aplicada vol.
Soyuz uzay aracıyla uçan herkes giyer.Cada um deles sabe usar um cruzador espacial.
Fakat havada uçan bir sembolik kartalı görünce bu komplodan vazgeçerler.No entanto, eles são aliviado ao ver um snowplow abordá-los.
Ejderha: En güçlü uçan askerdir.Uma bomba mata o mais corajoso soldado.
Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.E a luta tem que ser reiniciada, e o condor que voa nas alturas é o símbolo da desejada liberdade.
Yarasa (hayvan) - Bir uçan memeli hayvan.Huma (Pérsia) – pássaro regenerativo do fogo.
Uçankuş TV'de televizyon programların listesidir.Ela era instrutora de aeróbica na televisão.
Uçan, uçarak gelen demektir.A garota que pode voar!
Kitap, uçan böceklerle ilgisi olan bir “su zehrinden” bahsediyordu.C.) waarin melding wordt gemaakt van een "watergif" dat verband houdt met vliegende insecten.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")"Waarom heb je geen jas aangedaan?"
1929 - Amerikalı Amiral Richard E. Byrd, Güney Kutbu üzerinde uçan ilk insan oldu.1929 - De Amerikaanse admiraal Richard Byrd vliegt als eerste over de Zuidpool.
Elimizde evrenin yüce Uçan Spagetti Canavarı tarafından yaratıldığına dair deliller var.Het heelal is geschapen door het Vliegend Spaghettimonster.
Boşlukta uçan cisimler Isaac' in uzay boşluğuna düşmesine neden olacak şekilde tehlikeli olabilmektedir.Vliegend puin is hier een extra hindernis, evenals het gevaar dat Isaac de ruimte in zweeft.
Bu olay "uçan balık" balık olarak çağrılmaktadır.Dit verschijnsel wordt de "witte vlucht" genoemd.
Ayrıca en hızlı uçan İngiliz ejderhalarıdır da.Het is nog steeds de snelste Britse niet elektrische trein.
Jack'i bulur ve ondan Will'in Uçan Hollandalı'ya esir düştüğünü öğrenir.Will vindt Jack en zijn bemanning, die gevangen zijn door kannibalen.
Bu sayede Aang'i ve onun uçan bizonu Appa'yı bulurlar.Katara en Sokka gaan op Aangs vliegende bizon Appa Aang zoeken.
Altice Arena'nın şekli büyük bir uçan tablaya veya atnalı yengeç anımsatmaktadır.De vorm van de arena doet denken aan een grote vliegende schotel of degenkrab.
En yükseğe uçan kuşlar kartallardır.De meest voorkomende vogels zijn meeuwen.
Bir uçanbalığı temsil eder.Het is een vliegend draakje.
Davy Jones Uçan Hollandalı adlı geminin kaptanıdır.Bill is nu een dienaar van Davy Jones, kapitein van het spookachtige schip de Flying Dutchman.
Uçan Süpürge.Vliegende vleugel.
Uçan Hollandalı'nın bir kaptanı olmak zorundadır.Dit betekent dat Will nu kapitein is van de Flying Dutchman.
Uçan Kuş.Opvliegende vogels.
Gökyüzünde Uçanbalık takımyıldızı yönünde bulunur.Hij ontdekt een puntvliegtuig in de lucht.
İlgili Sayfalar