uçan ile cümle

uçan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Akdeniz uçan balığı 200 metreye kadar uçabilir.Schwalbenfische sind in der Lage, bis zu 200 Meter weit zu fliegen.
Gökyüzünde Uçanbalık takımyıldızı yönünde bulunur.Am Himmel fliegen Kampfflugzeuge.
Yarasa (hayvan) - Bir uçan memeli hayvan.Eine tierische Pflanze — ein pflanzenhaftes Tier!.
14 Temmuz 2015 tarihinde New Horizons uzay aracı Plüton'a uçan ilk uzay aracı olmuştur.Am 14. Juli 2015 erreichte New Horizons als erste Raumsonde Pluto.
Alaca karanlıkta uçan böcekler yiyeceğidir.Die nachtaktiven Insekten fressen bei Dunkelheit an den Nahrungspflanzen.
Tarakdişler düz uçuları sırasnda en hızlı uçan kuşlardandırlar.Der Ruderflug ist die häufigste aktive Flugart der Vögel.
Uçan Kuş.Wandervögel.
Adını "uçan ateş" koymuşlardı.Er hieß Entfesselte Flammen.
Bundan sonra göğün ortasında uçan başka bir melek gördüm.Da steigt ein Engel vom Himmel herab.
Gece gökyüzünde çok parlak uçan şeyler gördüm.J'ai vu quelque chose de très brillant voler dans le ciel nocturne.
RC helikopterin uçan gelişmiş bir formuna 3D denir.Une forme avancée de pilotage d'hélicoptères RC est appelée 3D.
Müteakip günlerde gazetelerin çoğu uçan daire olaylarını baş sayfada yayımlamaya başladılar.Les jours suivants, la plupart des journaux racontent en première page des histoires de soucoupes volantes.
Genellikle güçlü biçimlendirilmiş uçan bir at olarak gösterilir.Il est souvent représenté comme un cheval ailé.
Uçan Hollandalı'nın bir kaptanı olmak zorundadır.Le capitaine du Hollandais volant chante.
Ayrıca, 25 Kasım 1933'te başarıyla uçan roket GRID-10 üzerinde çalıştı.Il développe également la fusée GIRD-10, qui décolle avec succès le 25 novembre 1933.
Üzümler o kadar çekici görünmüştür ki, uçan kuşlar yere inip resmi gagalamışlardır.Cette vision était si impressionnante que même les moutons tombaient à genoux.
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")On va te dire : pourquoi portez-vous une si grande croix ?
Bu yüzden özel uçan botları vardır.Y compris vol spéciaux.
1995'te iki yazar arkadaşıyla birlikte, Uçanbalık Yayınları'nı kurarak, çocuk kitapları yayımlamaya başladı.Elle a commencé à écrire des livres pour la jeunesse en 1995 en pensant à ses deux enfants.
Gemisinin adı "Uçan Buharlı".Son navire se nomme le "Bateau Hanté".
Yoldaşı Happy adında uçan bir kedidir.Son partenaire est un chat ailé du nom de Belphégor.
Uçan en ağır kuşlardan biridir.C'est l'un des oiseaux volant le plus haut.
Uçan beyaz bir atı vardır.Il monte toujours un cheval blanc.
Jonathan Trotz veya Johnny: Uçan Sınıf oyununun yazarı.Il donne un livre à Johnny, Das fliegende Klassenzimmer.
Uçan Hollandalı'nın gemisi: Kasabadaki hayalet Uçan Hollandalı'nın kaldığı gemidir.Le Vaisseau fantôme ou Le Hollandais volant Pour le vaisseau fantôme, voir Le Hollandais volant.
Kartal en yüksekte uçan kuştur.El águila es el ave que vuela más alto.
Aang, uçan bizonların ilk Havabükücüler olduğunu söylemiştir.Según Aang, los bisontes voladores fueron los primeros maestros del aire.
STS-7 ile uçan en son standart ağırlık tankı yaklaşık olarak 35. 000 kilogram olarak ölçülmüştür.El último tanque SWT, voló con la STS-7, con un peso inerte de 35.000 kg aproximadamente.
Uçan Spagetti Canavarı bu dinin tanrısıdır.«El Monstruo del Espagueti Volador ya es una religión».
Yoksa neden uçan bir sıçan gibi giyinecektin?")¿Por qué le faltaba un botón a la camisa?".
Uçan Hollandalı'nın bir kaptanı olmak zorundadır.Fue un famoso constructor de aviones holandés.
Uçan Spagetti Canavarının Kutsal Kitabı.«The Gospel of the Flying Spaghetti Monster» (en inglés).
Bu sayede Aang'i ve onun uçan bizonu Appa'yı bulurlar.Entonces, él les presenta a su bisonte volador, Appa.
İstanbul: Uçanbalık.París: Vol.
Uçmaya olan ilgisini, savaş sırasında uçan uçakları izledikten sonra başladı.Su interés por la aviación comenzaría al ver los aviones durante la Gran Guerra Patria.
Çok hareketli ve hızlı uçan bir kuştur.Es un pájaro muy activo e inquieto.
Davy Jones Uçan Hollandalı adlı geminin kaptanıdır.En muchas leyendas Davy Jones es el capitán de El holandés errante.
Uçan Süpürge.Cascada volante.
Bella'yı mahallelerde uçan ısı balonlarında görebilirsiniz.En España se puede encontrar en las anfibolitas de las cordilleras Béticas.
Hint kazının Dünya’nın en yüksekten uçan kuşlarından biri olduğu düşünülmektedir.El cóndor californiano es una de las aves voladoras más grandes del planeta.
Uçan Kuş.Pájaro invisible.
Böylece Vril uçan daireleri geliştirilmeye başlandı.Comenzamos a refaccionar las deterioradas instalaciones.
Aang, uçan bizonların ilk Havabükücüler olduğunu söylemiştir.Secondo Aang, i bisonti volanti erano i primi dominatori dell'aria.
Medusa; uçan bir (gargoyle)çirkin yaratıkdır.Scaldicetus) è un cetaceo estinto, appartenente ai fiseteridi.
Hint kazının Dünya’nın en yüksekten uçan kuşlarından biri olduğu düşünülmektedir.L'oca indiana è ritenuta l'uccello che vola più in alto.
Adaya ilk uğrayan türler, rüzgârın sürüklediği ya da bilinçli olarak buraya gelen uçan böcekler olmuştur.I primi arrivi furono insetti volanti, portati sull'isola dal vento o con le proprie forze.
Ali Kemal (Ateş Fatih Uçan) çaycılığa geri dönmüştür.È Kemal a ritrovare la strada.
Medea tekrar ejderhaların çektiği bir uçan savaş arabasında görünür.Medea, infuriata, appare su un carro volante trainato da draghi che sputano fuoco.
Ayrıca en hızlı uçan İngiliz ejderhalarıdır da.È, inoltre, il lupo più veloce.
Uçan bir buluttur.Un essere-nuvola.
Bu yüzden özel uçan botları vardır.Aerogrammi per voli speciali.
Uçan Kuş.Palaios vol.
Suyun üstünde uçan bir sineği sudan atlayarak havada kapabilirler.Evitano per un pelo uno zombie che arranca verso di loro.
Akdeniz uçan balığı (Exocoetus volitans), Exocoetidae familyasına Akdeniz'e özgü bir balık türü.Il pesce volante (Exocoetus volitans) è un pesce di mare della famiglia Exocoetidae.
Çoğunlukla balık, özellikle uçan balıklarla ve bazen kalamarla beslenirler.La pesca commerciale li cattura soprattutto con reti da posta o talvolta con palamiti.
Gemisinin adı "Uçan Buharlı".Il suo nome significa bandiera volante.
Uçankuş TV'de televizyon programların listesidir.Il telespettatore è colui che guarda i programmi televisivi.
Ejderha: En güçlü uçan askerdir.Ricombinante guerriero: il nemico più comune.
Ardından Uçan Hollandalı bir efsane olarak tarihteki yerini almıştır.Senta invece guarda sognante il quadro dell'Olandese volante.
Hava uçan mermilerle doluydu.Воздух был полон летающими пулями.
İlgili Sayfalar