uçakta ile cümle

uçakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uçakta bulunan 113 kişinin hepsi öldü.Все 113 человек, находившиеся на борту, погибли.
53 yolcu ve 5 mürettebat olmak üzere toplam 58 kişi taşıyan uçaktan 15 kişi kurtuldu.Всего на борту самолёта находилось 58 человек — 53 пассажира и 5 членов экипажа.
Havada yakıt ikmali, uçuş sırasında uçak yakıtını bir askerî uçaktan (tanker) diğerine aktarılması işlemidir.Дозапра́вка в во́здухе — операция передачи топлива с одного летательного аппарата на другой во время полёта.
Uçakta toplam 30'u Suriyeli asker ve 5'i İran'lı askeri uzman olmak üzere 35 kişi bulunmaktaydı.وعلى متن الطائرة 35 شخصا منهم 30 جندي سوري و5 خبراء إيرانيين.
Her iki korsan da Los Angeles'a giden uçakta birinci sınıf bilet aldılar.حصل المختطفان كلاهما على تذاكر الدرجة الأولى للطيران إلى لوس أنجلس، كاليفورنيا.
Kargo taşımacılıkta kullanılan bu uçaktan şu anda sadece bir adet mevcuttur (Kuyruk numarası: UR-82060).وقد صنعت طائرتان ولكن هناك واحدة فقط في الخدمة (رقم تسجيل العاملة:UR-82060).
Uçakta bulunan 113 yolcunun 112'si hayatını kaybetti.توفي ركاب الطائرة الثلاثة عشرة على الفور.
En ağır kaybı bombardıman filoları almıştır, 480 uçaktan 232'si kaybedilmiştir.تلقى الـ"Kampfwaffe" أو سلاح المقنبلات الألماني ضربة موجعة بتقلص أسطوله إلى 232 طائرة من أصل 480.
İçinde 9 yolcu ve 4 mürettebat kalan uçaktan, 5 kişi daha indirildi.وتنقل المروحية 9 ركاب بالإضافة إلى طيار واحد.
Her iki uçakta tahrip oldu.وقد مات جميع الركاب على الطائرتين.
Uçakta toplam 30'u Suriyeli asker ve 5'i İran'lı askeri uzman olmak üzere 35 kişi bulunmaktaydı.Havia 35 pessoas a bordo, sendo 30 soldados sírios e 5 especialistas militares iranianos.
Peter, kalabalık bir uçakta bulunan Dawson's Creek karakterlerini öldürmekle görevlendirilir.Peter é desafiado a matar as crianças do Dawson's Creek, que estão em um avião lotado de passageiros.
Peter, uçaktayken Winston Churchill ile ilgili tek kişilik gösteri sunar.Peter faz um stand-up sobre Winston Churchill enquanto está em um avião.
Uçakta bulunan 113 kişinin hepsi öldü.Todas as 113 pessoas a bordo morreram.
Uçaktan ayrılan koltuk bir paraşüt açarak pilotun güvenle yere inmesini sağlar.Ela retorna ao assento do piloto e com segurança o avião pousa.
Sonunda uçağın kuyruğu kopuyor ve uçaktan düşüyoruz.O objeto cai, atravessando a estrutura da aeronave e caindo na Terra.
Bu düzenlemeler sonucunda her Cephe, 700 - 800 uçaktan oluşan kendi hava ordularına sahip olmuşlardı.Cada Fliegerkorps tinha entre 300 a 700 aeronaves de todos os tipos.
Her iki uçakta tahrip oldu.Os dois aviões caíram.
Kazada uçaktaki dört kişiden kurtulan olmadı.No acidente, sobreviveriam 4 ocupantes da aeronave.
O zamana kadar uçamayan Blu, uçaktan atlayınca ilk kez uçar.Observando alguns pintos próximas voando pela primeira vez, Blu tenta em voar, não consegue.
Uçaktaki 27 kişinin tamamı kurtulmuştur.Todos os dezessete empregados do estacionamento se salvaram.
Uçaktan veya yüksek uçurumdan atlayarak gerçekleştirilebilmektedir.Viajar de avião ou mergulhos profundos.
Uçaktan bulutlara CO2 buzu atarak denediler.Consequentemente, a aeronave decolou com gelo claro nas asas.
Uçakta bulunan 157 kişi hayatını kaybetti.Todas as 157 pessoas que iam a bordo morreram.
O uçakta kargaşa çıkartırken gözükür ve birkaç görevli tarafından uçaktan indirilirken gösterilir.Este problema foi detectado por câmeras durante a decolagem, e, notado por engenheiros durante a missão.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Aeroclube de Jardim: propício para aeronaves pequenas.
Uçaktaki altmış sekiz yolcudan elli sekizi ve beş mürettebattan dördü hayatını kaybetti.A aeronave incendiou-se e nove dos dezasseis passageiros e cinco dos oito membros da tripulação morreram.
Uçaktan yolcuları boşalttıktan sonra, uçağı havaya uçururlar.Após retirarem todos os passageiros dos aviões, os membros do grupo explodiram-nos.
Peter'ın bir sonraki uçuşunda Lois'in de aynı uçakta hostes olarak görev aldığı anlaşılır.O próximo voo de Peter tem a sua própria esposa como comissária de bordo.
Kargo taşımacılıkta kullanılan bu uçaktan şu anda sadece bir adet mevcuttur (Kuyruk numarası: UR-82060).Er werden twee vliegtuigen besteld, maar slechts één toestel (staartnummer UR-82060) werd voltooid.
Uçakta bulunan 181 yolcu ve 8 mürettebat hayatını kaybetti.De 181 passagiers en 8 bemanningsleden kwamen hierbij om het leven.
Uçakta 102 kişi bulunuyordu.Aan boord van het toestel waren 103 mensen.
Uçakta 16 mürettebat ve 274 yolcu vardı, yolculardan 66 tanesi çocuk idiler.Bij de ramp kwamen zestien bemanningsleden en 274 passagiers, onder wie 66 kinderen, om het leven.
Uçaktaki 346 kişiden kurtulan olmadı.Geen van deze passagiers overleefden het, de andere 346 mensen aan boord echter wel.
Uçakta bulunan 42 kişiden kurtulan olmadı.Van de 44 mensen aan boord heeft niemand het overleefd.
Uçaktaki bir adam tarafından vurulur.Op de Noordermarkt is een man neergeschoten.
Daha sonra uçaktan paraşütle atladı ve rotadan birkaç km saparak iniş yaptı.Daarna reed hij ook de Italiaan eraf op een paar kilometer van de streep.
Uçakta canlı kargo olarak iki köpek ve dokuz kuş vardı.In het laadruim bevonden zich ook twee honden en een aantal vogels.
Burada uçaktan kurtulanlar ile kazadan sonra ilk defa görüşür.Ook werd op deze vlucht voor het eerst met een passagier de ruimte bereikt.
Uçakta 155 yolcu ve 7 mürettebat bulunmaktadır.Aan boord van het vliegtuig waren 155 passagiers en 7 bemanningsleden.
Uçakta 217 yolcu ve yedi mürettebat bulunmaktaydı.Tijdens de vlucht waren 217 passagiers – vooral toeristen – en zeven bemanningsleden aan boord.
Uçakta Charles Xavier ile Magneto tartışır.Magneto ontmoette hierop Charles Xavier.
Düşen uçaktan Steve'i baygın halde sudan çıkarır.In de kerker ontdekt ze Steve.
Uçaktaki 113 kişi ile toplamda 142 kişi hayatını kaybetti.Van de 164 mensen aan boord kwamen er 131 om het leven.
Uçakta bir doktor var mı?Is er een geneesheer in het vliegtuig?
Uçakta bir doktor var mı?Is er een arts in het vliegtuig?
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.Flota przewoźnika składa się z 3 samolotów.
Aralarında ABD Ticaret Sekreteri Ron Brown'ın da olduğu uçaktaki 35 kişi öldü.W katastrofie zginęło 35 osób, wśród nich Sekretarz Handlu Ron Brown.
Uçakta 217 yolcu ve yedi mürettebat bulunmaktaydı.Na pokładzie maszyny znajdowało się 217 pasażerów i 7 członków załogi.
Uçakta bulunan 181 yolcu ve 8 mürettebat hayatını kaybetti.Na pokładzie było 181 pasażerów i 8 członków załogi.
Uçaktan tahliye sırasında 1 yolcu yaralandı. ^Podczas nalotu ranny został 1 marynarz.
Her iki uçakta tahrip oldu.Oba samoloty zostały zniszczone.
Uçaktaki iki pilot paraşüt ile atladı.Pilot ratował się skokiem na spadochronie.
Uçaktaki 94 kişiden kurtulan olmadı.Spośród 94 osób na pokładzie nikt nie przeżył katastrofy.
Uçaktaki 23 kişiden kurtulan olmadı.23 pasażerów nie zdążyło uciec.
Belkıs hanım dernek adına, uçaktan atmak amacıyla bir sepet dolusu kart bastırmıştı.W swoim liście pożegnalnym prosił, by jego prochy zostały rozsypane z samolotu.
Uçaktaki 108 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi sağ olarak kurtuldu.Ośmioosobowa załoga opuściła spadający samolot, pięciu członkom udało się przeżyć.
Uçaktaki 6 ve yerdeki 8 kişi hayatını kaybetti.Zginęło wszystkich 6 osób na pokładzie i 8 osób na ziemi.
Uçaktakiler olay yerinde hemen can verdi.Obaj lotnicy ponieśli śmierć na miejscu.
Uçakta 107 yolcu ve altı mürettebat olmak üzere toplam 113 kişi bulunmaktaydı.Na pokładzie było 113 osób – 107 pasażerów i 6 członków załogi.
İlgili Sayfalar