uçakta ile cümle
uçakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O zamana kadar uçamayan Blu, uçaktan atlayınca ilk kez uçar.La première, une fois gonflée, ne permettait pas à Post de piloter l'avion.
Uçakta 25 yolcu vardı.Il y avait 52 personnes à bord de l'avion.
Uçakta 102 kişi bulunuyordu.L'avion transportait 112 personnes.
Uçakta 217 yolcu ve yedi mürettebat bulunmaktaydı.Il y avait 173 passagers et 7 membres d'équipage.
Uçakta bulunan 42 kişiden kurtulan olmadı.Il n'y a aucun survivant parmi les 42 personnes présentes à bord.
İstenildiğinde uçaktan da bırakılabilir.Ils restent aussi capables de débarquer quand bon leur semble.
Uçaktaki iki pilot paraşüt ile atladı.Le pilote saute en parachute.
Daha sonra uçaktan paraşütle atladı ve rotadan birkaç km saparak iniş yaptı.Il se dirige ensuite vers le vaisseau spatial, qui vient de prendre son envol à quelques mètres du sol.
Uçaktaki 74 ve köprüdeki 4 kişi hayatını kaybetti.74 des 79 occupants de l'avion périssent dans l'accident ainsi que 4 personnes sur le pont.
Uçaktaki bir adam tarafından vurulur.C'est alors qu'un coup de feu est tiré dans l'avion.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Des témoins ont signalé avoir vu des flammes s'échapper des moteurs de l'avion lors du décollage.
Tom uçaktan indi.Tom se bajó del avión.
Bu uçakta 5 çıkış vardır.En este avión hay 5 salidas.
Uçakta bir bomba var!¡Hay una bomba en el avión!
1 Mart - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1 de marzo: Albert Berry salta de un aeroplano para probar el primer paracaídas.
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1912: Albert Berry salta de un aeroplano para probar el primer paracaídas.
Uçaktan atılan termobarik bombasının birinci haznesi belirli bir irtifada patlar.Es la primera bomba de hidrógeno dejada caer desde un avión.
Uçakta bulunan 157 kişi hayatını kaybetti.Las 157 personas que viajaban a bordo fallecieron en el accidente.
Kurtulduklarında uçaktan kurtulan 8 kişi olduğunu ve 6 kişinin hayatta kaldığı yalanını söylemiştir.Dice que sólo ocho pasajeros sobrevivieron al choque y solamente seis vivieron para salir de la isla.
Uçakta bulunan 113 kişinin hepsi öldü.Los 113 a bordo murieron.
Uçakta bulunan 160 yolcu ve 10 kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.A bordo de la aeronave viajaban 110 pasajeros y 6 tripulantes, no hubo sobrevivientes.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Los testigos relataron que un ala se desprendió del avión en vuelo.
Her iki uçakta tahrip oldu.Derribó ambos aviones.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Asistente de vuelo: auxiliar de vuelo o azafato.
Sen hiç bir uçakta ayakta kaldın mı?Non hai mai messo piede su un aereo?
Uçakta birkaç saat uyudum.Ho dormito qualche ora sull'aereo.
Uçakta 217 yolcu ve yedi mürettebat bulunmaktaydı.L'aereo aveva a bordo 217 passeggeri e 7 membri dell'equipaggio.
Uçaktaki 94 kişiden kurtulan olmadı.Nessun sopravvissuto dei 94 passeggeri.
Uçaktaki 7 kişiden hiçbiri ölmedi ya da yaralanmadı ama uçak hurdaya döndü.Ci furono 47 feriti, ma nessun morto, e l'aereo venne dismesso.
Uçaktaki 27 kişinin tamamı kurtulmuştur.Morti tutti i 27 occupanti del velivolo.
Her iki uçakta tahrip oldu.Entrambi i velivoli sono andati distrutti in incidenti.
Uçaktaki 166 kişiden 8 kişi yaralı olarak kurtuldu.128 delle 166 persone a bordo muoiono nell'impatto.
285 yolcu taşıyan uçakta 110 kişinin ölmüyle sonuçlanmıştır.Nel disastro perirono 110 persone sulle 285 imbarcate a bordo del velivolo.
Düşen uçaktaki 50 kişi öldü.Nell'incidente perirono tutti e cinquanta gli occupanti del velivolo.
Uçakta bulunan 157 kişi hayatını kaybetti.Tutte le 159 persone presenti sull'aereo perdono la vita.
Çünkü bu uçakta bol miktarda uyuşturucu vardır.Nell'aereo vengono trovate anche alcune pasticche di droga.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Veicolo soccorso: per gli aeromobili incidentati della Regia Aeronautica.
Uçakta bulunan 113 kişinin hepsi öldü.Tutte le 213 persone a bordo morirono.
Uçaktaki 88 kişiden kurtulan olmadı.Nessuna delle 83 persone a bordo sopravvisse.
Uçakta, Polonya Devlet Başkanı Lech Kaczynski ve eşi de bulunuyordu.Tra i 96 morti c'è stato anche il presidente polacco Lech Kaczyński con la moglie Maria.
Bir uçakta asla uçmadım.Я никогда не летал на самолете.
Arkadaşlarım benim uçaktan korkmamla alay ediyorlar.Мои друзья смеются над моей боязнью полётов.
Aralarında ABD Ticaret Sekreteri Ron Brown'ın da olduğu uçaktaki 35 kişi öldü.Погибли 35 человек, (в том числе 5 членов экипажа) среди министр торговои США Рон Браун.
Uçaktaki bir adam tarafından vurulur.Он был застрелен капитаном самолёта.
Şirketin filosu 3 uçaktan oluşmaktadır.Флот авиакомпании состоит из 9 самолётов.
Uçaktaki 166 kişiden 8 kişi yaralı olarak kurtuldu.Из 166 человек на борту выжить удалось лишь восьмерым.
Uçaktaki iki pilot paraşüt ile atladı.В живых остался второй пилот, который выпрыгнул с парашютом.
Uçakta, Polonya Devlet Başkanı Lech Kaczynski ve eşi de bulunuyordu.Среди погибших — президент Польши Лех Качиньский с супругой.
Uçakta bulunan 42 kişiden kurtulan olmadı.Из 62 человек на борту самолёта не выжил никто.
Uçakta 107 yolcu ve altı mürettebat olmak üzere toplam 113 kişi bulunmaktaydı.На борту авиалайнера находилось 113 человек — 107 пассажиров и 6 членов экипажа.
Uçaktan kuleye: Acil yardım gerekli.Взлетная полоса аэропорта нуждается в реконструкции.
Uçaktaki 259 ve kasabadaki 11 kişi hayatını kaybetti.Погибли все 259 человек на борту и 11 человек на земле.
Uçakta bulunan 157 kişi hayatını kaybetti.Погибли все находившиеся в самолёте 157 человек.
Hayalinde uçaktan canlı olarak kimse kurtulamamıştır.Никто лучше него не высыпается в самолете.
Her iki uçakta tahrip oldu.Оба самолёта терпят крушение.
Uçakta 25 yolcu vardı.На борту при этом находились 25 пассажиров.
Uçakta 102 kişi bulunuyordu.На его борту находилось 104 человека.
Uçakta yer alan 3 asker hayatını kaybetti.Её друзья, которые остались в самолёте, погибли.
Uçaktakiler olay yerinde hemen can verdi.На авиаторов сразу же обрушилась слава.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Очевидно, он был вынужден прыгать из горящего самолёта.
İlgili Sayfalar