uçakta ile cümle

uçakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.Και ο πατέρας μου λέει ότι κατέβηκε από το αεροπλάνο, πήγε στο γεύμα και υπήρχε ένα τεράστιο τραπέζι.
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.И баща ми ми разказваше как слязъл от самолета и отишъл на обяда, и там видял едно изобилство.
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.И мой отец говорит, что он сошел с самолета и пошел на этот обед и там был огромный размах.
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.ואבא שלי מספר שהוא ירד מהמטוס והוא הלך לסעודה הזאת והיה שם מבחר ענקי.
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.وكان والدي قد خرج من الطائرة الى هذا العشاء .. وكان هناك الكثير من الطعام
Ve babamın anlattığına göre uçaktan inmiş ve bu yemeğe gitmiş ve orada bu inanılmaz ziyafet varmış.ものすごい量の料理が並んでいて パンがあり 小さなディルピクルスがあり
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.A tudósokat teljes mértékben be kell biztosítani ahhoz, hogy el tudják végezni a méréseket repülés közben.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Các nhà khoa học phải được thắt chặt hoàn toàn vào ghế để có thể thực hiện đo đạc trên máy bay.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.E gli scienziati devono essere completamente imbragati per prendere le misure quando sono a bordo.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.En de onderzoekers moeten compleet worden ingegespt om de metingen aan boord te kunnen verrichten.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.측정을 하기 위해서는 벨트를 단단히 매고 좌석에 몸을 바짝 붙여야만 했습니다.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Les scientifiques ont dû être complètement harnachés pour faire leurs mesures à bord.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Och forskarna måste vara fullt fastspända för att kunna göra mätningar medan de är ombord.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Şi oamenii de ştiinţă trebuie să-şi pună harnaşamentul pentru a face măsurătorile cât timp sunt la bord.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Temos que estar muito bem seguros e presos para fazer estas medições a bordo.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.W tych warunkach naukowcy muszą być uwiązani by móc dokonywać pomiarów na pokładzie.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Y los científicos tienen que ir completamente atados al arnés para hacer las medidas mientras están a bordo.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Και οι επιστήμονες πρέπει να είναι σταθερά δεμένοι για να κάνουν μετρήσεις όσο είναι στο αεροσκάφος.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.А вчені повинні бути повністю прив'язані, щоб робити заміри поки вони на борту.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.А ученые должны были быть полностью привязаны, чтобы делать измерения пока они на борту.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.Учените трябва да бъдат напълно оборудвани, за да могат да направят измервания, докато са на борда.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.והמדענים צריכים להיות קשורים היטב על מנת לבצע את המדידות בזמן שהם על המטוס.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.لذا فيجب أن يكون العلماء مربوطين بشكل ٱمن وكامل لكي يأخذوا القياسات من على متن الطائرة.
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.安全帯を装着する必要があります。 だからご想像の通り、この飛行機の内部は
Ve bilim insanları uçakta ölçüm yapabilmeleri için bütünüyle emniyette olmaları gerekiyor.所以科學家們必須全程系緊安全帶 才能在飛行期間做測量工作
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Dan dia terobsesi dengan pertanyaan cara menjatuhkan bom dari sebuah pesawat.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Devine obsedat de problema lansării bombelor din avion.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Dostaje obsesji na punkcie zrzucania bomb z samolotu.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Er wird besessen von der Frage, wie man Bomben von einem Flugzeug abwirft.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.És megszállottá teszi a kérdés: hogyan dobjunk bombát egy repülőgépről?
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Et il est obsédé par la question de comment lancer des bombes d'un avion.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Fica obcecado com a questão de saber como largar bombas de um avião.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Hij raakt geobsedeerd door de vraag hoe je bommen uit een vliegtuig dropt.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.그리고는 비행기에서 폭탄을 떨어뜨리는 방법에 대한 질문에 집착했었습니다
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.La questione di come lanciare una bomba da un aeroplano diventa la sua ossessione.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Och han blir besatt av frågan hur man släpper bomber från flygplan.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Stal se posedlým otázkou, jak shazovat bomby z letadel.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Và anh ta bị ám ảnh bởi câu hỏi là làm sao có thể thả bom từ máy bay.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Y se obsesiona con el tema de arrojar bombas desde un avión.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.Και παθιάζεται με το ερώτημα του πως μπορεί να ρίχνει κανείς βόμβες από ένα αεροπλάνο.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.И той е обладан от натрапчивия въпрос, как да пуска бомби от самолет?
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.И тут им овладевает вопрос о способах бомбометания с самолетов.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.І тоді він стає одержимий ідеєю скидання бомб із літаків.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.והוא נהפך לאובססיבי בקשר לשאלה של איך להפיל פצצות ממטוס.
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.وقد بات مهوساً بالسؤال عن كيفية إلقاء القنابل من الطائرات
Ve bir uçaktan bomba bırakma sorusuyla takıntılı biçimde ilgilenmeye başlar.どう落とすかという問題に取り付かれるようになりました 考えてください
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:A když se z takových zemí vracím, a přemýšlím o vývoji, a jak pak letím domů a přemýšlím:
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:Când mă întorceam din vizitele astea, şi mă gândeam la dezvoltare, în zborul spre casă, mă gândeam,
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:Così quando torno da questi viaggi, e penso allo sviluppo, e sto volando verso casa, penso,
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:Daí que, quando regresso dessas viagens, e penso no desenvolvimento, e estou a voltar para casa, e a pensar,
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:Dan sepulangnya saya dari perjalanan ini, saya berpikir tentang pengembangannya, saya pulang dan merenung,
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:És amikor visszajövök ezekről az utakról, és gondolkodom a fejlődésről, hazarepülük és az jár a fejemben:
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:I kiedy wracam z tych podróży i rozmyślam o rozwoju, lecę do domu i myślę:
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:그래서 여행이 끝나고 오면서 개발에 대해 생각을 할 때, 집으로 오는 비행기 안에서 이렇게 생각을 합니다.
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:Så når jeg kommer tilbage fra disse ture, og jeg tænker på udviklingen, og jeg flyver hjem og jeg tænker,
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:Und wenn ich heimkehre von diesen Trips, über Entwicklung nachdenke, nach Hause fliege und mir denke:
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:Và vì vậy, khi tôi trở về, và tôi nghĩ về sự phát triển, và tôi bay về nhà, và tôi suy nghĩ,
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:Y cuando vuelvo de estos viajes, pensando sobre el desarrollo, de regreso a casa pienso:
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:Όταν λοιπόν επιστρέφω απ αυτά τα ταξίδια και σκέφτομαι για την ανάπτυξη όταν πετάω πίσω και σκέφτομαι
Ve bu seyahatlerimden döndüğümde, ilerleme hakkında düşünüyorum, uçakta düşünüyorum:И поэтому, когда я возвращаюсьиз этих поездок и размышляю о производстве, пока лечу домой, я думаю:
İlgili Sayfalar