Ben aya uçacağım.I'm going to fly to the moon.
Uçakların kalkışını izlemeyi severim.I like watching planes take off.
Her yıl Hamamatsu'nun bir uçurtma festivali var.Each year Hamamatsu has a kite festival.
Sis uçakların kalkışını engelledi.The fog prevented the planes from taking off.
Sis uçakların havalanmasına mâni oldu.The fog prevented the planes from taking off.
Model uçaklar yapmak onun tek hobisidir.Making model planes is his only hobby.
Model uçak yapmak ilginçtir.Making a model plane is interesting.
Bir beyzbol topu pencereden uçarak geldi.A baseball came flying through the window.
Zengin ve yoksul arasındaki uçurum daha da genişliyor.The gap between rich and poor is getting wider.
Şimdi akşam yemeği zamanı, ve uçuş görevlileri akşam yemeğini servis etmeye başlarlar.It is now dinner time, and flight attendants begin to serve dinner.
Akşam bir uçuş var mı?Is there a flight in the evening?
Benim uçuşumu yeniden teyit etmek istiyorum.I'd like to reconfirm my flight.
Türbulanstan dolayı sert bir uçuş yaptık.We had a rough flight because of turbulence.
Bir fırtına uçağın kalkmasını engelledi.A storm prevented the plane from taking off.
Bir yolcu uçağı ABD'ye havalandı.A passenger airplane took off for the USA.
Ebeveynleri uçak kazasında öldü.He had his parents die in the plane accident.
Trenle mi yoksa uçakla mı gideceğine karar vermelisin.You must decide whether you will go by train or by plane.
Tren yerine bir uçağa binerek kayıp zamanı telafi edebilirsin.You can make up for lost time by taking an airplane instead of a train.
Taşıma sırasında kutu ezildi ve içindekiler dışarı uçtu.The box was crushed during transport and the contents flew out.
Mrs. Bruce İngiltere ile Japonya arasında uçan ilk kadın pilottu.Mrs. Bruce was the first female pilot to fly between England and Japan.
Bu çözücüler uçuculukları nedeniyle kullanıldıklarında atmosfere buharlaşırlar.These solvents, due to their volatility, evaporate into the atmosphere when used.
Ben uçağa ilk kez bindim.That was the first time I got on a plane.
Uçurtmalar 2000 yıl önce icat edildi.Kites were invented 2,000 years ago.
Sis nedeniyle uçak Münih'e yönlendirildi.Because of the fog, the airplane has been rerouted to Munich.
Bana nasıl uçacağımı öğretebilir misin?Can you teach me how to fly?
Uçak kötü hava yüzünden üç saat geç kalmıştı.The plane was three hours late due to bad weather.
Bizim üç uçağımız var.We have three airplanes.
Seyahat etmenin en hızlı yolu uçakladır.The fastest way to travel is by plane.
Noel'e yakın uçuşlar çabuk dolduğu için rezervasyonlarınızı erken yapın.Make your airplane reservations early since flights fill up quickly around Christmas.
O, uçakların arabalardan daha güvenli olduklarını düşünüyor.He thinks that planes are safer than cars.
Yoğun kar yüzünden, Pekin uçağı 20 dakika geç geldi.Because of heavy snow, the plane from Beijing arrived 20 minutes late.
Eğer o uçağa binmiş olsaydım,şimdi hayatta olmazdım.If I'd taken that plane, I wouldn't be alive now.
Melekler uçabilirler çünkü kendilerini hafifçe alıyorlar.Angels can fly because they take themselves lightly.
Hiçbir kuş gereğinden çok yükseğe uçmaz, eğer ki kendi kanatlarıyla uçuyorsa.No bird soars too high if he soars with his own wings.
Bu güvercin San Francisco'dan New York'a uçtu.This pigeon flew from San Francisco to New York.
Uçak için tam zamanında ulaştım.I arrived just in time for the plane.
Zürih'ten Boston'a uçmak sekiz saat sürer, ancak dönüş için sadece altı.It takes eight hours to fly from Zurich to Boston, but only six for the return trip.
Uçağı kaçırdım. Bir sonrakine binebilir miyim?I missed the plane. Could I take the next one?
İnsanlar uçakta uyumayı nasıl beceriyor?How do people manage to sleep on the plane?
Devekuşları uçamaz.Ostriches can't fly.
Uçak kazası 200 kişinin hayatına mal oldu.The plane accident cost the lives of 200 people.
Söylenti uçar.Rumor flies.
Affedersiniz, Barcelona'ya gitmek zorundayım. Bugün bir uçuş var mı?Excuse me, I have to get to Barcelona. Are there any flights today?
İşte benim uçak biletim.Here is my air ticket.
Ayrıca uçan balıklar da var.There are also fish that fly.
Uçak güvenli bir şekilde indi.The aeroplane landed safely.
Bütün kuşlar uçabilir mi?Can all birds fly?
Zaman uçtu.Time flew.
Bir uçurtma uçuralım.Let's fly a kite.
Hadi uçurtma uçuralım.Let's fly a kite.
Bir sonraki uçuş saat 10.00'dadır.The next flight is at 10:00.
Üç uçağımız vardı.We had three airplanes.
Biri benim uçurtma ipimi kesti.Someone has cut my kite string.
On beş Ağustos'ta, binlerce insan uçurtmalar uçururlar.On the fifteenth of August, thousands of people fly kites.
Uçak biletimi nereden alabilirim?Where can I pick up my airplane ticket?
Uçakla olan temasın kaybolduğunu söylediler.They said that contact with the plane had been lost.
Uçağın saat kaçta kalkacak?What time does your plane leave?
Buradan Bologna'ya doğrudan uçuş yok.There are no direct flights to Bologna from here.
Uçuşun nasıldı?How was your flight?
Uçakta sürekli horlayan bir adamın yanında oturdum.I sat next to a man on the airplane who snored the whole time.