Bir uçuş görevlisi yolcu uçağının enkazından kurtarıldı.A flight attendant was rescued from the wreckage of the passenger plane.
Hava trafik kontrolörleri bir seferde nasıl bu kadar çok uçağı takip edebiliyor?How are air traffic controllers able to keep track of so many planes at once?
Ben yarın Hanoi'ye uçuyorum.I'm flying to Hanoi tomorrow.
Eğer yapabilsem, kafesli kuşların özgürce uçmasına izin veririm.If I could, I would let every caged bird fly free.
Uçak tam olarak dokuzda vardı.The plane arrived exactly at nine.
Elektrikli trenler uçakların yerini aldı.The electric trains have taken the place of airplanes.
Elektrik prizinden uçuşan kıvılcımlar var.There are sparks flying out of the electric socket.
O kuşların nasıl uçtuğu üzerine çalışma yaptı.He studied how birds flew.
O kuşların uçma şekli üzerine eğitim yaptı.He studied the way birds fly.
Lütfen uçak kapıya varıncaya kadar oturmuş olarak kalın.Please remain seated until the aircraft arrives at the gate.
Kesintisiz uçuşlar neredeyse her zaman daha pahalıdır.Nonstop flights are almost always more expensive.
Turna, köpeğin aksine, uçmayı hiç hayal etmemiş.The crane, unlike the dog, has never dreamed of flying.
Söz uçar, yazı kalır.Words fly, texts remain.
Eğer o bir kuş olsaydı, sana uçabilirdi.If he had been a bird, he could have flown to you.
Sana bir uçurtma aldım.I bought you a kite.
Bir uçak dağ üzerinden uçtu.An airplane had flown over the mountain.
Bir kuş olsam, sana uçabilirim.If I were a bird, I would have been able to fly to you.
Bir F-14 ABD Hava Kuvvetleri uçağıdır.An F-14 is a U.S. Air Force plane.
Bir saat içinde uçağa bineceğiz.We'll get on the airplane in an hour.
1903'te ilk uçak on iki saniye uçtu.The first airplane flew in 1903 for twelve seconds.
Uçuşlar iptal edildi.The flights were cancelled.
Bir uçak dağa çarptı.A plane crashed into a mountain.
Tom'un uçuşu ertelendi.Tom's flight was delayed.
Tom her zaman tasarruf yapmak için ekonomi sınıfta uçuyor.Tom always flies economy class to save money.
Amerika Birleşik Devletleri milyarlarca dolar değerinde yolcu uçakları ihraç etmektedir.The U.S. exports billions of dollars' worth of passenger airplanes.
Sık sık uçar mısın?Do you fly frequently?
Kuşlar sık sık birlikte uçarlar.Birds often fly together.
Kuşlar genellikle birlikte uçar.Birds often fly together.
1940'lardan kalan bu uçak hâlâ uçuyor.This airplane from the 1940's still flies.
Uçabileceğini hiç hayal ettin mi?Have you ever imagined that you could fly?
Uçak az önce hareket etti.The plane has just taken off.
Aşırı uçlar başkanın karısını kaçırdı.Extremists kidnapped the president's wife.
Uçak piste güvenli şekilde indi.The airplane landed safely on the runway.
Bir araba, bir uçak ve bir bilgisayar hepsi makinedir.A car, an airplane, and a computer are all machines.
Uçağın öğle saatlerinde gelmesi bekleniyor.The flight is expected to arrive at noon.
Hiç tanımlanamayan uçan nesne gördün mü?Have you ever seen an unidentified flying object?
Tom'un uçuşu üç saat ertelendi.Tom's flight was postponed for three hours.
Uçağa binmeden önce her zaman gergin olurum.I am always tense before I get on an airplane.
Teröristler bir otobüsü havaya uçurdular.Terrorists blew up a bus.
Top havada uçtu.The ball flew through the air.
Üzgünüm, bu uçuş dolu.I'm sorry, this flight is full.
Uçuş ne kadar sürüyor?How long is the flight?
Uçağın pilot hatası nedeniyle düştüğü belirlendi.It was determined that the plane crashed due to pilot error.
Şu uçak çok büyük.That plane is enormous!
Uçak kaza yapmadan saniyeler önce pilot koltuğunu fırlattı.The pilot ejected his seat seconds before the plane crashed.
Londra'da uçakları değiştirmek zorunda mıyım?Do I have to change planes in London?
O bir uçak kazasında ebeveynlerini kaybetti.He lost his parents in a plane accident.
Uçak saat sekizde gelir.The plane gets in at eight o'clock.
Uçmayı biliyorum.I know how to fly.
Nasıl uçulacağını biliyorum.I know how to fly.
Milli kurtarma ekipleri beklemede Japonya'ya uçmaya hazır.National rescue teams are on standby ready to fly to Japan.
Uçağın, öğleden sonra saat 2:48'de gelmesi gerekiyordu, ama henüz inmedi.The plane was due to arrive at 2:48 p.m. but hasn't landed yet.
Onlar otuz altı düşman uçağı düşürdü.They shot down thirty-six enemy planes.
Birçok Amerikan uçakları vuruldu.Many American planes were shot down.
Hava uçan mermilerle doluydu.The air was full of flying bullets.
Bir kuş uçabilir.A bird can fly.
Kimse kuşun uçtuğunu görmedi.Nobody saw the bird fly.
Uçakla, lütfen.By plane, please.
Patlıcanları yıkayın ve onların uçlarını kesin.Wash eggplants and cut their endings.
Uçak beşte havalanacak.The plane will take off at five.