Ana içeriğe geç
Sözlük

tuzlu ile cümle

tuzlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Le acque della baia sono basse ed hanno una salinità più bassa di quella degli oceani.
Buna karşın suları çok az tuzludur.Evita però le acque a salinità troppo bassa.
Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.I numerosi laghi e i corsi d'acqua forniscono pesce d'acqua dolce.
Masanın üzerinde zaten tabak, bıçak, çatal, kaşık ve bir tuzluk var; Tencereyi getirin.На столе уже есть тарелки, ножи, вилки, ложки и солонка; принесите кастрюлю супа.
Şimdi bu göl tamamen kurumuş ve çok çamurlu ve tuzludur..В настоящее время озеро почти полностью сухое, очень грязное и солёное.
Diş çıkarırken, sıcak tuzlu su ile durulama, çıkarıldıktan 24 saat sonra başlatılmalıdır.При удалении зуба полоскание горячим соляным раствором следует начинать спустя 24 часа после удаления.
En azından temel tanımla bu, hamur işi (tatlı veya tuzlu) veya pudingler içermez.Лаб не уже ширины основания головотрубки или же равен ей.
Tuzlu sular: İçerisinde erimiş tuzların fazlaca olduğu sulardır. b.Среди них и белуга — самая большая среди рыб, обитающих в пресных водах.
Hemen hemen sabit tuzluluk ve yavaş yavaş azalan sıcaklık ile derin tabaka oluşur.Глубокий слой с почти постоянной соленостью и медленным понижением температуры.
Suyu tuzludur.Вода солёная.
Tuzlu Taffy Türk Taffy Türk Taffy ^ TofiТафсир Рухуль Фуркан Тафсир Рухуль Фуркан тур.
Denizlere yakın olan su kaynakları bir miktar tuzlu olur.Большие мелководные пруды (которые называются выпарными прудами) заливают морской водой.
Bu tür akışkanların örnekleri plazmalar, sıvı metalleri, ve tuzlu su içerir.Примерами изучаемых сред являются различного рода плазма, жидкие металлы, солёная вода.
Kıbrıs ve Yunanistan'da tuzluların pişirilmesinde kullanılır.В Греции такой соус подают к запечённой свинине.
Bu balık çeşitlerinin yedisi tuzlusu, altısı ise tatlısu balık türleridir.Всего здесь водится 28 видов рыб, 5 из которых лососёвые.
Örnek: Saf su ve şekerli su yalıtkanken, tuzlu su iletkendir.Например, кипяток, в котором растворяют сахар, сильно охлаждается.
Tuzluluk derecesi düşüktür (% 0,0103).Атомная доля в природном гадолинии (0,20 ± 0,03) %.
Ayrıca tuzlu göllerin kıyılarında da görülebilir.Встречаются на побережьях соленых озёр.
(Normal deniz suyunun tuzluluk oranı yüzde 10 civarındadır.)(Доля в объёме продуктов лесохимии около 1 %).
Gölün sığ alanı 2,5 — 3 metre, suyu tuzludur.Озеро неглубокое — в среднем 2,5 — 3 метра, вода слабосолёная.
Tatlı veya tuzlu olabilir.وقد تكون مالحة أو حلوة.
Çiçek açmadan önceki küçük tomurcukları (gebre, kebere, kapari) toplanarak tuzlu suda muhafaza edilir.والجُحُّ: صغار البطيخ أو الحنظل قبل نُضْجِه، واحدته جُحَّة، وهو الذي تسميه أَهل نَجْدٍ الحَدَجَ.
Antikora bağlı protein ise daha sonradan pH veya tuzluluk değişikliği ile reçine yüzeyinden akıtılabilir.يمكن استخلاص البروتين عن طريق تغيير درجة pH أو الملوحة.
Tuzlu ve tatlı sularda avlanabilirler.يستطيع البقاء لشهور في المياه المالحة والحلوة.
Tuzlu bataklıklarda yaşar.تعيش في مياه السخانات.
Her yanı tuzlu."موضة كل المواسم".
Göl az tuzludur.بحيرة غار الملح.
Ayrıca tuzlu su timsahının ardından dünyanın ikinci en büyük timsahıdır.ويقال أن البن الأخضر هو ثاني أكثر السلع تداولاً في العالم بعد النفط الخام.
Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.Aquário de Peixes de água doce e marinha.
Suları tuzlu ve sodalıdır.Tudo era oceano e água salgada.
Tatlı veya tuzlu olabilir.Pode ser servida salgada ou doce.
Hafif tuzlu suda biraz bekletilir.É um sal incolor solúvel em água.
Göl suyu tuzludur.Há lagos de água salgada.
Tuzluk boş. Sen onu doldurdun mu? Evet, ağzına kadar."O saleiro está vazio." "Você o encheu de sal?" "Sim, até a borda."
Dünyadaki bütün okyanuslardaki ortalama tuzluluk yaklaşık %3.5'tur.Het gemiddelde zoutgehalte van de zeeën ligt rond 3,5%.
Gölün batı kanadı tatlı su, doğu kanadı ise tuzlu su içermektedir.Het westelijke deel van het meer bestaat uit zoet water, de oostkant is zout.
Suyu tuzludur.Water wordt zoutwater.
Çiçek açmadan önceki küçük tomurcukları (gebre, kebere, kapari) toplanarak tuzlu suda muhafaza edilir.Mar Menor staat ook bekend om haar goede stranden (Blauwe vlag) en heldere water.
Verilere göre, Mars yüzeyindeki sular yaşam için gerekenden çok daha tuzlu ve çok daha asitlidir.Het water op Mars lijkt echter te zuur en te zout te zijn geweest voor aardse vormen van leven.
Özellikle Tuzlu su timsahı ile hibrid türler oluşturulmaktadır.Men verbouwt hier voornamelijk hybride druivenrassen.
Bu sebeple gölün suyu az çok tuzludur.Het water in het meer is veel minder zout geworden.
Kuruyan gölden geriye tuzlu bir yüzey kalmaktadır.Er is een duidelijke dwarskam zichtbaar op de achterkant van het wandbeen.
Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.Er komen hier zout-, brak- en zoetwatervissen voor.
Tuzlu suda yaşayanları da, tatlısuda yaşıyanları da vardır.In de poel huizen ook watersalamanders en heidekikkers.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Het zeewater wordt in afgesloten en ondiepe zoutpannen gepompt.
Göl, tuzlu olmasına rağmen kış boyunca tamamen donmaktadır.Ondanks het zoute water is het meer in de winter dichtgevroren.
Aksi halde, turşu ya yenemeyecek kadar tuzlu ya da az tuzlu olur.Daarom mogen sommige mensen geen of weinig zout gebruiken.
Bu su biraz tuzludur.Dit water is een beetje zoutig.
Birçok sığ ve sık sık tuzlu göller vardır.Występują tam liczne słone, często zupełnie wyschnięte jeziora.
Bunlar tatlı su, tuzlu su (Deniz akvaryumu olarak bilinir) ve acı su akvaryumudur.Woda w jeziorze jest miękka (braku soli wapnia), o zabarwieniu brunatnym.
Antikora bağlı protein ise daha sonradan pH veya tuzluluk değişikliği ile reçine yüzeyinden akıtılabilir.Pożądane białka są następnie wymywane przez dodatek nadmiaru ligandu bądź przez zmianę stężenia soli lub pH.
Tuzlu topraklardan kaçınır.Odporna na zasolenie gleby.
Tuzlu Gölündeki Merkez Binası Kİ'yi çıkarıyor.Uchodzi do wysychającego słonego jeziora Telyköl.
Egenin tuzlu suları çocuk sesleriyle dolmuş.Utwory solowe na głos dziecięcy.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Wody powierzchniowe są słabiej zasolone od wód głębinowych.
Bu yiyecek çok tuzlu.To jedzenie jest bardzo słone.
Çorba çok tuzlu.Zupa jest bardzo słona.
Çorba çok tuzlu ve kötü.Zupa jest bardzo słona i niedobra.
Salins, adını tuzlu sularına borçludur, banyo ve içme amacıyla kullanılır.Salins har fått sin namn för sitt salthaltiga vatten, använt för bad och som dryck.
Çoğu türler tuzculdur (halofittir), tuzlu toprakta büyürler.Många arter är halofyter, det vill säga de växer i salthaltig jord.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod