Ana içeriğe geç
Sözlük

tuzlu ile cümle

tuzlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Burada tuz diyapirlerinden oluşmuş tuzlu su havuzlarına bakıyoruz.Te uiţi la ape sărate formate din diapire de sare.
Burada tuz diyapirlerinden oluşmuş tuzlu su havuzlarına bakıyoruz.To baseny solankowe, uformowane przez diapiry soli.
Burada tuz diyapirlerinden oluşmuş tuzlu su havuzlarına bakıyoruz.Vous voyez ici des bassins de saumure formés par des diapirs de sel.
Burada tuz diyapirlerinden oluşmuş tuzlu su havuzlarına bakıyoruz.Αυτό που κοιτάτε είναι λίμνες άρμης που σχηματίζονται από διάπειρα αλάτων.
Burada tuz diyapirlerinden oluşmuş tuzlu su havuzlarına bakıyoruz.Вы смотрите на резервуары соляного рассола, сформированные диапирами [(куполообразные складки земной коры].
Burada tuz diyapirlerinden oluşmuş tuzlu su havuzlarına bakıyoruz.Гледате саламурени басейни формирани от диапирова сол. Наблизо до тях имаше метан.
Burada tuz diyapirlerinden oluşmuş tuzlu su havuzlarına bakıyoruz.אתם רואים בריכות של תמלחת שנוצרו על ידי מחדרי מלח.
Burada tuz diyapirlerinden oluşmuş tuzlu su havuzlarına bakıyoruz.وأنت تنظر إلى أحواض مالحة تكونت من تأثير الأملاح على الصخور.
Burada tuz diyapirlerinden oluşmuş tuzlu su havuzlarına bakıyoruz.近くにはメタンがありました メタンの火山は初めて見ました
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Estamos al borde de la piscina salina.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Jesteśmy na krawędzi basenu, jest tam ryba płynąca wprost na kamerę.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.소금 웅덩이의 모서리에 있을 때죠. 카메라 앞으로 수영하는 물고기가 있는데,
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Nous sommes au bord du lac de saumure. Il y a un poisson qui nage vers la caméra.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Siamo sul bordo della pozza di salamoia. c'e' un pesce che nuota verso la macchina fotografica.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Sme na okraji Brine Pool, smerom ku kamere pláva ryba.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Suntem la marginea zonei sărate. Un pește înoată către cameră.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Vi er på kanten af Brine Pool, der er en fisk der svømmer hen imod kameraet.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.We zijn aan de rand van het zoutmeer. Daar zwemt een vis op de camera af.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Wir sind am Rande des Salzwasserbeckens und sehen einen Fisch, der auf die Kamera zuschwimmt.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Бяхме на ръба на саламурения басейн. Ето една риба, плуваща към камерата.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.Мы на краю солевого бассейна и рыба подплывает к камере.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.אנחנו בקצה של בריכת מלח. יש שם דג השוחה לכיוון המצלמה.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.كنا على حافة بركة المياه المالحة. هناك سمكة كانت تسبح باتجاه الكاميرا.
Burada tuzlu su gölünün hemen dibindeyiz kameraya doğru yüzen bir balık görüyorsunuz.カメラに向かって泳いでくる魚がいます 我々のことは気にしていません
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Anda melihat bahwa malam yang mengandung garam menghantarkan listrik dengan baik.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Ciastolina zawierająca sól przewodzi prąd elektryczny.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Denn die wirklich salzige Knete, nun ja, sie leitet elektrischen Strom.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Det är nämligen så att den väldigt salta modelleran, leder elektricitet.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.É que a plasticina bastante salgada conduz eletricidade.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Je ziet dat echt zoutdeeg een goede geleider is voor elektriciteit.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.여러분은 소금기가 있는 점토가 전기를 잘 전도하는 것을 압니다.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Látszik, hogy az igazán sós gyurma, vezeti az áramot.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Potete vedere che la plastilina molto salata, conduce elettricità.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Puteți vedea cum aluatul sărat conduce electricitatea.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Quý vị thấy rằng bột nhào muối, nó dẫn điện.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Táto slaná plastelína vedie elektrinu.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Vous voyez cette pâte à modeler très salée, et bien elle conduit l'électricité.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Βλέπετε αυτή την πλαστελινη με το αλάτι; Λοιπόν, άγει τον ηλεκτρισμό.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Ви бачите, що солоне тісто проводить електричний струм.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.Вы видите, что соленое тесто отлично проводит электричество.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.אתם רואים שבצק מלוח במיוחד, הוא מוליך חשמל.
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.يمكنكم ان تروا اللعب بصلصال اللعب " ذا وصفة الملح " الذي هو موصل جيد للكهرباء
Bu son derece tuzlu oyun hamuru elektriği geçiyior.電気をよく通します 目新しいことではありません
Çok tuzlu. Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Apa kau menuangkan seluruh garam yang ada di dalam botol?
Çorba çok tuzlu olmuş.La soupe est un peu trop salée !
Çorba çok tuzlu olmuş.Supnya agak asin.
Çorba çok tuzlu olmuş.Ta zupa jest trochę słona.
Çorba çok tuzlu olmuş.Η σούπα είναι ελαφρώς αλμυρή.
Çorba çok tuzlu olmuş.Суп немного пересоленный.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.이전, 마른 빵 한 조각과 소금 빵 한 조각 버터를 발랐습.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.קודם לכן, פרוסת לחם יבש, פרוסת לחם מרוחה בחמאה מלוחה.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.في وقت سابق ، طخت شريحة من الخبز الجاف ، وشريحة من الخبز مع الزبد المملح.
Daha önce, bir dilim kuru ekmek ve tuzlu ekmek bir dilim tereyağı ile bulaşmış.おそらく一度に指定し、すべてのために - すべてこれに加えて、彼女はボールを下に置く
Eğer 100 gram ağırlığında, %10'luk tuzlu su karışımı eklersek, 150 gram %15'lik karışımımız olur. .100온스의 10% 소금물을 추가하면 150온스의 15%의 소금물이 됩니다
Eğer 100 gram ağırlığında, %10'luk tuzlu su karışımı eklersek, 150 gram %15'lik karışımımız olur. .Jeśli dodamy 100 uncji 10 procentowego roztworu soli, otrzymamy 150 uncji 15 procentowego roztworu soli.
Eğer 100 gram ağırlığında, %10'luk tuzlu su karışımı eklersek, 150 gram %15'lik karışımımız olur. .Pokud přidáme 100 uncí 10% slaného roztoku, tak skončíme se 150 uncemi 15% slaného roztoku.
Eğer 100 gram ağırlığında, %10'luk tuzlu su karışımı eklersek, 150 gram %15'lik karışımımız olur. .Vi lægger 100 liter af 10-procentsopløsningen til, så vi har 150 liter af en opløsning på 15 procent.
Eğer 100 gram ağırlığında, %10'luk tuzlu su karışımı eklersek, 150 gram %15'lik karışımımız olur. .Ако добавите 100 унции от 10 % солен разтвор, вие ще получите накрая 150 унции от 15 % физиологичен разтвор.
Fakat aynı zamanda yoğun tuz çözeltisi, ya da tuzlu su ile kalmaktayız.Als Rückstand hinterlässt es aber auch eine konzentrierte Salzlösung, eine Sole.
Fakat aynı zamanda yoğun tuz çözeltisi, ya da tuzlu su ile kalmaktayız.Ci rimane una soluzione salina concentrata, la salamoia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod