Bu yüzden her yanın tuzaklarla çevrili, Ansızın gelen korkuyla yılıyorsun,За то вокруг тебя петли, и возмутил тебя неожиданный ужас,
Bu yüzden her yanın tuzaklarla çevrili, Ansızın gelen korkuyla yılıyorsun,על כן סביבותיך פחים ויבהלך פחד פתאם׃
Bu yüzden her yanın tuzaklarla çevrili, Ansızın gelen korkuyla yılıyorsun,لاجل ذلك حواليك فخاخ ويريعك رعب بغتة
Bu yüzden her yanın tuzaklarla çevrili, Ansızın gelen korkuyla yılıyorsun,因 此 、 有 網 羅 環 繞 你 、 有 恐 懼 忽 然 使 你 驚 惶
Bu yüzden her yanın tuzaklarla çevrili, Ansızın gelen korkuyla yılıyorsun,因此 、 有 網羅環繞 你 、 有 恐懼 忽然 使 你 驚惶
Gerçek tuzağın ayrıntılarına girmemize gerek yok Ama tuzakları üretmeye zaman harcayabiliyorDus laten we zeggen zeggen dat we alle andere dingen gelijk houden.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Aku dikelilingi bahaya maut, perangkap maut ada di depanku
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.A pokol kötelei vettek körül, S a halál tõrei estek reám.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Boleści grobu ogarnęły mię, zachwyciły mię sidła śmierci.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Bolesti smrtelné obstoupily mne, a osídla smrti zachvátila mne.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Cordas do Seol me cingiram, laços de morte me envolveram.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Der Hölle Bande umfingen mich, und des Todes Stricke überwältigten mich.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Dødsrigets Reb omspændte mig, Dødens Snarer faldt over mig;
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.dödsrikets band omslöto mig, dödens snaror föllo över mig.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Dødsrikets rep omgav mig, dødens snarer overfalt mig.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Ik zat in de val, onwrikbaar vastgebonden door hel en dood.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.음부의 줄이 나를 두르고 사망의 올무가 내게 이르렀도다
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.legăturile mormîntului mă înconjuraseră, laţurile morţii mă prinseseră.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Les liens du sépulcre m`avaient entouré, Les filets de la mort m`avaient surpris.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Me rodearon las ligaduras del Seol; me confrontaron los lazos de la muerte
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Mi avviluppavano le funi degli inferi; mi stavano davanti i lacci della morte
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Những dây của địa ngục đã vấn tôi, Lưới sự chết có hãm bắt tôi.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Những dây của địa_ngục đã vấn tôi , Lưới sự chết có hãm bắt tôi .
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Peklenske vezi [Hebr. vezi šeola.] so me opele, smrtne zanke so me zajele.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.povrazy ríše mŕtvych ma boly obňaly; boly ma nadišly osídla smrti.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Tuonelan paulat kietoivat minut, kuoleman ansat yllättivät minut.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.οι πονοι του αδου με περιεκυκλωσαν, αι παγιδες του θανατου με εφθασαν,
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.Връзките на ада ме обвиха, Примките на смъртта ме стигнаха
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.цепи ада облегли меня, и сети смерти опутали меня.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.חבלי שאול סבני קדמני מקשי מות׃
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.حبال الهاوية احاطت بي. شرك الموت اصابتني.
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.陰 間 的 繩 索 纏 繞 我 . 死 亡 的 網 羅 臨 到 我
Ölüler diyarının bağları sardı, Ölüm tuzakları çıktı karşıma.陰間 的 繩索纏繞 我 . 死亡 的 網羅臨 到 我
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.(17:6) цепи ада облегли меня, и сети смерти опутали меня.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.(18:6) Les liens du sépulcre m`avaient entouré, Les filets de la mort m`avaient surpris.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Aku dikelilingi bahaya maut, perangkap maut ada di depanku
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Boly ma obkľúčily bolesti smrti, a predesily ma potoky beliála;
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Cordas de Seol me cingiram, laços de morte me surpreenderam.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Der Hölle Bande umfingen mich, und des Todes Stricke überwältigten mich.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Dödens band omvärvde mig, och fördärvets strömmar förskräckte mig.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Dødens rep omspente mig, og fordervelsens strømmer forferdet mig.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Dødsrigets Reb omspændte mig, Dødens Snarer faldt over mig;
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Halál kötelei vettek körül, s az istentelenség árjai rettentettek engem.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Ik heb de dood in de ogen gezien; de nederlaag stond voor mij.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.음부의 줄이 나를 두르고 사망의 올무가 내게 이르렀도다
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Kuoleman paulat piirittivät minut, turmion virrat peljästyttivät minut.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.mă înfăşuraseră legăturile mormîntului, şi mă prinseseră laţurile morţii.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Me rodearon las ligaduras del Seol; me confrontaron los lazos de la muerte
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Mi circondavano flutti di morte, mi travolgevano torrenti impetuosi
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Nhưng dây âm phủ đã vấn lấy tôi, Lưới sự chết hãm bắt tôi.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Nhưng dây âm_phủ đã vấn lấy tôi , Lưới sự chết hãm bắt tôi .
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Obklíčilyť mne byly bolesti smrti, a proudové nešlechetných předěsili mne.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Ogarnęły mię były boleści śmierci, a potoki niepobożnych zatrwożyły mię.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.pekla [Hebr. šeol.] vezi so me obdale, smrtne zanke so me zajele.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Πονοι του αδου με περιεκυκλωσαν, παγιδες θανατου με εφθασαν.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.Връзките на преизподнята ме обвиха; Примките на смъртта ме стигнаха.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.חבלי שאול סבבוני קדמוני מוקשי מות׃
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.حبال الهاوية حاقت بي. اشراك الموت انتشبت بي.
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.陰 間 的 繩 索 纏 繞 我 . 死 亡 的 網 羅 臨 到 我
Ölüler diyarının bağları sarmıştı, Ölüm tuzakları çıkmıştı karşıma.陰間 的 繩索纏繞 我 . 死亡 的 網羅臨 到 我