Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.이 상어는 저희가 덫을 끌어올릴 때 함께 올라왔습니다. 그건 지난 밤에 저와 함께 저 아래 있었다는 거죠. 그럼, 제가 혼자 수영을 하고 있을 때 이게 제 다리를 뜯어먹었다고 생각해봅시다.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.L-am tras sus; iată-l sus. Deci, e acolo cu mine noaptea. Eu înot și-mi apucă piciorul.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.Tiramos de él, aquí está. Luego, está allí conmigo por la noche, así que estoy nadando y se lleva mi pierna.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.Vedimme sitä; se tuli ylös. Se on tuolla jossain yössä uimassa kanssani, ja puraisee jalkani poikki.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.Vi trak den op. Her er den. Så det er mig derude om natten.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.Wir zogen ihn hoch. Hier ist er. Er ist also Nachts mit mir da draußen.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.Wyciągnęliśmy go w końcu na pokład i zastała nas noc. Pływam sobie, a on odgryza mi nogę.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.Τον τραβήξαμε πάνω. Λοιπόν, βρίσκεται εκεί έξω τη νύχτα μαζί μου. Λοιπόν, κολυμπάω και μου κόβει το πόδι.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.Изтеглихме я нагоре; излиза нагоре. Навън е с мен през нощта. Да кажем, аз си плувам, а тя ми отхапва крака.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.Мы подняли её, вот так. И вот она на свободе, со мной, ночью. И я плаваю рядом, и она откусывает мне ногу.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.משכנו אותו מעלה; הוא עולה. וכך, הוא שם איתי בלילה. אז אני שוחה לי, והוא נוגס ומוריד לי את הרגל.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.قمنا بجره لفوق وها هو معي هناك في الليل. إذن أنا أسبح معه وقضم رجلي.
Önce tuzakları koyduk sonra o geldi. ve kıyıdan 80 mil uzakta onunla beraber yüzmeye başladım.泳いでいた私は脚を 食いちぎられたとします 海岸から 120キロ離れています 私はどうなるのでしょう?
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Az Úrnak félelme az életnek kútfeje, a halál tõrének eltávoztatására.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Bázeň Hospodinova je prameňom života vyhnúť sa osídlam smrti.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Bázeň Hospodinova jest pramen života, k vyhýbání se osídlům smrti.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Bojaźó Pańska jest źródło żywota ku uchronieniu się sideł śmierci.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Die Furcht des HERRN ist eine Quelle des Lebens, daß man meide die Stricke des Todes.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.El temor de Jehovah es fuente de vida, para apartarse de las trampas de la muerte
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Frica de Domnul este un izvor de viaţă, ea ne fereşte de cursele morţii. -
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.frykte Herren er en livsens kilde, så en slipper fra dødens snarer.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Herran pelko on elämän lähde kuoleman paulain välttämiseksi.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.HERRENs Frygt er en Livsens Kilde, derved undgås Dødens Snarer.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Het eerbiedig ontzag voor de HERE is een bron van leven en helpt dodelijke vallen te ontlopen.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.I HERRENS fruktan är en livets källa genom dem undviker man dödens snaror
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Il timore del Signore è fonte di vita, per evitare i lacci della morte
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.여호와를 경외하는 것은 생명의 샘이라 사망의 그물에서 벗어나게 하느니라
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.La crainte de l`Éternel est une source de vie, Pour détourner des pièges de la mort.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.O temor do Senhor é uma fonte de vida, para o homem se desviar dos laços da morte.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Strah GOSPODOV je vrelec življenja, da se ognemo smrtnih zadrg.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Sự kính sợ Ðức Giê-hô-va vốn một nguồn sự sống, Ðặng khiến người ta tránh khỏi bẫy sự chết.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Sự kính sợ Ðức_Giê - hô-va vốn một nguồn sự sống , Ðặng khiến người_ta tránh khỏi bẫy sự chết .
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Takwa kepada TUHAN adalah pangkal kebahagiaan; dan jalan untuk menghindari kematian
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Ο φοβος του Κυριου ειναι πηγη ζωης, απομακρυνων απο παγιδων θανατου.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Страх Господень – источник жизни, удаляющий от сетей смерти.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Страхът от Господа е извор на живот, За да се отдалечава човек от примките на смъртта,
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.יראת יהוה מקור חיים לסור ממקשי מות׃
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.مخافة الرب ينبوع حياة للحيدان عن اشراك الموت.
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.敬 畏 耶 和 華 、 就 是 生 命 的 泉 源 、 可 以 使 人 離 開 死 亡 的 網 羅
RAB korkusu yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.敬畏 耶和華 、 就是 生命 的 泉源 、 可以 使 人 離開 死亡 的 網羅
Senin malın mıyım? Artık tuzaklarına düşmeyeceğim. Bana ihanet ettin.الان لن اقع في الفخ مجددا....مع تقييد بعدم الحب انا ارفض بشدة
Şimdi, tavşan tuzakları var.Na osi pionowej mamy pułapki.
Şimdi, tavşan tuzakları var.Toto jsou pasti na králíky.
Tuzakları Kontrol EtControleer op vallen
Tuzakları Kontrol EtCsapdát gyanítok
Tuzakları Kontrol EtKontrollera fällor
Tuzakları Kontrol EtNach Fallen sehen
Tuzakları Kontrol EtOcchio alle trappole
Tuzakları Kontrol EtPozor na pasce
Tuzakları Kontrol EtPreveri, kje so pasti
Tuzakları Kontrol EtProcure as Armadilhas
Tuzakları Kontrol EtSprawdź pułapki
Tuzakları Kontrol EtTarkista ansat
Tuzakları Kontrol EtTjek for fælder
Tuzakları Kontrol EtVérifiez les pièges
Tuzakları Kontrol EtVigile si hay trampas
Tuzakları Kontrol EtΈλεγξε για παγίδες
Tuzakları Kontrol EtПильнуй пастки
Tuzakları Kontrol EtПроверить ловушки
Tuzakları Kontrol EtПроверка за капани