Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.智 慧 人 的 法 則 、 〔 或 作 指 教 〕 是 生 命 的 泉 源 、 可 以 使 人 離 開 死 亡 的 網 羅
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.智慧 人 的 法則 、 〔 或 作 指教 〕 是 生命 的 泉源 、 可以 使 人 離開 死亡 的 網羅
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.(63:6) Они утвердились в злом намерении, совещались скрыть сеть, говорили: кто их увидит?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Aby stříleli z skrýší na upřímého; nenadále naň vystřelují, aniž se koho bojí.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Aby strzelali z skrytości na niewinnego; niespodzianie nań strzelają, a nikogo się nie boją.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.aby z úkrytov strieľali do nevinného; strelia náhle do neho tak, čo sa nenazdá, a neboja sa.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Chúng nó tự vững lòng bền chí trong mưu ác, Bàn tính nhau để gài bẫy kín giấu, Mà rằng: Ai sẽ thấy được?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Chúng_nó tự vững_lòng bền_chí trong mưu ác , Bàn_tính nhau để gài bẫy kín giấu , Mà rằng : Ai sẽ thấy được ?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Ei se îmbărbătează în răutatea lor: se sfătuiesc împreună ca să întindă curse, şi zic: ,,Cine ne va vedea?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Firmam-se em mau intento; falam de armar laços secretamente, e dizem: Quem nos verá?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.for å skyte den uskyldige i lønndom; med ett skyter de ham og frykter ikke.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.för att i lönndom skjuta den ostrafflige; plötsligt skjuta de på honom, utan försyn.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Hogy lövöldözzék titkon az ártatlant; nagy hirtelenséggel lövöldözik azt, és nem félnek.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Ihærdigt lægger de onde Råd, skryder af, at de lægger Snarer siger: "Hvem skulde se os?"
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.저희는 악한 목적으로 서로 장려하며 비밀히 올무 놓기를 함께 의논하고 하는 말이 누가 보리요 하며
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.per colpire di nascosto l'innocente; lo colpiscono di sorpresa e non hanno timore
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Potrjujejo si hudobni dogovor, pogovarjajo se, kako naj skrijejo zanke, pravijo: Kdo bi jih videl?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.salaa ampuaksensa nuhteettoman. He ampuvat häntä äkisti eivätkä kavahda.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Se alientan unos a otros en perverso designio, y planean esconder trampas. Dicen: "¿Quién nos ha de ver?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Vanuit hun schuilplaats schieten zij op onschuldigen. Niets en niemand ontzien zij.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Στερεουνται επι πονηρου πραγματος μελετωσι να κρυπτωσι παγιδας, λεγοντες, Τις θελει ιδει αυτους;
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Насърчават се в едно зло намерение, Наговарят се да поставят скришно примки, И казват: Кой ще ги види?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.יחזקו למו דבר רע יספרו לטמון מוקשים אמרו מי יראה למו׃
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.يشددون انفسهم لامر رديء. يتحادثون بطمر فخاخ. قالوا من يراهم
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.他 們 彼 此 勉 勵 設 下 惡 計 . 他 們 商 量 暗 設 網 羅 、 說 、 誰 能 看 見
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.他 們 彼此 勉勵設 下 惡計 . 他 們商量 暗設網羅 、 說 、 誰能 看 見
Birkaç değişiklik yaptım, eski hayatımın bazı tuzaklarından kurtuldum ve biraz mantık sıçramasıyla,예전 삶의 함정에서 벗어나기 위해 변화를 좀 주기로 했고 여차저차해서
Birkaç değişiklik yaptım, eski hayatımın bazı tuzaklarından kurtuldum ve biraz mantık sıçramasıyla,עשיתי כמה שינויים, השתחררתי מכמה מהפחדים בחיי הישנים, ובעזרת קישור הגיוני,
Birkaç değişiklik yaptım, eski hayatımın bazı tuzaklarından kurtuldum ve biraz mantık sıçramasıyla,قمت بالقليل من التغييرات و تخليت عن بعض مما يربطنى بحياتى السابقة و من خلال القليل من الحسابات المنطقية
Birkaç değişiklik yaptım, eski hayatımın bazı tuzaklarından kurtuldum ve biraz mantık sıçramasıyla,過去の生活を捨て ちょっと論理の飛躍もありますが ボートで大西洋横断することにしました
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Acesta e marele rechin alb care mi-a mâncat câteva din capcane.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Ceci est un Grand Requin Blanc qui a avalé quelques uns de mes pièges.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Das ist ein Weißer Hai der ein paar meiner Fallen gegessen hat.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Đây là Cá mập trắng ăn một vài cái bẫy của chúng tôi.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Dette er en stor hvid haj, der åd nogle af mine fælder.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Dit is een grote witte haai die een paar vallen heeft opgegeten.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Éste es un gran tiburón blanco que se comió alguna de mis trampas.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.이것은 제 덫을 일부 삼킨 백상아리 입니다.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Questo è un grande squalo bianco che ha mangiato alcune delle mie trappole.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Tämä on valkohai, joka söi joitain ansoistani.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.To żarłacz biały, który zjadał zastawione na niego sieci.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Αυτός είναι ένας Μέγας Λευκός καρχαρίας που έφαγε κάποιες από τις παγίδες μου.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Вот большая белая акула, которая съела несколько моих ловушек.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.Това е една голяма бяла акула, която изяде някои от моите капани.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.זה כריש לבן גדול שאכל כמה מן המלכודות שלי.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.هذا هو القرش الأبيض الكبير الذي أكل البعض من شراكي.
Bu benim bazı tuzaklarıma takılan dev beyaz köpekbalığı.釣り上げたところです 夜になってもサメがいます
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.A minha palestra vai ser, sobretudo, acerca destas armadilhas cognitivas.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.Dan pembicaraan saya hari ini sebagaian besar mengenai jebakan-jebakan nalar itu.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.En ik zal het vandaag vooral over die cognitieve valkuilen hebben.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.I dag vil jeg først og fremmest snakke om disse kognitive fælder.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.Il mio discorso di oggi riguarderà soprattutto queste "trappole cognitive".
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.오늘 저의 강연은 대부분 이런 인지적 함정에 대한 내용입니다.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.Ma főleg ezekről a kognitív csapdákról fogok beszélni.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.Moje dnešní povídání bude z velké části právě o těchto pastech.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.Mon discours aujourd'hui portera principalement sur ces pièges cognitifs.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.Och min presentation idag kommer mest att handla om dessa tankefällor.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.O tym będę dziś mówić.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.Prezentarea mea de azi va face referire în principal la aceste capcane cognitive.
Bugünkü konuşmam çoğunlukla bu bilişsel tuzaklarla ilgili.Puheeni tulee käsittelemään enimmäkseen noita ansoja.