Duygusal Tuzaklar, 2006.جنون، عام 2006.
Hayvanlar için kurulan tuzakları kontrol etmeye gideceğini söyler ancak Rick kendisi gitmeye karar verir.Ela se voluntaria para verificar as armadilhas de caça para os animais, mas Rick decide ir sozinho.
Geleneksel balık tuzakları huş ağacından yapılır.Traditionele torii worden gemaakt van hout.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Sorcerers hebben ook strikte regels wat betreft wapens en bepantsering.
Doraemon, Dorayaki'ye bağımlı olmuştur ve Nobita'nın tuzaklarına kolayca kanar.Doraemon jest uzależniony od dorayaki i wpada w każdą pułapkę z nimi związaną.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.De klarar också spårning.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Den bekämpas där med gift och fällor.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Nya Doxa, 2006.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Пастки Пеннінга працюють у багатьох лабораторіях світу.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Přístroje Haighovy konstrukce byly používány v řadě laboratoří po celém světě.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Lidé proto kromě pastí používají i otrávené návnady.
Tam o sırada Charlie Danielle'nın tuzaklarından birine yakalanır ve boynuna bir ok saplanır.Útközben, Charlie belelép Danielle egyik csapdájába, és szikladarabok zúdulnak a fejére.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Fizikai Szemle, 2006.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.EV:itä tutkitaan lukusissa laboratoriossa ympäri maailman.
Salazar'ın tuzakları yüzünden Leon ve Ashley'nin yolları ayrılır.Με τις παγίδες του Salazar, ο Leon και η Ashley χωρίζονται.
Bunu izleyen yüzyıl boyunca tuzaklar ve zehirleme, soylarını tükenmenin eşiğine getirdi.Στα επόμενα 100 χρόνια, το κυνήγι με παγίδες και οι δηλητηριάσεις τούς έφεραν στα όρια της εξαφάνισης.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Επιπλέον, απειλούνται από παγίδες, δηλητηριάσεις.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Politisch-psychologischer Versuch, 2006.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Pembakar Bunsen saat ini digunakan di laboratorium di seluruh dunia.
Doraemon, Dorayaki'ye bağımlı olmuştur ve Nobita'nın tuzaklarına kolayca kanar.Tuy là bạn của Doraemon nhưng cậu lại rất ghen tị với Nobita về tài bắn súng.
Waze kullanıcıları kazadan trafik kazalarıyla ilgili birçok olayı polis tuzaklarından haberdar edebiliyorlar.そのため警備員は群集事故の現象をよく理解しておかねばならない。
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.彭宁离子阱被全球各大实验室广泛采用。
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.분젠 버너는 현재 전 세계적으로 연구실에서 사용되고 있다.
Doğudan gelen sürüler rutin olarak öldürülmüş, genç kuşlar tuzaklarla ve ağlarla yakalanmıştır.동부에서 날아오는 유럽찌르레기 무리들은 정기적으로 사살되고, 조심성 없는 새끼들은 덫이나 그물에 걸려 잡힌다.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.כמו כן הם מסוגלים לזהות כיוון תנועה.
Ağları kompleks yapıdan birkaç bağlantıdan oluşan basit tuzaklara kadar değişir.По трудност тези произведения на изкуството варират от няколко прости прегъвки до стотици сгъвания.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Ubojite misli, 2006.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Leptokvarke poskušajo najti v mnogih laboratorijih po svetu.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.Pono įsakyti akmentašiai iškalė ženklus.
Zamanının en usta avcısı haline geldi ve düşmanların tuzaklarına yakalanmama işinde daha da ustalaştı.Ta oli oma aja kõige suurem realist ja sellist suhtumist õpetas ta ka oma kadettidele.
Koridorlara tuzaklar kurar, öğrencilere eşyalar atar.Andmaks näpunäiteid, jagati õpilastele õppematerjalid.
Ama tuzakları üretmeye zaman harcayabiliyorAle může taky strávit čas výrobou pastí na králíky.
Ama tuzakları üretmeye zaman harcayabiliyorMoże zatem poświęcić czas na budowanie pułapek.
Artık tuzaklarına düşmeyeceğim. Bana ihanet ettin.Nem esem többször a csapdádba, hűtlen vagy hozzám.
Artık tuzaklarına düşmeyeceğim. Bana ihanet ettin.Τώρα, δεν πρόκειται να σε ακούσω.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.A bölcsnek tanítása életnek kútfeje, a halál tõrének eltávoztatására.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Ajaran orang bijaksana bagaikan sumber kebahagiaan; bila ada ancaman, ajaran itu menyelamatkan
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.De lessen van een wijze zijn een bron van leven en helpen dodelijke vallen te ontlopen.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Den vises lære er en livsens kilde, ved den slipper en fra dødens snarer.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Den vises undervisning är en livets källa; genom den undviker man dödens snaror.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Die Lehre des Weisen ist eine Quelle des Lebens, zu meiden die Stricke des Todes.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Învăţătura înţeleptului este un izvor de viaţă, ca să abată pe om din cursele morţii. -
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.지혜 있는 자의 교훈은 생명의 샘이라 사람으로 사망의 그물을 벗어나게 하느니라
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.La instrucción del sabio es fuente de vida, para apartarse de las trampas de la muerte
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.L`enseignement du sage est une source de vie, Pour détourner des pièges de la mort.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.L'insegnamento del saggio è fonte di vita per evitare i lacci della morte
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Naučenie múdreho je prameňom života, vyhnúť sa osídlam smrti.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Naučení moudrého jest pramen života, k vyhýbání se osídlům smrti.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Nauka mądrego jest źródłem żywota ku ochronieniu się sideł śmierci.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Nauk modrega je vrelec življenja, da se ogne smrtnih zadrg.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.O ensino do sábio é uma fonte devida para desviar dos laços da morte.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Sự dạy dỗ của người khôn ngoan vốn một nguồn sự sống, Ðặng khiến người ta tránh khỏi bẫy sự chết.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Sự dạy_dỗ của người khôn_ngoan vốn một nguồn sự sống , Ðặng khiến người_ta tránh khỏi bẫy sự chết .
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Viisaan opetus on elämän lähde kuoleman paulain välttämiseksi.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Vismands Lære er en Livsens Kilde, derved undgås Dødens Snarer.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Ο νομος του σοφου ειναι πηγη ζωης, απομακρυνων απο παγιδων θανατου.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Поуката на мъдрия е извор на живот. За да отбягва човек примките на смъртта.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Учение мудрого – источник жизни, удаляющий от сетей смерти.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.תורת חכם מקור חיים לסור ממקשי מות׃
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.شريعة الحكيم ينبوع حياة للحيدان عن اشراك الموت.